İslam Tarihi · Temmuz 6, 2026

Müşriklerin Peygamberimiz Aleyhisselama Yaptıkları Düşmanlık ve Kötülüklerden Bazıları

1) Übeyy b. Halef’le Ukbe b. Ebi Muayt, birbirlerinin sıkı dostu idiler. Ukbe b. Ebi Muayt’ın, bazen Peygamberimiz Aleyhisselamın yanına gelip konuştuklarını dinlediği olurdu. Ukbe’nin bu hareketi Übeyy b. Halef’e …

1) Übeyy b. Halef’le Ukbe b. Ebi Muayt, birbirlerinin sıkı dostu idiler. Ukbe b. Ebi Muayt’ın, bazen Peygamberimiz Aleyhisselamın yanına gelip konuştuklarını dinlediği olurdu. Ukbe’nin bu hareketi Übeyy b. Halef’e anlatılınca, Übeyy b. Halef, Ukbe’ye: “İşittim ki; sen Muhammed’le birlikte oturup konuşmasını dinliyormuşsun! Bir daha onunla oturur, söylediklerini dinlersen; gidip onun yüzüne tükürmezsen, yüzüm senin yüzüne haram olsun! Seninle hiç konuşmayacağım da!” dedi ve ağır yemin etti. Bunun üzerine, Ukbe b. Ebi Muayt, Peygamberimiz Aleyhisselamın yanına varıp Übeyy b. Halef’in istediğini yerine getirdi.67 Ukbe b.

Ebi Muayt’ın o gün attığı murdar tükrük ve salyası yüzünden Peygamberimiz Aleyhisselamın nâzik yanakları kavrulmuş ve onun izleri hayatının sonuna kadar kaybolmamıştır.68 Yüce Allah, bu hususta indirdiği âyetlerde şöyle buyurdu: “O gün (Kıyamet günü), (her) zâlim, (nedâmetle) iki elini ısırarak: ‘Ne olurdu,’ diyecek, ‘ben O peygamberin yanında (bulunup, Allah’a) bir yol edineydim! Ne yazık bana! Keşke filanı dost tutmayaydım! Andolsun ki, beni zikirden -o bana geldikten sonra- saptıran odur.’ Şeytan, insanı -başına bir bela gelince- yapayalnız ve yardımsız bırakandır.”69 2) Hz.

Osman’ın gözlerinden yaşlar akarak anlattığına göre; Peygamberimiz Aleyhisselam, bir gün, Kâbe’yi tavaf ediyor, o sırada Kâbe’nin Hicr mevkiinde de, Ukbe b. Ebi Muayt, Ebu Cehil Amr b. Hişam ve Ümeyye b. Halef oturuyordu. Peygamberimiz Aleyhisselam onların hizasından geçerken, Peygamberimize hoşlanmayacağı bazı laflar attılar. Bu laflardan Peygamberimiz Aleyhisselamın hoşlanmadığı, yüzünden belli olmakta idi. Hz. Osman Peygamberimiz Aleyhisselamın yanına vardı. Peygamberimiz Aleyhisselamı, Hz. Ebu Bekir’le aralarına aldılar. Peygamberimiz Aleyhisselam parmağını onun parmakları arasına geçirdi. Bütün tavafları böylece, el tutuşarak yaptılar.

Peygamberimiz Aleyhisselama: “Vallahi, deniz bir kıl parçasını ıslatacak suya malik bulundukça, sen atalarımızın tapageldikleri tanrılara tapmaktan men ettiğin müddetçe, seninle barışmayacağız!” dedi. Peygamberimiz Aleyhisselam da: “Ben de öyle!” buyurdu. Sonra, tavafın üçüncü bölümünü de öylece yapıp dördüncü bölümünü yapmaya geldiği zaman, Ebu Cehil yerinden sıçradı ve Peygamberimiz Aleyhisselamın yakasını tutmak istedi. Bu işe kalkışınca, itilip kıçının üzerine düşürüldü. Hz. Ebu Bekir Ümeyye b Halef’i, Peygamberimiz Aleyhisselam da Ukbe b. Ebi Muayt’ı def’etti.

Onlar Peygamberimiz Aleyhisselamın başından dağılınca, Pey gamberimiz Aleyhisselam ayakta durarak, onlara: “Vallahi, size âcil azab mübah oluncaya kadar siz bundan vazgeçmeyeceksiniz! Sizler, Peygamberiniz için ne kötü kavimsiniz!” buyurduktan sonra, evine döndü. Hz. Ebu Bekir’le Hz. Osman da kendisini evine kadar takip ettiler, arkasından gittiler. Peygamberimiz Aleyhisselam, kapısının önünde durarak, onlara yönelip: “Sevinin ki hiç şüphesiz, Yüce Allah dinini açıklayacak, üstün kılacak; Peygamberine yardım edecektir. Şu gördüğünüz kişiler, Yüce Allah’ın sizin ellerinizle tez vakitte boğazlayacağı kimselerdendir!” buyurdu. Hz.

Osman: “Vallahi, ben onları Yüce Allah’ın bizim ellerimizle boğazladığını gördüm!” demiştir.70 3) Peygamberimiz Aleyhisselam bir gün bazı müşrikler tarafından dövülüp kana boyandığı, üzgün bir halde oturduğu sırada, Cebrail Aleyhisselam geldi ve: Hüzün Yılı 475 “Sana ne oldu?” diye sordu. Peygamberimiz Aleyhisselam: “Bana şu müşrikler yapacaklarını yaptılar” buyurdu. Cebrail Aleyhisselam: “Sana bir mucize göstermemi ister misin?” diye sordu. Peygamberimiz Aleyhisselam: “Evet! Göster!” buyurdu. Cebrail Aleyhisselam, vadinin gerisindeki ağaca bakarak: “O ağacı çağır!” dedi.

