Anlaşmazlığın Peygamberimiz Aleyhisselam Tarafından Giderilişi Kureyşliler; Kâbe’nin duvarlarını bir sıra taş, bir sıra da ahşap bağlama kirişleriyle örerek yükselttiler.214 Ahşap bağlama kirişleri, altlı üstlü taş sıralarının aralarına konulmakta idi.215 Duvarlar örülüp Hacerü’l-Esved’in konulacağı yere ulaşıldığı zaman, Kureyş kabileleri arasında anlaşmazlık çıktı.216 Her kabile: Abdurrezzak, 5/128, İbn Sa’d, 1/147, Ezrakî, 1/311, Buhârî, Sahîh, 2/156, Müslim, 2/973, İbn Mâce, 2/985, Dârimî, 1/382. Abdurrezzak, 5/128, İbn Sa’d, 1/147, Ezrakî, 1/311, Müslim, 2/972. Ezrakî, 1/174. Ezrakî, 1/163, Zehebî, Târîh, s.
71-72, Diyarbekrî, 1/115, Halebî, 1/235. Ezrakî, 1/163, Diyarbekrî, 1/115. Peygamberimiz Aleyhisselamın Hz. Hatice ile Evlenmesi 137 “Onu yerine koymaya biz daha lâyıkız!”217 “Onu yerine koymayı biz üzerimize alacağız!” dedi.218 Kureyşlilerden bir kabile: “Onu yerine biz koyacağız!” dediği zaman, başka bir kabile: “Hayır! Onu yerine biz koyacağız!” diyerek direndi.219 Her kabile, onu tek başlarına kaldırıp yerine koymak istediler.220 Söz çoğaldı. İş kıskançlığa ve ihtirasa dönüştü. Aralarında sert tartışma ve çekişmeler başladı. Abdi Menaf ve Zühre oğulları: “Hacerü’l-Esved’in yeri, yapımı, bize düşen duvarın içindedir!” dedi.
Teym ve Mahzum kabileleri de: “O, bize düşmüş olan duvardadır!” dedi. Diğer kabileler ise: “Rükn, üzerinde kura çektiğimiz hususlardan değildir!” dediler.221 Sonunda, her biri bir tarafa dağıldılar. Abduddar oğulları, ortaya içi kanla dolu bir çanak getirdiler ve Adiyy b. Ka’b oğullarıyla birlikte, ölünceye kadar çarpışmak üzere anlaşma yaptılar ve çarpışmaya hazırlandılar. Andlarını sağlamlaştırmak için de, ellerini o kanla dolu çanağın içine soktular! Bundan dolayı, onlara “Kan yalayıcı” adı takıldı. Kureyşliler, bu iş üzerinde dört veya beş gece durdular. O zaman, Kureyşlilerin en yaşlısı olan222 Ebu Ümeyye b. Mugîre, b. Abdullah, b.
Ömer, b. Mahzum: “Ey kavmim! Biz ancak iyilik istiyoruz, kötülük istemiyoruz. Siz bu hususta birbirinize karşı kıskançlık yarışına girmeyiniz. Çünkü, siz anlaşmazlığa düştüğünüz zaman, işleriniz dağılır da sizdekine sizden başkaları göz dikerler!” dedi.223 Ezrakî, 1/163. Ezrakî, 1/163. Bunun üzerine, Kureyşliler Mescid-i Haram’da toplanarak aralarında konuştular, birbirlerine karşı insafa geldiler.224 “Ey Kureyş cemaati! Aranızda anlaşamadığınız bu işte, Mescid’in şu kapısından ilk girecek olanı, aranızda hakem yapınız!
Aranızdakini, o halletsin!”225 diyerek Mescid-i Haram’ın Beni Şeybe kapısına işaret etti.226 Kureyşliler: “Razıyız ve onun vereceği hükme boyun eğeceğiz!” dediler.227 O sırada, üzerinde siyah, beyaz çizgili A’râb işi ince ihramı bulunduğu halde,228 Mescid-i Haram’ın Benî Şeybe kapısından229 içeriye ilk giren, Peygamberimiz Muhammed Aleyhisselam oldu! Kureyşliler, onu görür görmez: “İşte, el-Emîn! Razıyız ona!” dediler.
