Cenâb-ı Allah buyurdu ki:
«Doğrusu Nuh, çok şükreden bir kuldu.» (ei-îsrâ, 3.)
Denildi ki: Onun yemesi, içmesi, giymesi ve bütün davranışları Allah'ın gözetiminde ve onun rızasına uygundu.
İmam Ahmed b. Hanbel, Enes b. Malik'den naklederek Rasûlullah (s.a.v.)'m şöyle buyurduğunu söyledi:
«Doğrusu Allah, kulun bir yiyeceği yeyip o yiyecekten ötürü kendisine hamdetmesini veya bir içeceği içip o içecekten ötürü kendisine ham-detmesini memnuniyetle karşılar.»
Doğrusu şu ki şükreden; kalbi, kavli ve ameli taatler yaparak hayırlı aktivitede bulunan kimsedir. Şairin dediği gibi şükür, ancak böyle yapılır.
«Nimetleri size ifade eder üç şeyim;
Elim, dilim ve örtülü kalbim.»

