İslam Tarihi · Temmuz 6, 2026

Useyd b. Hudayr ile Sa’d b. Muaz’ınMüslüman Oluşu ve İslâmiyetin Medine’de Yayılışı

Useyd b. Hudayr,51 Cahiliye ve İslâmiyet devrinde, babasından sonra kavminin seyyidi olup,52 en akıllılarından ve görüş sahiplerindendi.53 Araplar içinde yazı yazmayı bilenler pek az bulunurken, o yazardı. İyi yüzme …

Useyd b. Hudayr,51 Cahiliye ve İslâmiyet devrinde, babasından sonra kavminin seyyidi olup,52 en akıllılarından ve görüş sahiplerindendi.53 Araplar içinde yazı yazmayı bilenler pek az bulunurken, o yazardı. İyi yüzme bilir ve iyi ok atardı. Kendilerinde bu hasletler bulunanlara, Cahiliye devrinde “Kâmil” denirdi. Useyd b. Hudayr’da bunların hepsi toplanmış bulunuyordu.54 Es’ad b. Zürâre bir gün Mus’ab b. Umeyr’i yanına alarak Abduleşhel oğullarıyla Zafer oğullarının evlerine doğru götürdü. Es’ad b. Zürâre, Sa’d b. Muaz’ın halasının oğlu idi. Es’ad b. Zürâre ile Mus’ab b. Umeyr, Zafer oğullarının bostanlarından birisine girdiler.

Oradaki, Mark diye anılan kuyunun başına oturdular. Medinelilerden, Müslüman olan kimseler de, onların yanına toplandılar. Sa’d b. Muaz ile Useyd b. Hudayr, o zaman, Abduleşhel oğulları kabilesinin seyyidleri, ulu kişileri olup, kavimlerinin dininde ve müşrik idiler. Bunlar Es’ad b. Zürâre’nin Mus’ab b. Umeyr’i oraya getirdiğini ve başına bazı kimselerin toplandığını işitince, Sa’d b. Muaz, Useyd b. Hudayr’a: “Sen işini iyi bilen ve kimsenin yardımına muhtaç olmayan bir adamsın! Zayıflarımızın inançlarını bozmak için mahallemize gelmiş olan şu adamların yanına git de, kendilerini azarla ve mahallemize gelmekten men et! Bilirsin ki; Es’ad b.

Zürâre benim akrabam olmasaydı, bu işi kendim yapmaya yeterdim! O halamın oğlu olduğu için, üzerine varmaya yol bulamadım!” dedi. Bunun üzerine, Useyd b. Hudayr hemen kısa mızrağını alıp onlara doğru ilerledi. Es’ad b. Zürâre, onu görünce, Mus’ab b. Umeyr’e: “Şu yanına gelen, kavminin seyyidi, ulu kişisidir” dedi. Mus’ab b. Umeyr: “Oturursa, kendisiyle konuşurum!” dedi. Useyd b. Hudayr, sövüp sayarak, gelip tepelerine dikildi ve: “Sizi bize getiren nedir? Zayıflarımızın inançlarını mı bozacaksınız?55 Sen şu yabancı, kovulmuş adamı, zayıflarımızın inançlarını bâtıl ile bozmak ve onları ona davet etmek için mi getirdin?!

Senin bundan sonra çevremizde bir daha birşey yaptığını görmeyeyim!56 Eğer hayatınız size gerekse, hemen yanımızdan ayrılın!” dedi. Mus’ab b. Umeyr, ona: “Biraz oturup, söyleyeceklerimi dinlesen; beğenirsen kabul etsen, beğenmezsen, hoşuna gitmezse, dinlemekten yüz çevirsen olmaz mı?” dedi. Useyd b. Hudayr: “Yerinde bir söz söyledin!” dedikten sonra, mızrağını yere saplayıp onlarla oturdu. Mus’ab b. Umeyr İslâmiyet üzerine bir konuşma yaptı ve ona Kur’ân-ı Kerîm okudu. Useyd b. Hudayr Mus’ab b. Umeyr’in sözlerini ve Kur’ân-ı Kerîm’i dinlediği zaman, Es’ad b. Zürâre ile Mus’ab b.

