Kureyş müşrikleri; Peygamberimiz Aleyhisselamı ve Peygamberimiz Aleyhisselamın kabile halkı olan Hâşim oğullarıyla Muttalib oğullarını, Şı’b’da36 üç yıl kuşatıp gözaltında tuttular.37 Onlara sıkı bir içtimaî ve iktisadî ambargo uyguladılar. Çarşı ve pazarların, Şı’b sâkinlerine giden yollarını kestiler,38 Şı’b’a yiyecek ve katık gitmesini önlediler.39 Kureyş müşrikleri; Mekke’den gelen yiyecekleri veya satılan herhangi bir şeyi Şı’b’a bırakmamakta, hemen varıp onları kendileri satın almakta,40 Şı’b sakinlerini açlıktan öldürüp,41 böylece Peygamberimiz Aleyhisselamın kanını dökmeye muvaffak olabileceklerini ummaktaydılar.42 Bidâye, 3/84. 2/51.
Mekke Ambargo Uyguluyor 433 Şı’b sakinlerinin hac mevsimlerinde -dinî geleneğe uyarak- Şı’b’dan çıkıp alışverişte bulunmalarına her ne kadar engel olmamakta iseler de,43 Mekke çarşısına bir deve yükü yiyecek geldiği ve Şı’b sakinlerinden birisi çoluk çocuğu için biraz yiyecek almak üzere oraya vardığı zaman, Ebu Leheb hemen erzak yüklerinin başına dikilir: “Ey tüccar topluluğu! Muhammed’in ashabına fiyatları öyle yükseltiniz ki, onlar yanınızdaki şeylerden birşey alamasınlar! Siz benim zengin ve verdiği sözü yerine getirir bir kimse olduğumu bilirsiniz.44 Böyle yapmanızdan size bir zarar gelmeyeceğine ben kefilim!”
der;45 Tüccarlar da meta’larının fiyatını öyle kat kat arttırırlardı ki, Müslümanlar açlıktan ağlaşan çocuklarının yanına, ellerinde onlara yedirecek birşey bulunmaksızın dönmek zorunda kalırlardı. Ertesi gün sabahleyin, tüccarlar Ebu Leheb’in yanına varırlar; o da kalan yiyecek ve giyecekleri onlardan yüksek fiyatla satın alıp,46 mü’minleri ve yanındakileri aç ve çıplak bırakırdı.47 Şı’b sakinlerini geçindirmek için Peygamberimiz Aleyhisselam bütün malını harcadı. Hz.
Hatice de Ebu Talib de bu yolda bütün mallarını harcadılar.48 Yiyecek birşey bulunup satın alınmadığı için açlıktan ölenler,49 Ağaç yapraklarını yiyenler,50 Buldukları kuru deri parçalarını su içinde yumuşatıp ateşe tuttuktan sonra, onunla üç gün idare edenler oldu!51 Açlıktan ağlaşan çocukların feryatları, Şı’b’ın arkasından duyulmaya başladı.52 Müşriklerden kimisi bundan sevinç, kimisi de üzüntü duymakta; üzüntü duyanları, “Bakınız! Sahifeyi yazan Mansur b. İkrime nasıl felakete uğradı!”
demekte idi.53 Kureyş müşrikleri Şı’b sakinlerine birşey göndermemekte, akrabalarına birşey göndermek isteyenler de, onu ancak gizlice salabilmekte idiler.54 Hz. Abbas, bir gün yiyecek satın almak için Şı’b’dan çıkmıştı. Hz. Hatice, Zem’a b. Esved’e: “Ebu Cehil’e bir söz dinlet” diye bir haber saldı. O da söz dinletti, Ebu Cehil geri durdu.55 Hakîm b. Hizam; bir ticaret kafilesiyle, Şam’dan buğday yükleyip getirmişti. Üzerine, buğday yüklediği bir deveyi, gizlice, Şı’b yoluna yöneltti, arkasına vurup Şı’b sakinlerinin yanına soktu. Onlar da, devenin üzerindeki buğdayı aldılar.56 Yine Hakîm b.
Hizam; başka bir gece, devenin üzerine un yükleyip Şı’b’ın içine saldı.57 Hişam b. Amr da; bir gece, deveye yiyecek yükleyip Şı’b’ın ağzına kadar götürdü. Devenin başından yularını çözdü. İki böğrüne vurup onu Şı’b’a soktu.58 Hişam b. Amr Şı’b sakinlerine böyle yardım etmekte devam etti.59 Başka bir gecede üç yük yiyecek gönderdi. Kureyş müşrikleri bunu öğrenince, sabahleyin ona bu hususta ihtarda bulundular. Hişam da: “Ben artık böyle birşeyi tekrarlar ve size aykırı davranır değilim!” dedi. Bunun üzerine, müşrikler onun yanından ayrıldılar.
