El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

El-Himar'ın Biyografisi

ıyrervan b. Muhammed b. Mervan b. Hakem b. Ebi'l-As b. Ümeyye şî el-Ümevî Ebu Abdülmelik. Emevilerin son halifesiydi. Anei Lübabe adındaki Kürt bir cariye idi. Lübabe, ibrahim b. Ester neSNehaî'ye aitti. Muhammed b. …

ıyrervan b. Muhammed b. Mervan b. Hakem b. Ebi'l-As b. Ümeyye şî el-Ümevî Ebu Abdülmelik. Emevilerin son halifesiydi. Anei Lübabe adındaki Kürt bir cariye idi. Lübabe, ibrahim b. Ester neSNehaî'ye aitti. Muhammed b. Mervan, İbrahim'i öldürdüğü zaman eI1'habe'yi ele geçirmiş, Lübabe de ona Mervan eî-Himar'ı doğurmuş-

habey gç Başka bir rivayette anlatıldığına göre Lübabe, ilk önce Mus'ab b.

/übeyr'e ait imiş.

İbn Asakir'in ifadesine göre Mervan'ın evi Ekafiyyin çarşısında • s Velid b. Yezid'in öldürülmesinden ve Yezid b. Velid'in ölmesinden sonra halifeliğine bey'at edildi. Sonra Şam'a geldi. İbrahim b. Ve-Vd'i görevden hal' etti. Hicretin 127. senesinin safer ayının ortasından itibaren yönetime geçti.

Ebu Ma'şer dedi ki: Hicretin 129. senesinin rebiyülevvel ayında halifeliğine bey'at edildi. Ca'd b. Dirhem'in görüşüne mensubiyeti nedeniyle Mervan el-Ca'dî de denilirdi. Kendisine, Himar (eşek) lakabı verilmişti. O, Emevilerin son halifesi idi. Halifeliği beş sene on ay on gün sürdü. Beş sene bir ay müddetle halifelik yaptığına dair zayıf bir rivayet de vardır. Seffah'a bey'at edilmesinden sonra dokuz ay müddetle görevde kalmıştı. Beyaz tenli, pembe yüzlü, mavi gözlü, iri sakallı, büyük başlı, orta boylu bir kimseydi. Saçına, sakalına kına sürmezdi.

Hişam, onu hicretin 114. senesinde Azerbaycan, Ermeniye ve Cezire valiliğine atamıştı. Yönetimde bulunduğu süre zarfında çok sayıda beldeler ve kaleler fethetti. Allah yolunda gazadan ayrılmadı. Birçok kafir Türk, Hazar, Lan ve diğer beldelerden, ırklardan olan insanlar ile savaştı. Onları kırıp nıağlub etti. Atılgan, bahadır, cesaretli akıllı ve ileri görüşlü bir adamdı. Ne var ki, Aziz ve Celil olan Allah'ın takdiri ve hikmeti gereği, askerleri kendisini terkettiler. Böylece hilafet onun elinden alınmış oldu. Her ne kadar cesaretli ve keskin zekalı bir kimse idiyse de, Cenâb-ı Allah iktidardan düşürmek istediği bir kimseyi mutlaka düşürür. Allah'ın düşürdüğü ve tahkir ettiği kimse-y1 yükseltecek ve eski itibarına kavuşturacak hiçbir kimse ve hiçbir Ü yoktur.

Zebyr b. Bekkar, amcası Mus'ab b. Abdullah'ın şöyle dediğini ri-t etmiştir:

eviler, kendi aralarında, annesi cariye olan birinin hilafete ki Çİes^ halinde hilafetin ellerinden çıkacağı gürüşündeydiler. Nite-Mervan hilafete geçince halifelik, hicretin 132. senesinde onların 6İWmden çıktı."

afiz İbn Asakir'in, Sevban'dan rivayet ettiğine göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

"Halifelik, Umeyye oğullarında devam edecektir. Onu, çocukların küreği süratle yakalayışları gibi yakalayacaklardır. Halifelik ellerinden çıktıktan sonra artık yaşamakta hayır yoktur."

îbn Asakir bunu böyle nakletmiştir. Ama bu cidden münker bij-hadistir.

Harun Reşid, Ebu Bekir b. Ayyaş'a şöyle sormuştu:

- Biz mi daha hayırlı halifeleriz, yoksa Emeviler mi daha hayırlı halifeler idiler?

- Onlar insanlara daha yararlı idiler. Siz ise namazı daha düzgün kıldırıyorsunuz.

