El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Abbas B. Me'mun'un Öldürülmesi

Abbas b. Me'mun, Ammuriye savaşında amcası Mutasım'ın yanındaydı. Uceyf b. Anbese, kendisini, babası Tarsus'ta vefat ettikten sonra hilafeti ele geçirmediğine pişman etmiş ve amcası Mutasım'm halifeliğine bey'at …

Abbas b. Me'mun, Ammuriye savaşında amcası Mutasım'ın yanındaydı. Uceyf b. Anbese, kendisini, babası Tarsus'ta vefat ettikten sonra hilafeti ele geçirmediğine pişman etmiş ve amcası Mutasım'm halifeliğine bey'at ettiğinden ötürü onu ayıplayıp kınamıştı. Ona o kadar ısrarla bu telkinlerde bulunmuştu ki, nihayet o da amcasına suikastta bulunmak ve komutanlardan kendisinin halifeliği için bey'at almak yolundaki sözlerine olumlu cevap verdi.

Uceyf, Abbas'm nedimlerinden Haris es-Semerkandî adında birini harekete geçirip gönderdi. O da gizlilik içerisinde bazı komutanlardan Abbas'ın halifeliği için bey'at aldı, bu hususta onlardan kesin söz ve teminat aldı. Sonra da Abbas'ın, amcasını öldürmek üzere teşebbüste bulunduğunu söyledi. Abbas bu işe artık girişmişti. Ankara'ya gidiyorlarken Derbürrum'a geldiklerinde -ki, Ankara'dan da Ammuriye'ye gideceklerdi- Uceyf, şu daracık yerde amcası Mutasım'ın öldürmesi fikrini Abbas'a kabul ettirdi ve burada kendisinin halifeliği için komutanlardan ve askerlerden bey'at alıp Bağdat'a dönmesini söyledi. Ancak Abbas: "Ben askerleri bu gazadan alıkoymak istemiyorum." dedi.

Ammuriye'yi fethedip askerler ganimet toplamakla meşgul olduklarında Uceyf, amcası Mutasım'ı öldürmesini Abbas'a tavsiye etti ve Derbürrum'dan geçerlerken, gaza dönüşünde amcasını öldüreceğine dair olan sözünü kendisine hatırlattı.

Ammuriye dönüşünde Mutasını bu durumdan haberdar oldu. Abbas'ın yakalanıp başına nöbetçi dikilmesini emretti. Sonra da Haris es-Semerkandî'yi huzuruna çağırıp onu sorguladı. O da bütün yaptıklarım ve adım belirlediği bir grup komutandan Abbas b. Me'mun'un halifeliği için bey'at aldığım itiraf etti. Mutasım, bey'at eden komutanların sayısının çok olduğunu gördü ve kardeşinin oğlu Abbas'ı huzuruna çağırdı. Onu tekrar içki meclisine davet etti. Onunla başbaşa kalıp içki içirdi ve kurduğu tuzağı kendisine baştan sona anlatmasını istedi. Abbas da meseleyi olduğu gibi anlattı. Durumun, Haris es-Se-merkandî'nin anlattığı ile aynı olduğunu gördü. Sabah olunca Haris'i çağırdı. Onunla başbaşa görüştü. O da meseleyi ikinci kez olduğu gibi anlattı. Daha önce anlattıklarıyla aynı olduğunu görünce Haris'e şöyle dedi:

"Yazıklar olsun sana! Ben de bu işi yaptırmak istiyordum ama buna bir yol bulamıyordum."

Sonra Mutasım, kardeşi oğlu Abbas'ın zincire vurulup Afşin'e teslim edilmesini emretti. Uceyfin ve adları verilen komutanların yakalanıp hapse atılmalarım istedi. Sonra onlara uygun gördüğü çeşitli cezaları tatbik etti. Onlardan her birini diğerininkine benzemeyen bir ölümle öldürdü. Abbas b. Me'mun da Menbiç'te Öldü ve oraya defnetil-di. Ölüm sebebi şuydu: Mutasını onu aç bırakmıştı, çok şiddetli bir şekilde acıkmıştı. Sonra ona çok yemek getirildi. Getirilen yemekleri yedi, su istedi, ama kendisine su verilmedi. Nihayet susuzluktan öldü. Mutasım, minber üzerinde ona lanet okunmasını emretti ve ona lanetli adını verdi. Mutasım, Me'mun'un çocuklarından bir kısmını

da öldürdü.

Bu senede Muhanımed b. Davud insanlara haccettirdi.

Bu senede Babek el-Hürremî (Bu Öldürülüp damgacına asılmıştı), Halid b. Harraş, Leys b. Sa'd'ın katibi Abdullah b. Salih, Muhanımed b. Sinan el-Avfî ve Musa b. İsmail gibi meşhur şahsiyetler vefat ettiler.