Peygamberimiz Aleyhisselam; Nahle’de günlerce kaldıktan sonra,173 Mekke’ye girmek isteyince,174 Zeyd b. Hârise: “Kureyş müşrikleri seni tedirgin edip Mekke’den çıkardıkları halde, şimdi onların yanına nasıl girebileceksin?” dedi. Peygamberimiz Aleyhisselam: “Ey Zeyd! Hiç şüphesiz, Allah, senin göremediğin yerden bir kapı, bir çıkış yolu açacaktır! Şüphe yok ki Allah, dininin ve peygamberinin yardımcısıdır!” buyurdu.175 Peygamberimiz Aleyhisselam, Hira dağına varıp ulaştığı zaman, Huzâa’lardan176 veya Mekkelilerden, rastladığı bir adama,177 Uraykıt’a:178 “Ben seni, tarafımdan birşeyi tebliğ etmek üzere göndersem, gider misin?” diye sordu.
Uraykıt: “Evet! Giderim” deyince, Peygamberimiz Aleyhisselam: “Sen, Ahnes b. Şerîk’e git! Kendisine:179 ‘Muhammed ‘Rabbimin bana verdiği peygamberlik görevini tebliğ edip yerine getirinceye kadar, sen beni himayene alır mısın?’180 diyor’ de!” buyurdu. Elçi gitti. Bunu ona söyledi.181 Ahnes: “Halîf, Sarîh’ı182 himayeye alamaz!” dedi.183 Elçi, Ahnes’in bu sözünü gelip Peygamber Aleyhisselama haber verdi. Peygamberimiz Aleyhisselam, elçiye: “Sen, bir kez daha Mekke’ye gidip elçilik yapar mısın?” diye sordu. Elçi: “Evet! Yaparım” dedi.184 Peygamberimiz Aleyhisselam: “Süheyl b. Amr’a git!
Kendisine: ‘Muhammed ‘Rabbimin bana verdiği peygamberlik görevlerini tebliğ edip yerine getirinceye kadar, sen beni himayene alır mısın?’ diyor’ de!” buyurdu. Elçi, Süheyl b. Amr’a gitti ve bunu ona söyledi.185 “Âmir b. Lüeyy oğulları, Ka’b oğullarını himayelerine alamazlar!” dedi.186 Elçi dönüp bunu da Peygamberimiz Aleyhisselama haber verdi.187 Peygamberimiz Aleyhisselam, elçiye: “Sen Mekke’ye bir daha döner misin?” diye sordu. Elçi: “Evet! Dönerim” dedi.188 Peygamberimiz Aleyhisselam: “Sen Mut’im b.
Adiyy’e de git ve kendisine: ‘Muhammed ‘Rabbimin bana verdiği peygamberlik görevlerini tebliğ edip yerine getirinceye kadar, sen beni himayene alır mısın?’ diyor’ de!” buyurdu.189 Elçi, Mut’im b. Adiyy’e gitti ve bunu kendisine söyledi.190
Kaynaklar
- 170. İbn İshak, İbn Hişam, 2/63, İbn Sa’d, 1/212, Taberî, Târîh, 2/231, Ebu Nuaym, Delâil, 2/363, İbn Esîr, Kâmil, 2/92, İbn Kayyım, 2/52. İbn Seyyid, 1/136, İbn Kesîr, Bidâye, 3/137, İbn Haldun, Târîh, c. 2, ks. 2, s. 10, Kastallânî, Mevâhib, 1/74, Diyarbekrî, 1/303, Halebî, 2/60.
- 171. İbn İshak, İbn Hişam, 2/63, Taberî, Târîh, 2/231, Ebu Nuaym, Delâil, 2/363, İbn Esîr, Kâmil, 2/92. Ahkâf: 29-32, Cinn: 1-15, İbn İshak, İbn Hişam, 2/63, İbn Sa’d, 1/212. İbn Sa’d, 1/212, İbn Kayyım, 2/52, Diyarbekrî, 1/303, Halebî, 2/61. Halebî, 2/61.
- 175. İbn Sa’d, 1/212, İbn Kayyım, 2/52, Halebî, 2/61.
- 176. İbn Sa’d, 1/212, Belâzurî, Ensâb, 1/237, İbn Kayyım, 2/52, Halebî, 2/52. Taberî, Târîh, 2/231. İbn Kesîr, Bidâye, 3/137. Taberî, Târîh, 2/231. Taberî, Târîh, 2/231, İbn Cevzî, 1/214. Süheyl b. Amr: Taberî, Târîh, 2/231.
- 182. İsmail Aleyhisselamın, halis ve saf soyundan gelen oğullarına Sarîh (İbn Abdilberr, 1/26, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 1/20); Abduddar, Cumah, Mahzum, Adiyy, Ka’b ve Sehm oğullarına da, Halîf’in çoğulu olarak Ahlâf denir (İbn Esîr, Nihâye, 1/425).
- 183. İbn İshak, İbn Hişam, 2/20, Taberî, Târîh, 2/231, İbn Cevzî, 1/214, İbn Kesîr, Bidâye, 3/137. Taberî, Târîh, 2/231. Taberî, Târîh, 2/231, İbn Cevzî, 1/214.
- 186. İbn İshak, İbn Hişam, 2/20, Taberî, Târîh, 2/231, İbn Cevzî, 1/214, İbn Kesîr, Bidâye, 3/137. Taberî, Târîh, 2/231, İbn Cevzî, 1/215. Taberî, Târîh, 2/231. Taberî, Târîh, 2/231, İbn Cevzî, 1/215. İbn Sa’d, 1/212, Taberî, Târîh, 2/231, İbn Cevzî, 1/215, İbn Kayyım, 2/52.

