Ebu Amr b. Alâ b. Ammar b. Üryan b. Abdullah b. Husayn et-Te-mimi el-Mazini el-Basrî. Nesebinin başka şekilde olduğu da söylenir. Fıkıhta, nahivde, kıraat ilminde zamanının allamesi idi. İlmi ile amel eden büyük âlimlerdendi.
Anlatıldığına göre bir ev doluşunca Arap kelamım içeren kitaplar yazmış, sonra zahidliğe yönelerek bütün yazdıklarını yakmıştı. Sonra tekrar eski haline dönmüştü, ama bu defa da sadece hafızasında kalan Arap kelamı ile yetinmek mecburiyetinde kalmıştı. Cahiliye devri bedevilerinden çok sayıda kimselerle karşılaştı. Hasan-ı Basrî'nin zamanında ve ondan sonraki zamanlarda önde gelen bir şahsiyetti.
Arap lügatında tercih edip benimsediği tefsirlerden biri de onun, ceninle ilgili olarak söylenen "gurre" kelimesini tefsir edişi olmuştur. Şöyle demiştir: «Ceninin öldürülmesi durumunda onun diyeti olarak ister erkek ister kadın olsun mutlaka beyaz tenli bir köle veya cariye verilir.» O bu tefsiri, Peygamber Efendimiz'in şu hadisinden esinlenerek yapmıştı: «Ceninin diyeti, bir köle veya cariye gurresidir.» Eğer "eygamber Efendimiz bu diyetle herhangi bir köle veya cariye -verilmesini kasdetmiş olsaydı, "gurre" kelimesini kullanmazdı, gurre kelimesi beyazlık anlamınadır, görüşündeydi.
ibn Hallikan dedi ki: «Onun bu ifadeyi kullanması gariptir. Müc-, imamlardan herhangi birinin kavli onun bu sözüne mukavıf mı-ır' değil midir, bilemiyorum.»
Anlatıldığına göre o, ramazan ayı girince bitimine kadar bir beyit a^ı şiir okumazdı. Sadece Kur'ân okurdu. Hergün kendisine yeni bir ve taze reyhan satın alınırdı. Asmaî, on sene kadar onunla arkada^kti.
Amr b. Alâ, bu senede (hicretin 154. senesinde) vefat etti.
Hicretin 156. senesinde veya 159. senesinde vefat ettiğine dair başka rivayetler de vardır. Doğrusunu Allah bilir.
Vefatı esnasında doksan yaşma yaklaşmıştı. Doksan yaşını geçmiş olduğuna dair zayıf bir rivayet de vardır. Doğrusunu Allah bilir. Mezarı Şam'dadır, Kûfe'de olduğuna dair bir rivayet de vardır. Bunun da doğrusunu Allah bilir.
İbn Asakir, Salih b. Ali b. Abdullah b. Abbas'ın biyografisini anlatırken merfu olarak, İbn Abbas'tan şöyle bir rivayette bulunmuştur:
«Hicretin 154. senesinden sonra birinizin köpek yavrusunu beslemesi, onun için kendi sulbünden bir çocuk beslemesinden daha hayırlıdır.» Bu cidden münker bir rivayettir. Senedinde şüphe vardır.

