El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Ebu Müslim El-Horasanînin İlk Çıkışı

Bu senede Abbasi imamı İbrahim b. Muhammed'den bir mektup gelerek Ebu Müslim elHorasanî'nin Horasan'dan yola çıkması emredildi. Ebu Müslim de yetmiş temsilci ile harekete geçti. Hangi şehirden geçiyorlarsa mutlaka halk …

Bu senede Abbasi imamı İbrahim b. Muhammed'den bir mektup gelerek Ebu Müslim elHorasanî'nin Horasan'dan yola çıkması emredildi. Ebu Müslim de yetmiş temsilci ile harekete geçti. Hangi şehirden geçiyorlarsa mutlaka halk onlara, nereye gittiklerini soruyor, onlar da hacca gitmekte olduklarını söylüyorlardı. Ebu Müslim, bazı kimselerde kendilerine meyil görünce, onları kendi idealleri uğruna gayret göstermeye davet etti. Onlar da bu davete icabet ettiler. Yolda iken Abbasî imamı İbrahim'in Ebu Müslim'e ikinci mektubu geldi. Mektupta; "Sana zafer bayrağını gönderdim. Horasan'a dön ve davetini açıkla." diyordu. Ebu Müslim de Kahtabe b. Şebib'e emir vererek yanındaki mal ve armağanlarla birlikte İmam İbrahim'in yanına gitmesini ve hac mevsiminde onunla buluşmasını söyledi. Ebu Müslim, îmanı İbrahim'in mektubunu alarak Horasan'a döndü. Ramazanın gününde şehre girdi. Mektubu Süleyman b. Kesîr'e sundu. Mek-1 ta "Davetini açıkla ve hiç bekleme." deniliyordu. Başlarına Ebu Müslim el-Horasinî'yi Abbas oğullarının davetçisi olarak geçirdiler, tfbu Müslim de propagandacıları Horasan'ın çeşitli mıntıkalarına.

gönderdi.

Bu esnada Horasan valisi Nasr b. Seyyar, Kirmanlı'yı öldürmek

Şeyban b. Seleme el-Harurî işini yoluna koymakla meşguldü. Durumu o kadar güçlüydü ki, adamları birçok Haricî taifeleri arasında ona halifelere Özgü selam ile selam veriyorlardı.

Ebu Müslim ortaya çıktığında her taraftan insanlar ona yöneldi. Bir günde altmış köy halkı ona yöneldi. Horasan'da kırkiki gün ikamet etti. Birçok şehir ve kasabaları fethetti. Hicri 129. senenin ramazan ayının bitimine beş gün kala perşembe gecesi olduğunda Ebu Müslim, İmam İbrahim'in kendisine gönderdiği "gölge" adlı bayrağı ondört zira' uzunluğundaki bir mızrağın başına geçirdi. Yine İbrahim'in gönderdiği "bulut" adlı bayrağı da onüç zira' boyundaki bir mızrağın başına geçirdi. Bu iki bayrak da siyah renkliydiler. Bütün bunları yaparken Ebu Müslim el-Horasanî şu ayet-i kerimeyi okuyordu:

"Haksızlığa uğratılarak kendilerine savaş açılan kimselerin karşı koyup savaşmasına izin verilmiştir. Allah, onlara yardım etmeye elbette kadirdir." (ei-Hac, 39.)

Ebu Müslim, Süleyman b. Kesîr ve bu ideal için kendilerine taraftar olan kimseler, siyah elbiseler giyindiler. Siyah elbise onların sembolü oldu. Bu gecede büyük bir ateş yaktılar. Bu ateş vasıtasıyla çevredeki halkı kendilerine çağırdılar. Bu, aralarında bir işaret oldu. Böylece bir araya gelip toplandılar. Bayraklardan birine "bulut" adını vermelerinin sebebi şuydu: Bulut nasıl ki yeryüzünün her tarafını kaplıyorsa, Abbasiler de davetleri ile bütün yeryüzünü kaplıyorlardı, bayraklardan diğerine "gölge" adının verilmesinin sebebi şuydu: Nasıl ki yerin her tarafında mutlaka gölge varsa, Abbas oğulları da yeryüzünün her tarafında bulunacaklardır.

insanlar her taraftan Ebu Müslim'e yöneldiler. Böylece askerleri Çoğaldı.