Umeyr: “Vallahi, o daha konuşmadan önce, kendisinin yüzünde İslâm’ın nurunun parladığını ve yumuşadığını anladık!” demişlerdir. Useyd b. Hudayr, Kur’ân-ı Kerîm hakkında: “Bu, ne kadar güzel, ne kadar yüce söz! Siz bu dine girmek istediğiniz zaman ne yaparsınız?” dedi. Es’ad b. Zürâre ile Mus’ab b. Umeyr: “Gusledip temizlenirsin! Altlı üstlü, elbiseni temizlersin! Sonra, hak şehadetiyle şehadet getirirsin! Sonra da namaz kılarsın!” dediler. Useyd b. Hudayr kalkıp gusletti. Elbiselerini temizledi. Hak şehadetiyle şehadet getirdi.

Sonra da, iki rekat namaz kıldı ve: Birinci Akabe Bey'atı 589 “Gerimde bir adam var ki, o size tâbi olursa, kavminden hiçbir kimse ona muhalefet etmez, ondan geri kalmaz. O, Sa’d b. Muaz’dır! Ben şimdi onu size gönderirim!” dedi. Mızrağını alıp Sa’d b. Muaz’ın ve kavminin yanına döndü. Onlar, bir araya toplanmış, oturuyorlardı. Useyd b. Hudayr gelirken, Sa’d b. Muaz ona bakınca: “Allah’a yemin ederim ki; Useyd, yanınızdan gidişinden başka bir yüzle geldi size!” dedi. Useyd b. Hudayr toplantı yerinde durunca, Sa’d b. Muaz ona: “Ne yaptın?” diye sordu. Useyd b. Hudayr: “O iki adamla konuştum. Vallahi, ben onlarda bir sakınca görmedim.

Bununla birlikte, kendilerini nehiy ve men ettim. Onlar da, ‘Biz senin istediğini yaparız!’ dediler. Bana haber verildiğine göre; Hârise oğulları, Es’ad b. Zürâre’yi, senin halanın oğlu olduğunu bildikleri halde, sana verdikleri sözü bozup hakaret için öldüreceklermiş!” dedi. Sa’d b. Muaz, Hârise oğullarının adı anılınca, kızgın bir halde hemen kalkıp eline mızrağını aldı ve: “Vallahi, sende beni tatmin edecek birşey göremedim!” dedikten sonra, Es’ad b. Zürâre ile Mus’ab b. Umeyr’e doğru ilerledi. Es’ad b. Zürâre, Mus’ab. b. Umeyr’e: “Ey Mus’ab!

Vallahi, sana gerisindeki kavminin seyyidi, ulu kişisi geliyor ki, kendisi sana tâbi olursa, onlardan iki kişi bile sana muhalefet etmez!” dedi. Sa’d b. Muaz, Es’ad b. Zürâre ile Mus’ab b. Umeyr’i sakin ve telaşsız görünce, Useyd b. Hudayr’ın sadece onların söyleyeceklerini kendisine dinletmek istediğini anladı. Sövüp sayarak, üzerlerine dikildi. Es’ad b. Zürâre’ye: “Ey Ebu Ümâme! Vallahi, seninle aramızda akrabalık olmasaydı, bu adamı benden kurtaramazdın!

Siz bizim hoşlanmadığımız şeyi evlerimizin içine mi sokacaksınız?57 Sen şu yabancı, kovulmuş adamı evlerimize, zayıflarımızın inançlarını bâtıl şeylerle bozmak ve onları ona davet etmek için mi getirdin?! Sizin bundan sonra çevremizde bir daha birşey yaptığınızı görmeyeyim” diyerek çıkıştı.58 Mus’ab b. Umeyr, ona: “Biraz oturup söyleyeceklerimi dinlesen; beğenirsen kabul etsen, beğenmezsen, hoşuna gitmezse, dinlemekten yüz çevirsen olmaz mı?” dedi. Sa’d b. Muaz: “Yerinde bir söz söyledin!” dedi ve mızrağını yere saplayıp oturunca, Mus’ab b. Umeyr ona İslâmiyeti anlattı ve Kur’ân-ı Kerîm okudu.59 Mus’ab b. Umeyr, Sa’d, b.

