Buharî dedi ki: Ahmed b. Hanbel, işkence maksadıyla dövüldüğünde biz Basra'daydık. Ebu Velid et-Tayalisî'nin şöyle dediğini işittim: "Eğer Ahmed b. Hanbel, İsrailoğullan arasında olsaydı efsane olurdu!"
İsmail b. Halil dedi ki: "Eğer Ahmed b. Hanbel, İsrailoğullan arasında olsaydı peygamber olurdu!" Müzeni dedi ki: "Ahmed b. Hanbel, mihnet gününde; Ebu Bekir, irtidat savaşında; Hz. Ömer, Ensâr'm Sakif oğulları yurdunda Hz. Ebu Bekir'e bey'at ettikleri günde; Hz. Osman, evinde şehid edildiği günde; Hz. Ali de Cemel ve Sıfiîn savaşlarında birer kahramandılar."
Harmele, İmam Şafiî'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Irak'tan çıkıp gittiğimde orada Ahmed b. Hanbel'den daha faziletli, daha bilgili, daha vera'lı, daha takvalı bir kimse bırakmadım."
Şeyh Ahmed Yahya b. Said el-Kattan dedi ki: "Bağdat'a, Ahmed b. Hanbel'den daha çok sevdiğim biri gelmedi."
Kuteybe dedi ki: "Süfyan-ı Sevrî öldü, takva da öldü. Şafiî öldü, sünnetler de öldü. Ahmed b. Hanbel ölür, bid'atlar ortaya çıkar. Ahmed b. Hanbel, bu ümmette peygamberlik makamına oturdu." Beyhakî, bu son cümleyi şöyle yorumlamıştır: "Yani Allah yolunda uğradığı eziyetlere peygamberler gibi sabretti."
Bir gün İmam Ahmed b. Hanbel'den bahsediliyorken Ebu Ömer b. Nahhas şöyle dedi: "Allah ona rahmet etsin. Dinde ne kadar basiretliydi, dünyaya karşı ne kadar sabırlıydı, zühdde ne kadar tecrübeliydi. Salihlerden hiçbiri ona yetişemedi, geçmişlerden hiçbiri ona benzemedi. Dünya kendisine sunuldu da reddetti. Bid'atlar kendisine teklif edildi, geri çevirdi."
İmam Ahmed b. Hanbel işkence edilip dövüldükten sonra, Bişr el-Hafî şöyle demişti: "Ahmed b. Hanbel körüğe konuldu, çil altın olarak dışarı çıktı."
Meymunî dedi ki: «Ahmed b. Hanbel mihnete uğrayıp işkence gördükten sonra -ya da bundan önceAli b. el-Medinî bana şöyle dedi: "Ey Meymun! İslâmiyette Ahmed b. Hanbel'in yapabildiğim hiç kimse yapamadı!" Ben, onun bu sözüne çok hayret ettim. Ebu Ubeyd Kasım b. Sellam'm yanına gittim. Ali b. el-Medinî'nin sözlerini naklettim. O da şöyle dedi: "Doğru söylemiştir, irtidad savaşı esnasında Ebu Bekir (r.a.), yardımcı ve destekçiler gördü. Ahmed b. Hanbel ise bu mihnetinde yardımcı ve destekçiler görememişti." Böyle dedikten sonra Ebu Ubeyd, Ahmed b. Hanbel'i övmeye başladı ve: "İslâmiyette onun misli bir kimsenin bulunduğunu bilmiyorum." dedi.»
İshak b. Raheveyh dedi ki: "Ahmed b. Hanbel, Cenâb-ı Allah'ın yerinde kendisiyle kulları arasında bir hüccettir."