Peygamberimiz Aleyhisselam çağırınca, ağaç yürüyerek Peygamberimiz Aleyhisselamın önüne kadar gelip durdu. Cebrail Aleyhisselam: “Ona söyle, geri dönsün!” dedi. Peygamberimiz Aleyhisselam geri dönmesini söyleyince, ağaç eski yerine varıncaya kadar geri gitti. Peygamberimiz Aleyhisselam: “Yeter!” buyurdu.71 4) Mahzum oğullarından Ebu Cehil ile Velid b.

Mugîre ve üçüncü bir arkadaşları,72 Peygamberimiz Aleyhisselamı öldürmeyi aralarında tasarladılar.73 Peygamberimiz Aleyhisselamın başını taşla ezeceğine yemin etti:74 “Muhammed’i görecek olursam, şöyle şöyle yapacağım” dedi.75 Bir gün, Peygamberimiz Aleyhisselamın Kâbe’de namaz kıldığı bir sırada, Ebu Cehil’e: “İşte, Muhammed orada!” dediler. “Nerede O?” diye sorup durdu. Peygamberimiz Aleyhisselamı göremedi.76 Peygamberimiz Aleyhisselam Kâbe’de namaz kılmaya durup kıraatına başladığı ve Mahzum oğullarının da Peygamberimiz Aleyhisselamın Zemahşerî, 3/316, Nesefî, 2/3, Kurtubî, 15/7, Hâzin, 3/3.

kıraatını işittikleri,77 Ebu Cehil’in de eli boşa çıktığı sırada;78 Peygamberimiz Aleyhisselamı öldürmesi için, Velid b. Mugîre’yi gönderdiler. Velid, Peygamberimiz Aleyhisselamın namaz kıldığı yere kadar ilerledi. O da, Peygamberimiz Aleyhisselamın kıraatını işitiyor, fakat kendisini göremiyordu! Arkadaşlarının yanına dönüp, bunu onlara bildirdi:79 “Vallahi, sesini duyduğum halde, kendisini göremiyordum!” dedi. Bunun üzerine, arkadaşlarından üçüncüsü: “Vallahi, gidip Onun başını ben ezeceğim!” dedi, eline bir taş alıp gitti. İzi sıra geri döndü ve kafasının üzerine, baygın halde düştü. Kendisine: “Sana ne hal oldu?!” diye sordular.

“Benim başımda büyük bir hal var. Bir adam gördüm. Onun yanına yaklaşınca bir puğur deve ile karşılaştım ki, kulaklarını sallıyordu! Ben, bu ana kadar, ondan daha iri bir puğur görmemişimdir! O Muhammed’le benim arama gerilmiş, duruyordu! Lât ve Uzzâ’ya yemin ederim ki; eğer ona biraz daha yaklaşsa idim, o beni muhakkak yerdi!” dedi.80 Bunun üzerine, Mahzum oğulları, Peygamberimiz Aleyhisselamın namaz kıldığı ve kıraatini işittikleri yere kadar hep birlikte ilerlediler. Sese yaklaştıkları zaman, ses arkadan gelmeye başladı! Arkadan geldiğini işittikleri yere doğru gidince de bu sefer, ses arkalarından gelmeye başladı!

Döndüler, Peygamberimiz Aleyhisselama yapmak istedikleri için bir yol bulamadılar!81 “İşte, Biz, onların önlerinden bir set, arkalarından da bir set çektik. Böylece, onlar görmezler!” mealindeki âyetin,82 Ebu Cehil ve arkadaşlarınca Peygamberimiz Aleyhisselama karşı girişilen bu suikast üzerine nazil olduğu rivayet edilir.83 Kurtubî, 15/7, Hâzin, 3/3. Kurtubî, 15/7. Yâsîn: 9.

Kaynaklar

  1. 67. İbn İshak, İbn Hişam, 1/387. Kurtubî, 13/26, Diyarbekrî, 1/292, Halebî, 1/508. Furkan: 27-29, İbn İshak, İbn Hişam, 1/387. Ebu Cehil ve arkadaşlarının hizasına geldikleri zaman, Ebu Cehil
  2. 70. İbn Cevzî, 1/188-189, İbn Seyyid, 1/103-104, Halebî, 1/472. Ebu Cehil; Peygamberimiz Aleyhisselamı namaz kılarken görürse, Ebu Cehil ise: Ahmed b. Hanbel, 3/113, Dârımî, 1/26, İbn Mâce, 2/1336, Beyhakî, Delâil, 2/154, Suyutî, Hasâis, 1/301. Beyhakî, Delâil, 2/197, Kurtubî, 15/7, Hâzin, 4/3, Suyutî, Dürru’l-mensûr, 5/258. Beyhakî, Delâil, 2/197, Suyutî, Dürru’l-mensûr, 5/258. İbn Kesîr, Tefsîr, 3/564, Suyutî, Dürru’l-mensûr, 5/258. Taberî, Tefsîr, 22/152, İbn Kesîr, Tefsîr, 3/564, Suyutî, Dürru'l-mensûr, 5/258. Beyhakî, Delâil, 2/197, Suyutî, Dürru'l-mensûr, 5/258. Beyhakî, Delâil, 2/197, Suyutî, Dürru’l-mensûr, 5/258. Beyhakî, Delâil, 2/197, Suyutî, Dürru’l-mensûr, 5/258. Taberî, Tefsîr, 2/152, Beyhakî, Delâil, 2/197, Zemahşerî, 3/316, Nesefî, 3/3, Kurtubî, 15/7, İbn Kesîr, Tefsîr, 3/564, Suyutî, Dürru’l-mensûr, 5/258.