El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Ebü'n-Nasr El-Cühenî El-Mus'ab

Medine-i Nebeviye'de, peygamber mescidinin kuzey duvarının bitişiğindeki suffada ikamet ederdi. Uzun süre konuşmadan, sessizce dururdu. Bir soru sorulunca, güzelce cevap verirdi. Kendisinden nakledilip kayda geçirilecek …

Medine-i Nebeviye'de, peygamber mescidinin kuzey duvarının bitişiğindeki suffada ikamet ederdi. Uzun süre konuşmadan, sessizce dururdu. Bir soru sorulunca, güzelce cevap verirdi. Kendisinden nakledilip kayda geçirilecek ve kitaplara yazılacak faydalı sözler söylerdi. Cuma günü, vakit gelmeden önce namaza çıkardı. İnsanların toplu bulunduğu yerde durup şu ayet-i kerimeleri okurdu: "Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Babanın oğulu, oğulun da babası için birşey Ödeyemeyeceği günden korkun." (Lokman, 33) "Kimsenin kimseden faydalanamayacağı, kimseden bir şefaat kabul edilmeyeceği, kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım görülmeyeceği günden korunun." (el-Bakara, 48.)

Bulunduğu toplulukta bu ayetleri okuduktan sonra başka bir top-

luluğa gider, orada da bu ayetleri okur, sonra başka bir topluluğa pi.

der ve bu ayetleri yine tekrarlar, nihayet böylece mescide varırdı

Mescide vardıktan sonra cuma namazını kılardı. Yatsı namazını da

kılmadan mescitten çıkmazdı.

Bir defasında Harun Reşid'e şu güzel sözlerle vaaz vermişti; «Şunu bil ki, Cenâb-i Allah, peygamberinin ümmetine nasıl muamelede bulunmuş olduğunu sana soracaktır. Bunun için şimdiden cevap hazırla. Unutma, Ömer b. Hattab hazretleri: "Eğer Irak'ta bir kuzu zayi olup ölürse, korkarım ki Cenâb-ı Allah o kuzunun hesabını bana sorar!" demişti.»

Harun Reşid de ona şu cevabı vermişti: "Ben Ömer gibi değilim zamanım da onun zamanı gibi değildir." Ebü'n-Nasr, ona: "Böyle demek seni kurtarmaz!" diye karşılık verdi. Harun Reşid de ona 300 dinar verilmesini görevlilere emredince şöyle dedi: "Ben suffa halkından bir adamım. Emir ver de bu parayı onlara paylaştırsınlar. Ben onlardan sadece biriyim."