El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Emin'in Hilafetten Hali Ve Kardeşi Me'mun'un Hilafete Geçişi

Hüseyin b. Ali b. Mahan, o gecede halife Emin'in çağrısına icabet etmeyip saraya gitmedi. Askerleriyle Şam'a geldikten sonra o gecenin sabahında kalkıp insanlara bir hutbe irad etti ve onları Emin'e karşı kışkırttı. …

Hüseyin b. Ali b. Mahan, o gecede halife Emin'in çağrısına icabet etmeyip saraya gitmedi. Askerleriyle Şam'a geldikten sonra o gecenin sabahında kalkıp insanlara bir hutbe irad etti ve onları Emin'e karşı kışkırttı. "Emin'in işi, eğlence ve oyundan ibarettir. Ayrıca birçok günahlar da irtikab ediyor. Bu durumda olan bir kimse, halifeliğe layık değildir. İnsanlar arasına fitne ve fesat koymak istiyor. Onları birbirine kırdırıyor." diyerek onları Emin'e karşı kıyama teşvik etti. Onlara, bu adama karşı ayaklanmaları için çağrıda bulundu. Etrafında çok büyük kalabalıklar meydana geldi. Muhammed el-Emin de onun üzerine süvari birlikleri gönderdi, gün boyunca savaştılar. Hüseyin, adamlarına, bineklerinden inip yerde kılıç ve mızrakla savaşmalarını emretti. Emin'in askerleri bozguna uğradı. Hüseyin onu hal' etti ve Abdullah el-Me'mun'un halifeliği için bey'at aldı. Bu hadise bu senenin receb ayının onbirinde, pazar günü meydana geldi.

Salı günü olunca Emin'in sarayından çıkıp Ebu Cafer'in Bağdat ortasındaki sarayına taşındı. Sıkıştırıldı, zincire vuruldu. Kendisine işkence yapıldı. Abbas b. İsa b. Musa, Emin'in annesi Zübeyde'ye de, bu saraya yerleşmesini emretti. Ama o bu emre uymayınca Abbas onu kırbaçladı ve taşınmaya zorladı. O da çocuklarıyla birlikte Bağdat'ın ortasındaki Ebu Cafer sarayına taşındı.

Çarşamba sabahı Hüseyin b. Ali'den maaşlarını isteyen kimseler ona karşı harekete geçtiler. Böylece Bağdatlılar iki gruba ayrıldılar. Bir grup Emin'den taraf, bir grup da ona karşı oldu. İki taraf şiddetle savaştılar. Halife Emin'in taraftarları, karşılarındakileri mağlup ettiler. Hüseyin b. Ali b. İsa b. Mahan'ı esir alıp zincire vurdular. Halife Emin'in huzuruna götürerek orada zincirlerini çözdüler. Önu tahtına, oturttular. Bu esnada halife, halktan silahsız olan kimselerin hazineden silah almalarını emretti. Bunun üzerine insanlar, silah ambarla-nnı yağmaladılar.

Emin, emir verdi; Hüseyin b. Ali b. İsa, huzuruna getirildi. Hali-*e> Hüseyin'i bu yaptıklarından ötürü kınadı, o da halifenin affının kendisini bu işe sürüklediğini söyleyerek özür diledi. Halife Emin onu bağışladı ve ona hil'at giydirdi, vezirlik verdi. Mührünü teslim etti, kapı arkasına tayin etti. Onu savaş komutanı yapıp Hülvan'a gönderdi. Köprü yanına vardığında maiyetiyle birlikte kaçtı. Emin, onu yakalayıp geri getirmek üzere adamlarını peşine taktı. Süvariler peşine düşüp onu yakaladılar. İki taraf şiddetle savaştı. Nihayet onu re-ceb ayının ortasında öldürüp başını keserek Emin'in huzuruna getirdiler. Halk, cuma günü Emin'in hilafetine bey'atmı yeniledi.