ı Müslim, Süleyman b. Kesir'e, ramazan bayramı gününde in-z 1 ara Dayram namazı kıldırmasını emretti. Onun için minber ha-jvj a Emevilere muhalefet edip sünnetle amel etmesini emretti. °kunaZ 1Çİn kauîa "es-Salatü camia" sözü ile duyuru yapıldı. Ezan ez Z*^1' ikamet yapılmadı. Emeviler, bayram namazı için hem cja g- . Urlar, hem de ikamet ederlerdi. Hutbeden Önce namazı kıldırci rekatta Patiha'dan önce dört değil de altı tekbir; ikinci re-katta ise üç değil de beş tekbir aldı. Böyle yapmakla Emevilere muhalefet etmiş oldu. Hutbeye de zikir ve tekbirle başladı. Kur'ân ayeti okuyarak hutbeyi tamamladı. Cemaat, bayram namazından dağıldıktan sonra Ebu Müslim tarafından hazırlatılan bayram yemeğini yedi.

Ebu Müslim, Nasr b. Seyyar'a bir mektup yazdı. Mektupta, önce kendi adını, sonra Nasr'ınkini yazdı. Mektubu şöyleydi:

"Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.

İmdi, Cenâb-ı Allah kendi kitabında bazı kavimleri değiştirmiş ve şöyle buyurmuştur: "Kendilerine bir uyarıcı gelince, ümmetler içinde en doğru yoldan gidenlerden biri olacaklarına, andolsun ki, bütün güçleriyle Allah'a yemin etmişlerdi; fakat kendilerine uyarıcının gelmesi, yeryüzünde büyüklük taslamak ve kötü düzen kurmak ile uğraştıklarından, sadece nefretlerini arttırdı. Oysa pis pis kurulan kötü tuzağa ancak sahibi düşer. Öncekilere uygulanagelen yasayı görmezler mi? Sen Allah'ın yasasında bir değişiklik bulamazsın. Sen Allah'ın yasasında bir başkalaşma da bulamazsın." (ei-Fâtır, 42-43.)

Ebu Müslim'in, mektupta kendi adını önce yazmış olması, Nasr'ın ağırına gitti. Uzun uzadıya düşündü ve: "Bu mektubu cevaplamak gerekir." dedi.

İbn Cerir dedi ki: Nasr b. Seyyar, Ebu Müslim'le savaşmaları için büyük bir süvari birliği gönderdi. Bu hadise, Ebu Müslim'in ortaya çıkışından onsekiz ay sonra olmuştu. Ebu Müslim de bu süvari ordusuna karşı Malik b. Heysem el-Huzaî'yi gönderdi. İki taraf karşı karşıya geldiler. Malik, onlardan peygamber ailesinin yönetimine razı olmalarını istedi. Ancak onlar bu isteği kabul etmediler. Sabahtan ikindiye kadar saf düzeninde durdular. Malik'e takviye kuvvet geldi. Malik güçlendi ve onları mağlub etti. Bu, Emevilerle Abbasi askerlerinin savaştığı ilk savaş oldu.

Bu senede Hazim b. Huzeyme, Merv-i Ruz'u ele geçirdi. Nasr b. Seyyar tarafından oraya atanan vali Bişr b. Cafer es-Sa'dî'yi öldürdü. Fetih müjdesini Ebu Müslim'e gönderdi.

Ebu Müslim, o zaman yeni yetme bir gençti. Abbasi imamı İbrahim, onu kendi propagandalarını ve davetlerini güçlendirmek için seçmişti. Çünkü Ebu Müslim atılgan, keskin zekalı, iyi anlayışlı bir gençti. Aslı Küfe sevadmdandı. İdris b. Makil el-İclî'nin kölesiydi. Bir Abbasi propagandacısı onu 400 dirheme satm almıştı. Sonra Muham-med b. Ali onu satın aldı ve böylece Abbasilerin velayeti altına girdi. İmam İbrahim onu, Ebü'n-Necm İsmail b. İmran'm kızıyla evlendirdi. Mehrini verdi. Horasan ve Irak'taki davetçilerine de onun sözünü dinlemelerini ve emrini tutmalarını bir mektupla bildirdi. Çünkü geçen sene Abbasi propagandacıları Ebu Müslim'in -yaşı küçük olduğundan ötürüemrini dinlememişlerdi. Bu sene İmam İbrahim tekrar mektup yazarak bu emrini te'yid etti ve propagandacıların, Ebu Müslim'e itaat etmelerini istedi. Bunda hem Ebu Müslim için hem de Abbasi propagandacıları ve davetçileri için hayır vardı. "Allah'ın emri şüphesiz gereği gibi yerine gelecektir." (ei-Ahzâb, 38.)