Fakat, Hişam; bundan sonra, tekrar Şı’b sakinlerine geceleyin bir veya iki deve yükü daha yiyecek salınca, müşrikler ona ağır sözler söylediler.60 Hatta, onu öldürmeye kalktılar!61 Zübeyr b. Bekkâr, s. 355. A. Zeynî Dahlan, 1/137.
Kaynaklar
- 34. İbn İshak, İbn Hişam, 1/377-379, İbn Kesîr, Bidâye, 3/87. Ebu Nuaym, Delâil, 1/273, Beyhakî, Delâil, 2/312, İbn Seyyid, 1/127, Zehebî, Târîh, s. 221, İbn Kesîr, Bidâye, 3/84, Halebî, 2/34, Zürkânî, 1/279. İbn Sa’d, 1/188, Yakubî, 2/31, İbn Hazm, Cevâmi, s. 64, İbn Abdilberr, 1/37, İbn Kayyım, 2/51. Vâkıdî, Megâzî, 2/828, İbn Sa’d, 1/188, Belâzurî, Ensâb, 1/234, Yakubî, 2/31, Taberî, Târîh, 2/225, Ebu Nuaym, Delâil, 1/273, Beyhakî, Delâil, 2/312, İbn Hazm, Cevâmi, s. 64, İbn Abdilberr, 1/37, İbn Esîr, Kâmil, 2/88, 89, İbn Kayyım, 2/51, İbn Seyyid, 1/127, Zehebî, Târîh, s. 221, İbn Kesîr, Bidâye, 3/84, İbn Haldun, Târîh, c. 2, ks. 2, s. 9, Suyutî, Hasâis, 1/374, Diyarbekrî, 1/298. Ebu Nuaym, Delâil, 1/273, Beyhakî, Delâil, 2/312, İbn Seyyid, 1/126, Zehebî, Târîh, s. 221, İbn Kesîr,
- 39. İbn Sa’d, 1/209, Belâzurî, Ensâb, 1/234, Ebu Nuaym, Delâil, 1/273, İbn Cevzî, 1/197, İbn Kayyım, Ebu Nuaym, Delâil, 1/273, Beyhakî, Delâil, 2/312, İbn Seyyid, 1/126. Ebu Nuaym, Delâil, 1/273. Ebu Nuaym, Delâil, 1/273, Beyhakî, Delâil, 2/312, İbn Seyyid, 1/126, İbn Kesîr, Bidâye, 3/84. İbn Sa’d, 1/209, Belâzurî, Ensâb, 1/234, İbn Cevzî, 1/197, Diyarbekrî, 1/297. Süheylî, 3/354-355, Halebî, 2/25-26. Süheylî, 3/355. Süheylî, 3/355, Halebî, 2/26. Süheylî, 3/355. Yakubî, 2/31. Belâzurî, Ensâb, 1/234, Ebu Nuaym, Delâil, 1/273. Süheylî, 3/354, Halebî, 2/25. Süheylî, 3/354.
- 52. İbn Sa’d, 1/209, Belâzurî, Ensâb, 1/234, Beyhakî, Delâil, 2/312, İbn Kayyım, 2/51, İbn Kesîr, Bidâye, 3/86. İbn Sa’d, 1/209. Ebu Cehil Şı’b’ı sık sık gözetler dururdu. Ebu Cehil ona çatmak istedi. Fakat, Allah onu Ebu Cehil’in şerrinden korudu.
- 54. İbn İshak, İbn Hişam, 1/379, Taberî, Târîh, 2/225, İbn Esîr, Kâmil, 2/87, Zehebî, Târîh, s. 223, Kastallânî, Mevâhib, 1/67, Diyarbekrî Târîh, 1/297. Belâzurî, Ensâb, 1/235. Belâzurî, Ensâb, 1/235.
- 58. İbn İshak, İbn Hişam, 2/14, Belâzurî, Ensâb, 1/235, Ebu Nuaym, Delâil, 1/273, İbn Esîr, Kâmil, 2/88, İbn Kesîr, Bidâye, 3/96.
- 59. İbn İshak, İbn Hişam, 2/14, Ebu Nuaym, Delâil, 1/275.
- 60. İbn Seyyid, 1/128, Halebî, 2/34, Zürkânî, 1/290.