Hüseyin b. Ali b. İsa Öldürülünce, hacib Fadl b. er-Rebi' kaçtı. Ta-hir b. Hüseyin de Me'mun'a ait beldelerin çoğunu istila etti. Oraya valiler atadı. Birçok beldelerin halkı Emin'in halifeliğini hiçe sayıp Me'mun'a bey'at ettiler. Tahir de Medain'e yaklaştı. Vasıt şehri ve kasabaları ile birlikte buraları ele geçirdi. Hicaz, Yemen, Cezire, Musul ve diğer vilayetlere kendi tarafından valiler tayin etti. Emin'in hakimiyetinde çok az sayıda şehir kaldı.

Bu senenin şaban ayında Emin 400 sancak hazırlattı. Bunlardan herbirini bir emire verdi ve Harseme ile savaşmaya gönderdi. Ramazan ayında Harseme ile karşılaştılar. Harseme, bunları kırıp geçirdi. Öncü kuvvetlerinin komutanı Ali b. Muhammed b. İsa b. Nüheyk'i e-sir alıp Me'mun'a gönderdi.

Tahir'in askelerinden bir grup, kaçtılar ve Emin'in yanına gittiler. Emin, onlara çok miktarda mal ve para verdi. Kendilerine ikramda bulundu, yorganlarına misk kokusu saçtı. Bu yüzdendir ki bu askerlere, miskli askerler denildi. Sonra Emin bunlan savaşa çağırdı ve büyük bir ordu ile Tahir'in üzerine gönderdi. Tahir bunları bozguna uğrattı, darmadağın etti. Yanlarındaki malları ganimet olarak aldı. Daha sonra Bağdat'a yürüyüp orayı kuşatma altına aldı. Askerler arasında fitne meydana getirsinler ve onları gruplara ayırsınlar diye casus ve fesatçılar gönderdi. Bu amacı gerçekleşti ve orduda askerler arasında anlaşmazlıklar başgösterdi. Küçükler büyüklere karşı cephe oluşturdular. Zilhicce ayının altısında Emin'e başkaldırdılar. Bağdatlılardan biri bu konuda şöyle bir şiir söyledi: "Nefsinde Allah'ın Emin'ine de ki; askerlere misk kokusundan başka birşey dağıtmadı.

Tahir'e nefsim feda olsun.

Elçilerine de feda olayım, onun yeteri kadar teçhizatı vardır.

Bütün hakimiyet onun ellerine geçti, asi grupla savaştı.

Ey ahdini bozan kişi, ayıpların seni ele verdi, murdarlığın açığa çıktı.

Bütün kuvveti ile aslan sana geldi. O aslan ki kükreyen aslana saldırdı.

Kaç, ama artık bunun gibi bir aslanın önünden de kaçamazsın; ya ateşe, ya da çukura gidersin!"

Emin'in askerleri dağıldı, ne yapacaklarım bilemez oldular.

Tahir b. Hüseyin de ordusuyla gelerek, bu senenin zilhicce ayının onikisinde salı gecesi, Enbar kapısında ordugah kurdu. Halkın durumu zorlaştı. Ayak takımı kimseler, salih insanları korkuttular. Yurt, harabeye döndü. İnsanlar arasında fitne ateşleri alevlendi. Öyle ki, aorüş ayrılıkları nedeniyle kardeş kardeşiyle, oğul da babasıyla savaştı. Çok büyük kötülükler meydana geldi. Görüşler muhtelif oldu, fesat ve öldürme olayları şehirde çoğaldı.

Bu senede insanlara, Tahir tarafından atanan Abbas b. Musa b. İsa el-Haşimı haccettirdi. Mekke ve Medine'de, insanları Me'mun'un halifeliğine bey'at etmeye davet etti. İlk olarak bu yılki hacda Me'mun'un halifeliğine bey'ata davet edilmiş oldu.

Bu senede Humus halkının imamı, fakihi ve muhaddisi Bakiyye b. Velid el-Humusî vefat etti.