Muaz’a Zuhruf sûresinin baş tarafından (1-8) okumuştu.60 Bu, Sa’d b. Muaz’ın, Es’ad b. Zürâre ile Mus’ab b. Umeyr’in yanına, tehdit etmek üzere ikinci gelişi idi.61 Sa’d b. Muaz, Mus’ab b.Umeyr’in İslâmiyet hakkındaki sözlerini ve okuduğu Kur’ân-ı Kerîm’i dinlediği zaman, Es’ad b. Zürâre ile Mus’ab b. Umeyr: “Vallahi, o daha konuşmadan önce, yüzünde İslâm’ın nurunun parladığını ve yumuşadığını anladık!” demişlerdir. Sa’d b. Muaz, Kur’ân-ı Kerîm’i dinleyince: “Ben şimdiye kadar hiç bilmediğim birşeyi dinledim!” dedi62 ve: “Siz bu dine girdiğiniz, Müslüman olduğunuz zaman ne yaparsınız?” diye sordu. Es’ad b. Zürâre ile Mus’ab b.

Umeyr: “Gusleder, temizlenirsin! Altlı üstlü, elbiseni temizlersin! Sonra, hak şehadetiyle şehadet getirirsin! Sonra da, iki rekat namaz kılarsın!” dediler. Sa’d b. Muaz kalkıp gusletti. Elbiselerini temizledi. Hak şehadetiyle şehadet getirdi. Sonra da, iki rekat namaz kıldı. Mızrağını alıp, yanında Useyd b. Hudayr da bulunduğu halde, kavminin toplantı yerine doğru gitti.

Kaynaklar

  1. 51. İbn İshak, İbn Hişam, 2/87, İbn Abdilberr, 1/91, İbn Esîr, Usdu’l-gâbe, 1/111. İbn Sa’d, 3/604.
  2. 53. İbn Sa’d, 3/604, İbn Abdilberr, 1/93, İbn Esîr, Usdu'l-gâbe, 1/112.
  3. 54. İbn Sa’d, 3/604.
  4. 55. İbn İshak, İbn Hişam, 2/77-78, Taberî, Târîh, 2/236, Beyhakî, Delâil, 2/438-439, İbn Esîr, Kâmil, 2/97, İbn Seyyid, 1/159-160, Zehebî, Târîh, s. 294, İbn Kesîr, Bidâye, 3/152, Halebî, 2/170. Zehebî, Târîh, s. 294.
  5. 57. İbn İshak, İbn Hişam, 2/78, Taberî, Târîh, 2/236, Beyhakî, Delâil, 2/439-440, İbn Esîr, Kâmil, 2/97, İbn Seyyid, 1/160, Zehebî, Târîh, s. 294-296, İbn Kesîr, Bidâye, 3/152-153, Halebî, 2/170-172. Ebu Nuaym, Delâil, 1/307-308, Heysemî, 6/41.
  6. 59. İbn İshak, İbn Hişam, 2/78-79, Taberî, Târîh, 2/237, Beyhakî, Delâil, 2/439-440, İbn Esîr, Kâmil, 2/97, İbn Seyyid, 1/160, Zehebî, Târîh, s. 296-297, İbn Kesîr, Bidâye, 3/153, Halebî, 2/170-171. Ebu Nuaym, Delâil, 1/307, Zehebî, Târîh, s. 295, İbn Kesîr, Bidâye, 3/153, Heysemî, 6/41. Ebu Nuaym, Delâil, 1/307, Zehebî, Târîh, s. 294, Heysemî, 6/41. Zehebî, Târîh, s. 295, Heysemî, 6/41.