Ebu Müslim'in Horasan'da kuvveti yayılınca, oradaki Arap taifeleri onunla savaşmak üzere kendi aralarında bir anlaşma yaptılar. jÜrmanh ile Şeyban bu anlaşmaya girmeye zorlanmadılar. Çünkü ikisi de Nasr ve Ebu Müslim'e karşı isyan etmişlerdi. Ebu Müslim'in kendisi de Nasr'a muhalifti. Böyle olunca Kirmanlı ile Şeyban, kendi konumlarında bırakıldılar.

Bununla beraber Nasr, Mervan el-Himar'ı halifelikten hal1 etmeleri için halka çağrıda bulunuyordu. Nasr, Seyhan'dan, Ebu Müslim'e karşı vermekte olduğu savaşta kendisine yardımcı olmasını veya bu işi tamamlayıncaya kadar kendisinden uzak durmasını istedi. Ebu Müslim'i öldürdükten sonra tekrar kozlarını paylaşmaya devam edeceğini bildirdi. Şeyban, onun bu isteğine olumlu cevap verdi. Ebu Müslim, bu durumdan haberdar olunca, Kirmanlı'ya haber göndererek olup bitenleri ona bildirdi. Kirmanlı da bu tutumundan ötürü Şeyban'ı kınadı ve onu Nasr ile yaptığı anlaşmayı bozmaya çağırdı. Nasr'a yardımcı olmasını engelledi.

Ebu Müslim, Herat üzerine Nadr b. Naim'i gönderdi. Nadr, Herat şehrini vali İsa b. Ukayl elLeysî'nin elinden aldı ve bu durumu bir mektupla Ebu Müslim'e bildirdi. Herat valisi İsa ise, kaçıp Nasr'ın yanına gitti. Sonra Şeyban, saldırmazlık anlaşması yaparak bir sene müddetle Nasr'a hücum etmeyeceğini bildirdi. Bu da Kirmanlı'nm zorlaması neticesinde olmuştu. Kirmanlı, Ebu Müslim'e haber salarak, Nasr'a karşı savaşında yanında yer alacağını bildirdi. Ebu Müslim de Kirmanlı'nm yanma gitti, ona ikramda bulundu. İkisi, Nasr'a karşı savaş ve mahalefette anlaşıp ittifak yaptılar.

Ebu Müslim'in hükümranlığı geniş bir alana yayıldı. Askeri çoğaldı, ordusu büyüdü. Tıpkı bir hükümdarın ihtiyaç duyduğu gibi güvenlik kuvvetleri, polis ve jandarma, posta teşkilatı, divan ve benzeri ualre*erin başlarına görevliler tayin etti. Nakiblerden biri olan Kasım ^_Mücaşi etTemimî'yi adalet teşkilatının başına geçirdi. Bu zat, Ebu üslirn'in namaz imamlığını da yapmaktaydı. Bazı kıssalar anlatır, aŞimilerin güzel hasletlerini dile getirip Emevileri yererdi, f J50111*3 ^u Müslim, alçak bir yerde bulunan Balin kasabasına git-tu R^ *?' Seyyarın ° tarafa akmakta olan suları kesmesinden kork-lj',, alin'e bu yıl içinde zilhicce ayının 6'sında gitti. Bayram namazını H,». a ^k Kasım b. Mücaşi kıldırdı. Nasr b. Seyyar ise bulutları anni Duyük ordusu ile Ebu Müslim'e doğru gitti. Onunla savaşmak inde idi. Yerine vekiller bıraktı. Hicretin 130. senesi olayların-

dan bahsederken, Ebu Müslim ile Nasr b. Seyyar arasındaki bu savaşları anlatacağız.