El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

İsrailoğullarının İneği

Yüce Allah buyuruyor ki: «Musa, kavmine: "Allah size bir inek kesmenizi emrediyor." demişti. "Bizimle alay mı ediyorsun?" dediler. "Cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım." dedi. "Bizim için Rabbine dua et, onun ne …

Yüce Allah buyuruyor ki: «Musa, kavmine: "Allah size bir inek kesmenizi emrediyor." demişti. "Bizimle alay mı ediyorsun?" dediler. "Cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım." dedi. "Bizim için Rabbine dua et, onun ne olduğunu bize açıklasın." dediler. Dedi ki: "O diyor ki: O (inek) ne yaşlı, ne de körpe, ikisinin ortasında bir inektir! Haydi, size emredile- , ni yapın." Dediler ki: "Bizim için Rabbine dua et, renginin nasıl oduğunu bize açıklasın." Dedi: "O diyor ki: "Rengi parlak, sarı bir inektir; bakanlara sevinç verir." "Bizim için Rabbine dua et, onun nasıl birşey olduğunu bize açıklasın. Zira o inek bize (başka ineklere) benzer geldi. Ama Allah dilerse mutlaka (emredileni yapmağa) yol buluruz." dediler. Dedi: "O şöyle diyor: O, henüz boyunduruk altına alınmamış bir inektir. Yeri sürmez, ekin sulamaz. Salma (çifte koşulmamış), hiç alacası yok." "İşte şimdi gerçeği getirdin." deyip ineği boğazladılar. Az daha yapmayacaklardı. Hani siz bir adam öldürmüştünüz de onun hakkında birbirinizle atışmış tınız; Oysa Allah, gizlediğinizi ortaya çıkaracaktı. Onun için "(ineğin) bir parçasıyla o (öldürüle) ne vurun." demiştik. İşte Allah böylece ölüleri diriltir. Size ayetlerini gösterir ki düşünesiniz.» (el-Bakam, 67-73)

İbn Abbas'm anlattığına göre İsrailoğullarmdan yaşlı ve çok zengin bir adam varmış. Çocukları olmayan bu adamın kardeşi oğulları varmış. Mirasına konmak için ölümünü istiyorlarmış. Bir gece, kardeşi oğullarından biri gidip ihtiyarı öldürmüş.ve cesedini yol kavşağına ya da yakınlarından birinin kapısının önüne bırakmış.

Sabah olunca, ihtiyarı kim öldürdü diye birbirlerine düşmüşler. Öte yandan katil, feryad-ü figan ederek kalabalığın yanına sokulmuş ve: "Niye birbirinize düşüyorsunuz? Davanızı halletmesi için Allah'ın peygamberine gitsenize!" demiş. Maktulün kardeşi oğlu, amcasının durumunu Hz. Musa'ya gidip haber vermiş. Katilin yakalanması için şikayette bulunmuştu. Bunun üzerine Hz. Musa: "Maktulün durumu hakkında bilgisi olan, Allah aşkına gelip bize yardımcı olsun!" demişti. Kimsenin bu hususta ona verecek bilgisi yoktu. Bu davanın çözümü için Rabbine müracaat etmesini istediler. O da bunu Rabbine sordu. Rabbi de Musa'ya, bir inek kesmeleri için İsrailoğullarına emir vermesini söyledi. Musa dedi ki: "Allah size, bir inek kesmenizi emrediyor." "Bizimle alay mı ediyorsun?" dediler. Biz sana bu maktulün durumunu soruyoruz. Sen ise kalkmış, bize bunu söylüyorsun! Musa: "Cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım." dedi. Bana vahye dilenden başkasını söylemekten Allah'a sığınırım, dedi. Sormamı istediğiniz meseleyi kendisine sorduğumda, Rabb'imin bana söylediği budur."

İbn Abbas ile diğerlerinin dediklerine göre İsrailoğulları, bir inek kesmekle emrolunduklarında herhangi bir ineği tutup kesmiş olsalardı, ilahî emri yerine getirmiş sayılacaklardı. Fakat onlar, işi inceledikçe Allah da kendilerine o işi zorlaştırdı.

