El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Abdullah B. Abdülaziz El-Ömerî

Ebu Tivale'nin zamanına yetişti. Babasından ve İbrahim b. Sa'd1-dan rivayetlerde bulundu. Abid ve zahid bir kimseydi. Bir gün Harun Reşid'e uzun bir vaaz verdi. Güzel ifadeler kullandı. Bir gün Safa tepesinin üzerinde …

Ebu Tivale'nin zamanına yetişti. Babasından ve İbrahim b. Sa'd1-dan rivayetlerde bulundu. Abid ve zahid bir kimseydi. Bir gün Harun Reşid'e uzun bir vaaz verdi. Güzel ifadeler kullandı.

Bir gün Safa tepesinin üzerinde durmakta iken Harun Reşid'e şöyle bir soru yöneltti:

- Şu Ka'be'nin çevresinde duran insanları görüyor musun, ne kadardırlar?

- Çokturlar.

- işte bunlardan her biri kıyamet gününde kendi nefsinden sorumlu tutulacak, ama sen bunların tümünden sorumlu tutulacaksın.

Onun bu sözleri karşısında Harun Reşid çok ağladı. Adamları ona arka arkaya mendil getiriyorlar, bununla gözyaşını kuruluyorlardı.

Sonra Abdullah, Harun Reşid'e şöyle dedi:

- Ey Harun! Kişi kendi malında israf ederse, kısıtlılık altına alınca müstahak olur. Ya bütün Müslümanların malını israf ederse nasü olur?

Böyle dedikten sonra oradan ayrıldı. Halife Harun Reşid ise, hâlâ diyordu.

.Abdullah b. Abdülaziz el-Ömerî'nin övgüye layık daha birçok söz-n ve işleri vardı. Altmışaltı yaşındayken vefat etti.