El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Emin'in annesi Zübeyde'nin, Ebu Cafer kasrından eski ikametga-

hı olan Huld Sarayı'na dönmesini emretti. Zübeyde de bu senenin re-biyülevvel ayının 12'sinde cuma günü buraya gitti, Oğullan Musa ile Abdullah'ı; amcaları Me'mun'un yanında kalmaları için Horasan'a gönderdi. Böyle …

hı olan Huld Sarayı'na dönmesini emretti. Zübeyde de bu senenin re-biyülevvel ayının 12'sinde cuma günü buraya gitti, Oğullan Musa ile Abdullah'ı; amcaları Me'mun'un yanında kalmaları için Horasan'a gönderdi. Böyle yapması, gerçekten isabetli olmuştu.

Emin'in öldürülmesinden beş gün sonra, bir grup asker Tahir'e karşı ayaklandılar ve ondan erzaklarını istediler. O esnada Tahir'in yanında para ve mal yoktu. Askerler gruplara ayrıldılar, çeşitli topluluklar meydana getirdiler ve Tahir'in bazı eşyalarım yağmalayarak: «Ya Musa, ya Mansur!» diye seslendiler. İsyancılar, Emin'in oğlu ve "Hakkı söyleyen" lakabıyla bilinen Musa'nın orada olduğunu sandılar. Oysa Tahir, Musa'yı amcası Me'mun'a göndermişti. Tahir de beraberindeki komutanlarla bir tarafa çekildi ve bu ayaklanan askerlerle savaşmaya karar verdi. Sonra ayaklanan asiler Tahir'e dönüp özür dilediler. Pişman oldular. Tahir onlara, halktan borç almış olduğu 20.000 dinarla dört aylık maaşlarının verilmesini emretti. Böylece gönüller hoş oldu.

Sonra İbrahim b. Mehdi, Zübeyde'nin oğlu Muhammed el-Emin'in öldürülmesine acıdı ve ona ağıt yaktı. Me'mun bunu duyunca, onu kınayıp azarlayan bir mektup gönderdi.

İbn Cerir, halkın Emin için yaptığı bazı ağıtları nakletmiş ve onu hicveden bazı şairlerin şiirlerinden de bir miktar aktarmıştır. Ayrıca Tahir b. Hüseyin'in, onu öldürürken söylemiş olduğu şu şiiri naklet-miştir:

«Zor ve güç kullanarak insanlara hakim oldun, zorbaları Öldürdün.

Halifeliği Merv tarafına Me'mun'a doğru yönlendirdin.»