El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Abdullah B. Tahir B. Hüseyin

Horasan ve çevre kasabalarının valisi idi. Yıllık olarak elinde 48.000.000 dirhem haraç toplanırdı. Vefatı üzerine halife Vasık onun yerine oğlu Tahir'i atadı. Abdullah b. Tahir'den dokuz gün Önce ve bu senenin …

Horasan ve çevre kasabalarının valisi idi. Yıllık olarak elinde 48.000.000 dirhem haraç toplanırdı.

Vefatı üzerine halife Vasık onun yerine oğlu Tahir'i atadı. Abdullah b. Tahir'den dokuz gün Önce ve

bu senenin rebiyülevvel ayının onbirinde pazartesi günü Eşnas et-Türkî de vefat etti.

İbn Hallikan dedi ki: «O, hicretin 228. senesinde Merv şehrinde vefat etti. Nişabur'da vefat ettiğine

dair bir rivayet de vardır. Abdullah b. Tahir; kerem sahibi, cömert bir kimseydi, güzel şiirleri vardı.

Hicretin 220. senesinden sonra Mısır valiliği yaptı. Vezir Ebü'l-Kasım b. Maazzî'nin anlattığına göre

Mısır'da yetişen Abdelavi karpuzu, Abdullah b. Tahir'e nispet edilir. Adını onun adından alır.»

İbn Hallikan'm ifadesine göre Abdullah b. Tahir bu karpuz türünü beğenmezmiş, yalnız önce

kendisi bu karpuzu Mısır'da ektiğinden ötürü adını kendisinin adından almıştır. Doğrusunu Allah

bilir.

Abdullah b. Tahir'in bazı güzel şiirlerine örnekler verelim:

"Hatamı bağışla ki, benden teşekkür lutfuna kavuşasın; mükafatimi da kaçıraıayasın.

Beni mazeret dilemek mecburiyetinde bırakma, belki de mazeret beyan etmesini beceremem."

"Biz öyle bir milletiz ki, yanaklar ve gerdanlar bizi yumuşatır, oysa biz demiri yumuşatırız. Gözler bizim ellerimizi gönüllü olarak avladı.

Oysa biz aslanı avlayacak durumdayız.

Biz mülke sahibiz; ama beyaz ve aydınlık gözlerle yanaklar da bize sahip olurlar.

Aslanlar bizim gazabımızdan sakınırlar; oysa bi2,

Oturduğunu gösterdiğinde yere düşen geyik yavrusundan korkarız.

Savaşlarda bizi hür kimseler olarak görürsün;

Ama barışta biz cariyelerin kulları olarak görünürüz."

İbn Hallikan dedi ki: «Abdullah b. Tahir, Huzaalı biriydi. Talha-tu't-Tulaha el-Huzaî'nin azatlılarmdandı. Ebu Temmam onu överdi. Bir defasında Hemedan'da iken yanma gittiğinde ona konukluk olarak tuz ikram etti. O da kadınlarından birinin yanında onun için "Hamaset" kitabını tasnif etti.

Me'mun onu, Şam ve Mısır valiliklerine atadığı zaman oraya gitti. Mısır diyarmdaki gelirlerin miktarı ona bildirilmişti.

Yolda iken kendisine 3.000.000 dinar getirildi. O da bu paraların tümünü aynı mecliste iken dağıttı. Kendisi Mısır'a giderken orayı gördü, küçümsedi ve şöyle dedi: «Allah Firavunu kahretsin, o ne kadar da hasis ve zayıf himmetli bir kimseymiş ki, o zaman şu kasabanın hakimiyeti ile övünüp gururlanmıştı ve; "Ben sizin en büyük rab-binizim, Mısır mülkü benim değil mi?" demişti. Eğer Bağdat'ı ve diğer şehirleri görmüş olsaydı acaba ne yapar ve ne söylerdi?»

Hicretin 230. senesinde Ali b. Ca'd el-Cevherî, Vakidî'nin katibi ve "Kitabu't-Tabakat" ile diğer bazı eserlerin müellifi Muhammed b. Sa'd ve Said b. Muhammed el-Ceremî gibi meşhur şahsiyetler vefat ettiler.

9.Bölüm