El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

«Benim hanımefendimde neler var neler! O nazlandı, nazlanması onu güzelleştirdi.»

Beşşar, arkadaşına: «Bundan daha cesaretli birini görmedim.» dedi. Nihayet Ebü'l-Atahiye, kasidesinin şu kısmına geldi: «Halifelik teslim olup ona geldi, eteklerini yerden sürüdü. Halifelik ancak ona yaraşır. O da ancak …

Beşşar, arkadaşına: «Bundan daha cesaretli birini görmedim.» dedi. Nihayet Ebü'l-Atahiye, kasidesinin şu kısmına geldi:

«Halifelik teslim olup ona geldi, eteklerini yerden sürüdü. Halifelik ancak ona yaraşır. O da ancak halifeliğe yaraşır.

Eğer ondan başkası halifeliğe yönelseydi, Yer şiddetle sarsılırdı.

Eğer kalplerin banileri ona itaat etmezlerse, Cenâb-ı Allah onun amellerini kabul etmez.»

Beşşar, yanıbaşmda oturmakta olan arkadaşına: «Bakın hele; halife, minderinden uçtu mu uçmadı mı?» diye sordu. Arkadaşı da: «Allah'a yemin ederim ki, o gün şairlerden Ebü'l-Atahiye dışında hiçbirine ödül verilmedi.» dedi.

İbn Hallikan dedi ki: «Ebü'l-Atahiye ile Ebu Nüvas bir araya geldiler. İkisi de aynı tabakadaki şairlerdendi. Ebü'l-Atahiye, Ebu Nu-vas'a şöyle sordu:

- Günde ne kadar şiir yazabiliyorsun?

- Bir ya da iki beyit.

- Ama ben günde 100-200 beyit yazabiliyorum.

- Demek ki, sen de şu sözünde anlattığın gibi çalışıyorsun:

"Ey Utbe, bana ve sana ne olmuş ki? Ben kim, sen kim? Keşke seni görmemiş olsaydım."

Eğer ben de böyle çalışmış olsaydım, günde 1.000-2.000 beyit yazardım. Ama ben şu aşağıdaki sözümde anlattığım gibi çalışıyorum:

"Erkek kılığındaki ateşlinin elinden ah!..

Onun iki seveni vardır: Biri homoseksüel biri zinakar!.

Eğer sen de benim gibi yapmak isteseydin, zaman seni aciz bırakırdı."»

İbn Hallikan dedi ki: «Ebü'l-Atahiye'nin güzel ve letafetli şiirlerinden biri de şudur:

"Sana öyle meftun oldum ki, aşırı aşkımdan ötürü;

Yanımdaki kişi bana yaklaştığında, elbisemdeki aşk kokusunu hissedebiliyor."»

Ebü'l-Atahiye, hicretin 130. senesinde doğmuştu. Hicretin 211-(veya 213.) senesinin cemaziyelahir ayının üçüncü pazartesi günü vefat etti. Bağdat'taki mezarı taşına şu beytin yazılmasını vasiyet etti: «Bir hayat ki, sonu ölüm oluyor;

O hayat insanı çabucak kederlendirir.»