İslam Tarihi · Temmuz 6, 2026

Peygamberimiz Aleyhisselamın, Halkı İslâmiyete Davetten Geri Durmaması ve İman Ettirmek İçin Kureyş Pehlivanı Rükâne ile Güreşmesi

Kureyş Pehlivanı Rükâne ile Güreşmesi Kureyş müşriklerinin İslâmiyeti önlemek için her tedbire başvurmalarına bakmayarak, Peygamberimiz Aleyhisselam, Yüce Allah’ın emriyle, hiç kimseden korkmaksızın, gece gündüz, gizli …

Kureyş Pehlivanı Rükâne ile Güreşmesi Kureyş müşriklerinin İslâmiyeti önlemek için her tedbire başvurmalarına bakmayarak, Peygamberimiz Aleyhisselam, Yüce Allah’ın emriyle, hiç kimseden korkmaksızın, gece gündüz, gizli açık, halkı İslâmiyete davet ve teşvik etmekten geri durmamakta idi.160 Rükâne b. Abdi Yezid,161 Kureyşlilerin en güçlü olanlarından,162 sırtı yere getirilmeyen pehlivanlarındandı.163 Rükâne, bir gün, Mekke vadilerinden164 veya dağlarından birisinde,165 Peygamberimiz Aleyhisselama rastlamıştı.166 Peygamberimiz Aleyhisselam ona: “Ey Rükâne!

Sen hâlâ Allah’tan, korkmamakta ve seni davet ettiğim şeyi kabul etmemekte direnip duracak mısın?167 Müslüman ol!” diyerek,168 kendisini İslâmiyete davet etti.169 Rükâne: “Eğer söylediklerinin hak ve gerçek olduğunu bilseydim, sana tâbi olurdum!170 Yâ Muhammed! Sen beni yıkarsan, sana iman ederim!” dedi.171 Peygamberimiz Aleyhisselam: “Ben seni yıkarsam, ne dersin? Söylediklerimin hak ve gerçek olduğunu bilir ve kabul eder misin?” diye sordu. Rükâne: “Evet.172 Sen beni yıkacak olursan, ben ya Müslüman olurum, ya da şu koyunlarım senin olur! Ben seni yıkacak olursam, sen şu peygamberlik işinden vazgeç!”

dedi.173 Peygamberimiz Aleyhisselam: “Kalk haydi! Seninle güreşelim!” buyurdu. Rükâne, Peygamberimiz Aleyhisselamla güreşmeye kalktı. Peygamberimiz Aleyhisselam, onu tutar tutmaz yere yıkıverdi! Rükâne kendisini korumaya, savunmaya kâdir olamadı.174 “Yâ Muhammed! Bir daha güreşelim!” dedi. Peygamberimiz Aleyhisselam tekrar güreşti ve onu yine yıkıverdi.175 Rükâne: “Ey amcamın oğlu! Haydi bir kez daha güreşelim!” dedi. Peygamberimiz Aleyhisselam onu üçüncü güreşte de yıkıverdi.176 Rükâne: “Vallahi, yâ Muhammed! Bu çok şaşılacak bir iş! Sen beni nasıl yıkabiliyorsun, anlayamadım.177 Şehadet ederim ki, sen muhakkak bir sihirbazsın!”

dedi.178 Peygamberimiz Aleyhisselam: “Bundan daha çok şaşılacak olanı da var. İstersen, sana onu da göstereyim -Allah’tan korkar ve davetime uyarsan!” buyurdu. Rükâne: “Ne imiş o daha acaib olan şey?” diye sordu. Peygamberimiz Aleyhisselam: “Şu gördüğün ağacı senin için çağıracağım. O da bana gelecektir!” buyurdu. Rükâne: “Haydi çağır, gelsin bakayım!” dedi.179 Peygamberimiz Aleyhisselam, kendilerine yakın bir yerdeki, dallı budaklı180 semüre181 veya talha ağacını, “Allah’ın izniyle, gel benim

Kaynaklar

  1. 160. İbn İshak, İbn Hişam, 1/380, Ebu Nuaym, Delâil, 1/276, Zehebî, Târîh, s. 223-224.
  2. 161. İbn İshak, İbn Hişam, 2/31, Belâzurî, Ensâb, 1/155, İbn Abdilberr, 2/507, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 2/236.
  3. 162. İbn İshak, İbn Hişam, 2/31, Mus’abu’z-Zübeyrî, s. 96, Belâzurî, Ensâb, 1/155, İbn Abdilberr, 2/507, Beyhakî, Delâil, 6/250, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 2/236, İbn Kesîr, Bidâye, 3/107, İbn Hacer, İsâbe, 1/521, Suyutî, Hasâis, 1/322. Belâzurî, Ensâb, 1/155.
  4. 164. İbn İshak, İbn Hişam, 2/31, İbn Kesîr, Bidâye, 3/103. Belâzurî, Ensâb, 1/155, İbn Hacer, İsâbe, 1/520.
  5. 166. İbn İshak, İbn Hişam, 2/31, Belâzurî, Ensâb, 1/155, İbn Kesîr, Bidâye, 3/103, İbn Hacer, İsâbe, 1/522.
  6. 167. İbn İshak, İbn Hişam, 2/31, İbn Kesîr, Bidâye, 3/103. Beyhakî, Delâil, 6/250. Belâzurî, Ensâb, 1/155.
  7. 170. İbn İshak, İbn Hişam, 2/31, Beyhakî, Delâil, 6/250, İbn Kesîr, Bidâye, 3/103. Mus’abu’z-Zübeyrî, s. 96, İbn Hacer, İsâbe, 1/521.
  8. 172. İbn İshak, İbn Hişam, 2/31, İbn Kesîr, Bidâye, 3/103, Süyutî, Hasâis, 1/322. Belâzurî, Ensâb, 1/155.
  9. 174. İbn İshak, İbn Hişam, 2/31, İbn Kesîr, Bidâye, 3/103.
  10. 175. İbn İshak, İbn Hişam, 2/31, İbn Kesîr, Bidâye, 3/103, Suyutî, Hasâis, 1/322. Belâzurî, Ensâb, 1/155.
  11. 177. İbn İshak, İbn Hişam, 2/31, İbn Kesîr, Bidâye, 3/103. Mus’abu’z-Zübeyrî, s. 96, İbn Hacer, İsâbe, 1/521.
  12. 179. İbn İshak, İbn Hişam, 2/31, İbn Kesîr, Bidâye, 3/103.
  13. 180. İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 2/236, Suyutî, Hasâis, 1/323. Belâzurî, Ensâb, 1/155.