Abbas b. Ahnef b. Esved b. Talha. Meşhur şairlerdendir. Horasan iraplarından olup Bağdat'ta yetişmiştir. Zarif, makbul ve latif bir kimse olup güzel şiirleri vardı.
Ebü'l-Abbas dedi ki: Abdullah b. el-Mu'tez şöyle demiştir: Bana tanıdığım en iyi şairin kim olduğunu sorsalardı, "EbüT-Abbas'tır." derdim. Çünkü onun şu güzel şiirini görmüşümdür:
«İnsanlar zan eteklerini üzerimize çektiler,
İnsanlar bizim hakkımızda çeşit çeşit sözler söylediler.
Bir yalancı sizden başkasına zanla yalan okunu fırlattı.
Bir doğru sözlü kişiye gelince o da doğru kişi olduğunu bilmiyor.»
Bir gece Harun Reşid, onu yanına çağırttığında korktu. Zevceleri de paniğe kapıldılar. Saraya vardığında Harun Reşid ona şöyle dedi:
- Bak bakalım hele! Bir cariyem bir beyit söyledi, o beytin bir mislini söylemeni istiyorum.
- Ey müminlerin emiri, bu gece korktuğum kadar başka hiçbir zaman korkmamıştrm.
- Neden?
Abbas, muhafızların geceleyin evine geldiklerini Harun Reşid'e anlattı. Sonra oturdu, korkusunu üzerinden attı ve şöyle dedi:
- Ey mü'minlerin emiri, sen ne dedin? O beyit nasılmış?
«Şefkatli bir kadını gördük, onun gibi başka bir beşer görmedik. Onun yüzü -daha fazla baktığın zaman- daha fazla güzelleşir.»
Harun Reşid ona şöyle dedi:
- Daha da oku bakalım.
«Gece, karanlığıyla senin üzerine doğru geldiğinde ve zifiri karan-hk olduğunda;
Karanlığını üzerine sarkıttığında artık fecri göremezsin. Ama o şefkatli kadın ortaya çıkınca Ay'ı görürsün.»
- Evet Ay'ı gördük ve sana da 10.000 dirhem verilmesini emrettik.»
Abbas b. Ahnef in, aşağıda nakledeceğimiz şu şiirini Beşşar b Bürd, onun şairliğine delil saymış ve bu nedenle onu şairler arasına katmıştır. Şiir şöyledir:
«Dostluklarını bana tattıranlar beni ağlattılar.
Ta ki behi uykudan kendi hevesleri için uyandırdılar, ama kendileri uyudular.
Beni uykudan kaldırdılar, kalkıp doğrulduğumda; Omuzuma ağır yük vurdular, ama kendileri oturdular.»
Onun şiirlerinden biri de şudur:
«Ey Sa'd, bana ondan bahsettin, cinnetimi artırdın.
Ey Sa'd, konuşmana devam et, daha da konuş.
Onun aşkı Öyle bir aşktı ki, gönül ondan başkasını tanımaz.
Onun ne öncesi vardır, ne sonrası.»
Asnıaî dedi ki: Basra'da Abbas b. Ahnefin yanma gittim; yatağında can çekişiyor ve şöyle diyordu: "Ey vatanından uzakta olan kişi; Yalnızsın, hüzünle ağlıyorsun.
Bu garibin üzerine ağladığında bedenindeki hastalıklar daha da fazlalaşiyor."
Bundan sonra bayıldı, bir ağaç üzerinde öten bir kuşun sesiyle uyandı ve şöyle dedi:
"Gönül daha da hüzünlendi.
Görünmeyen bir sesin sahibi, dal üzerinde ağlıyor. Bana zor gelen ona da zor geldi ve ağladı. Hepimiz kendi durgunluğumuza ağlıyoruz."
Tekrar bayıldı. Ben kendisini hareket ettirmek istedim, baktım ki Ölmüş.»
Solî'nin ifadesine göre Abbas b. Ahnef, hicretin 192. senesinde vefat etmiştir. Sonraki bir tarihte vefat ettiği de söylenir. Hicretin 188-senesinde vefat ettiğine dair zayıf bir rivayet de vardır.
Bazı tarihçilerin iddiasına göre Abbas b. Ahnef, Harun Reşid'ten sonra da yaşamıştır.
İsa B. Cafer
İsa b. Cafer b. Ebi Cafer el-Mansur. Zübeyde'nin kardeşidir. Ha-n Reşid'in hilafeti zamanında Basra valiliği yapmış ve hicretin 192. genesinde vefat etmiştir.