Ali b. el-Medinî dedi ki; «Ben bir mihnete uğradığımda durumumu Ahmed b. Hanbel'e anlatıyordum. O da: "Sen Rabbinin huzuruna vardıktan sonra bu dünyada nasıl olmuş, neler olmuş, önemli değil." diye teselli veriyordu. Ben Ahmed b. Hanbel'i, kendimle Aziz ve Celil olan Allah arasında bir hüccet edindim. Onun dayanabildiği mihnetlere kim dayanabilir?»
Yahya b. Maîn dedi ki: "Ahmed b. Hanbel'de öyle özellikler vardı ki, o özellikleri hiçbir âlimde görmedim: O hadisçiydi, hafızdı, âlimdi, takvahydı, zahiddi, akıllıydı. İnsanlar bizden onun gibi olmamızı istediler. Vallahi, biz onun gibi olamayız, onun yolundan gidemeyiz, buna güç de yetiremeyiz."
Zühelî dedi ki: "Ahmed b. Hanbel'i, kendimle Allah arasında bir hüccet edindim."
Hilal b. Mualla er-Rakkî dedi ki: "Cenâb-ı Allah, bu ümmete şu dört kişiyi göndererek lütufta bulundu: Şafiî'yi gönderdi. O, hadisleri anlayıp tefsir etti. Mücmelini mufassalından ayırd etti. Hâsını artımından, nasihini mensûhundan seçti.
Ebu Ubeyd'i de göndererek hadislerin garip olanlarını açıklığa kavuşturdu.
Yahya b. Maîn'i.de gönderdi. O, yalan hadisleri sahih hadislerden ayırıp reddetti.
Ahmed b. Hanbel'i de gönderdi. O, mihnette sebat etti, işkenceye direndi. Eğer bu dört zat olmasaydı insanlar helak olurlardı."
Ebu Bekir b. Ebi Davud dedi ki: "Ahmed b. Hanbel, kendi asrında kalem ve okka tutan âlimlerin önündeydi."
Ebu Bekir Muhammed b. Reca dedi ki: "Ahmed b. Hanbel gibisini görmedim. Onun gibi birini göreni de görmedim."
Ebu Zür'a er-Razî dedi ki: "Arkadaşlarımız arasında onun kadar lider şahsiyetli, onun kadar fıkhı iyi bilen biri bulunduğunu bilmiyorum."
Beyhakî dedi ki: "Ebu Abdillah el-Pusendî, İmam Ahmed b. Hanbel hakkında bize şu şiiri söyledi: "Eğer soracak olursan imamımız Ahmed b. Hanbel'dir. Halk arasında imamlar ona sarılırlar. Allah'tan sonra insanlar Muhammed'e bağlandılar, Ondan sonra da halifelerin peşinden gittiler ve helak oldular; Ayakkabı bağının birbirine bağlı oluşu gibi.
İnsanlar eğer doğru yoldan gitmek istiyor ve hakkı tutmak diliyorlarsa ancak Ahmed b. Hanbel gibi birinin peşinden gitmeliler."
Sahih bir hadiste sabit olduğuna göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Ümmetimden bir grup sürekli hak yolda olacaktır. Hakkı tutacaktır. Kendilerim yardımsız bırakanlar ve kendilerine muhalefet edenler onlara zarar vermeyecektir. Nihayet onlar bu halde iken Allah'ın emri (kıyamet) gelecektir."
Begavî, Rasûlullah (s.a.v,)'m şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
"Bu ilmi adaletli olan herkes sırtında taşıyacak ve aşırı gidenlerin tahriflerini, batıla sapanların uydurmalarını ve cahillerin tevillerini bu ilimden uzaklaştıracaktır."
Bu hadis mürseldir. Senedinde zayıflık vardır. Ancak hayret verici olan husus şudur ki, İbn Abdilberr bunu sahih görmüş ve ilmi taşıyan herkesin adaletli olduğuna bunu bir delil olarak ileri sürmüştür.
İmam Ahmed b. Hanbel de ilim ehlinin imamlarındandı. Allah ona rahmet etsin ve makamını yüce kılsın.