İneğin evsafım, sonra rengini, daha sonra yaşım sordular. Sordukça da bulunması zor olan bir inek olduğu, onlara cevap olarak verildi. Bütün bunları, İbn Kesîr tefsirinde anlatmıştık.

Aslında onlar, orta yaşta bir inek kesmekle emrolunmuşlardı. Ama onlar peşine düşüp, işi kendileri için zorlaştırdılar. Rengini sordular. Renginin kırmızıya yakın parlak bir san olduğu ve bakanları sevindirdiği bildirildi. Bu renkte bir inek bulmak, zordu. Sonra işi daha da zor-laştırdılar: «Bizim için Rabbine dua et, onun nasıl bir şey olduğunu bize açıklasın. Zira o inek bize (başka ineklere) benzer geldi. Ama Allah dilerse mutlaka (emredileni yapmaya) yol buluruz.» dediler.

İbn Ebi Hatîm ile İbn Merdeveyh'in rivayet ettikleri şu hadisin sa-hihliği tartışma konusudur: «îsrailoğulları (yukarıdaki ayet-i kerimede) "Allah dilerse..." demeselerdi, o inek (i bulma imkanı) kendilerine verilmezdi.» Bu hadisin sahih olup olmadığını ancak Allah bilir.

(Musa) dedi: «O şöyle diyor: O, henüz boyunduruk altına alınmamış bir inektir. Yeri sürmez, ekin sulamaz. Ayıplardan salim, hiç alacası yoktur.» «İşte şimdi gerçeği getirdin.» deyip ineği boğazladılar; az daha yapmayacaklardı.

İneğin bu ayette anlatılan vasıfları, önceki ayetlerde anlatılan vasıflardan daha zor, yani rastlanması çok zor olan vasıflardır. Çünkü bu ayette anlatıldığına göre İsrailoğulları, boyunduruk altına alınmamış, yeri sürmeyen, ekin sulamayan, ayıbı bulunmayan, alacasız olan bir inek kesmekle emrolunmuşlardır. Musa, onlara bu evsafı anlatınca, «İşte şimdi gerçeği getirdin.» demişlerdi.

Denilir ki: îsrailoğulları bu evsaftaki bir ineği çok aramışlar; sonunda, babasına çok iyi davranan bir adamın yanında bulmuşlar. Ondan is-temişlerse de o, vermeye yanaşmamış. Fakat fiyatını yükselterek ineği vermeye onu razı etmişler. Süddî'nin anlattığına göre ineğin ağırlığınca altın vermişlerse de satmaya yanaşmamış; ama ağırlığının on misli altın verdiklerinde satmaya razı olmuş. Onlar da ineği böylece satın almışlar. Allah'ın peygamberi Musa, ineği kesmelerini emretmiş. «İneği boğazladılar. Az daha yapmayacaklardı.» Yani o hususta tereddüde düşmüşlerdi. Sonra Allah'ın emri üzerine Musa, boğazladıkları ineğin baldır etini ya da kıkırdağını, yahut boyun dibindeki bir parça etini, maktulün cesedine vurmalarını söyledi. Vurunca da Cenâb-ı Allah, maktulü diriltti. Ayağa kalktı; şah damarından kanlar sızıyordu. Musa (a.s.), ona: «Seni kim öldürdü?» diye sorunca ihtiyar: «Kardeşim oğlu beni öldürdü.» dedi ve tekrar düşüp Öldü, eski haline döndü!

«İşte Allah böylece ölüleri diriltir; size ayetlerini gösterir ki düşüne-siniz.»

Müşahede ettiğiniz gibi, Cenâb-ı Allah bu maktulü kendi emriyle nasıl dirilttiyse, aynı şekilde diğer ölüleri de diriltir. Onları diriltmek isteyince, bir anda onları diriltir.

«Sizin yaratılmanız ve diril tümeniz, bir tek kişi (nin yaratılıp diriltilmesi) gibidir.» (Lokman, 28.)