Peygamberimiz Aleyhisselam yanlarına varınca da; Hacerü’l-Esved’i yerine koymak hususunda aralarında çıkan anlaşmazlığın halli için kendisini hakem yaptıklarını, vereceği hükmü kabul edeceklerini bildirdiler.230 Kureyşliler; Peygamberimiz Aleyhisselama, daha vahiy ve peygamberlik gelmeden önce, el-Emîn adını takmışlardı.231 Çünkü; Peygamberimiz Aleyhisselam daha gençlik çağında iken, yiğitlik ve insanlık bakımından kavminin en üstünü, ahlâk güzelliği bakımından en seçkini, soyluluk bakımından en şereflisi idi. Konuya komşuya karşı insanların en iyi davrananı, sâkinlik ve yumuşak huylulukta en ulusu idi.
Doğru sözlülük ve güvenilirlikte insanların en başta geleni, insanları alçaltan kötülüklerden de en uzak bulunanı idi. Abdurrezzak, 5/319.
Kaynaklar
- Buhârî, Sahîh, 2/156, Müslim, 2/973, Dârimî, 1/382. Abdurrezzak, 5/311, İbn Sa’d, 1/147, Ezrakî, 1/311, Müslim, 2/972.
- 216. İbn İshak, İbn Hişam, 1/209, Abdurrezzak, 5/319, İbn Sa’d, 1/146, Belâzurî, Ensâb, 1/99, Taberî, Târîh, 2/201, Mes’ûdî, Mürûc, 2/278, Sa’lebî, s. 53, İbn Cevzî, 1/146, İbn Esîr, Kâmil, 2/45, İbn Seyyid, 1/52, Zehebî, Târîh, s. 72, İbn Kesîr, Bidâye, 2/303, İbn Haldun, Târîh, c. 2, ks. 2, s. 5-6. İbn Sa’d, 1/146. Yakubî, 2/19. Zehebî, Târîh, s. 77.
- 220. İbn İshak, İbn Hişam, 1/209, Taberî, Târîh, 2/201, Sa’lebî, s. 53, İbn Esîr, Kâmil, 2/45, İbn Seyyid, 1/52, Zehebî, Târîh, s. 67, İbn Kesîr, Bidâye, 2/303.
- 222. İbn İshak, İbn Hişam, 1/209, Taberî, Târîh, 2/201, Sa’lebî, s. 53, İbn Cevzî, 1/146, İbn Esîr, Kâmil, 2/45, İbn Seyyid, 1/52, İbn Kesîr, Bidâye, 2/303, Halebî, 1/235. Ebu Ümeyye b. Mugîre:
- 224. İbn İshak, İbn Hişam, 1/209, Taberî, Târîh, 2/201, Sa’lebî, s. 53, İbn Seyyid, 1/52, Zehebî, Târîh, s. 67, İbn Kesîr, Bidâye, 2/303, Halebî, 1/235. İbn İshak, İbn Hişam, 1/209, Ezrakî, 1/163, Belâzurî, Ensâb, 1/100, Taberî, Târîh, 2/201, Sa’lebî, s. 53, İbn Esîr, Kâmil, 2/45, İbn Seyyid, 1/52, Zehebî, Târîh, s. 67, İbn Kesîr, Bidâye, 2/303, Halebî, s. 236. Belâzurî, Ensâb, 1/100, Halebî, 1/236. İbn Sa’d, 1/146, Ezrakî, 1/164. İbn Sa’d, 1/146, Mes’ûdî, Mürûc, 2/278, İbn Hacer, Metâlib, 4/181.
- 230. İbn İshak, İbn Hişam, 1/209, İbn Sa’d, 1/146, Ezrakî, 1/164, Belâzurî, Ensâb, 1/99, Taberî, Târîh, 2/201, Ebu Nuaym, Delâil, 1/176-177, Sa’lebî, s. 53, İbn Cevzî, 1/147, İbn Esîr, Kâmil, 2/45, İbn Seyyid, 1/52, Zehebî, Târîh, s. 67, İbn Kesîr, Bidâye, 2/303, Diyarbekrî, 1/115, Halebî, 1/236.
- 231. İbn İshak, İbn Hişam, 1/210, Abdurrezzak, 5/319, Taberî, Târîh, 2/201, Ebu Nuaym, Delâil, 1/176, İbn Cevzî, 1/147, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 1/24.