Bu cevabı üzerine Harun Reşid, Ebu Bekir b. Ayyaş'a 6.000 dirhem armağan vermişti.

Anlatıldığına göre Mervan el-Himar, çok mürüvvet sahibi ve çok da gururlu bir kimseydi. Eğlence ve zevk-u sefa çok hoşuna gidiyordu. Ama savaşlardan buna fırsat bulamıyordu.

İbn Asakir dedi ki: Mervan b. Muhammed yenik düşüp Mısır'a gidişi esnasında Remle'de bıraktığı bir cariyesine şu şiiri yazıp göndermişti:

"Gördüğüm şeyler beni sabra çağırıyor hep,

Bense bu çağrıya aldırış etmiyorum ve kalbimde sana karşı beslediğim duygular beni alçaltıyor.

Daha önce ben sensiz yapmaya dayanamazdım. Aramızda perde kalmasına göz yumamazdım.

Ama artık sen on günden beri benden uzaksın.

Bunlardan daha kötüsü yemin ederim ki kalbimde şudur:

Sen bu on günün iki mislini arttırsan ve bir ay benden uzak dur-san işte buna hiç dayanamam.

Bundan da daha büyük musibet şu ki: Zamanın sonuna dek seninle karşılaşmamaktan korkuyorum. Gözümde bir damla yaş birakmamacasma senin için ağlayacağım.

Sonuna kadar da olsa sabır istemeyeceğim, hep ağlayacağını."

Ravinin birinin anlattığına göre, kaçmakta olan Mervan, bir rahibe uğramış. Rahibe selam vermiş ve şöyle demiş:

- Ey rahib! Sen zamandan haberdar mısın? Zaman hakkında bilgin var mı?

- Evet, hem de her çeşidinden bilgim var.

- Dünyada bir insanın hükümdar olduktan sonra köle olacağına dair de bir bilgin var mı?

_ Evet.

- Bu nasıl oluyor?

- Dünyayı sevmek, şehvetlere kavuşmak uğruna hırslı olmak, aklı bir kenara atmak ve fırsatları değerlendirmemek... İşte bunlarla insan, hükümdar olduktan sonra tekrar köle olabilir. Sen eğer dünyayı seviyorsan, bilesin ki dünyanın kölesi, onu sevendir.

_ Bu kölelikten kurtuluş yolu var mıdır?

_ Evet. Dünyayı sevmemek ve dünyadan uzak durmakla kölelikten kurtulabilirsin.

- Bu olmayacak bir şeydir.

- Ama benim dediklerim olacaktır. Sen dünyayı yağmalamadan önce dünyadan kaçmaya bak.

- Ey rahip, sen beni tanıyor musun?

- Evet! Sen Arapların hükümdarı Mervan'sm. Sudan diyarında Öldürülecek ve kefensiz defnedileceksin. Eğer ölüm seni kovalama-saydı, kaçıp kurtulabileceğin bir yeri sana söylerdim."

İnsanlardan biri dedi ki: O zamanda şöyle deniliyordu: 'Abdullah b. Ali b. Abbas, Mervan b. Muhammed b. Mervan'ı öldürecektir."

Ravinin biri dedi ki: Mervan, bir gün bazı kimselerle meclisinde oturuyordu. Yanıbaşmda bir hizmetçisi vardı. Mervan, sohbet arkadaşlarından birine şöyle dedi: "Şu içinde bulunduğumuz hali görüyor musun? Anlatılamayacak nice nimetlere sahiptim. Şükrünü ifa etmediğim birçok nimet elime geçti. Fakat bana yardımı olmayan bir devletim de vardı. Bu ne haldir. Eyvah!" Hizmetçisi ona şu karşılığı verdi: "Ey mü'minlerin emiri, çoğalmcaya dek azı bırakan, büyüyünceye kadar küçüğü bırakan, açığa çıkıncaya kadar gizliyi bırakan ve bütün bunlara göz yuman, bugünün işini yarına erteleyen kimsenin başına senin bu anlattıklarından daha büyük musibetler gelir." Mervan, bunun üzerine şöyle dedi: "Senin bu sözün, halifeliği kaybetmemden daha da çok ağırıma gitti."

Anlatıldığına göre Mervan, hicretin 132. senesinin zilhicce ayının 13 ünde pazartesi günü öldürülmüştür. Öldürülürken altmış yaşını geçmiş, seksene yaklaşmıştı. Başka bir rivayette anlatıldığına göre o Kırk sene yaşamıştır. Ama birinci kavil daha sahihtir.

Mervan, Emevilerin son halifesi idi. Onun zamanında Emevi dev-ieti yıkıkla.