Eş'ab b. Cübeyr. Künyesi Ebul-Alâ'dır, Ebu İshak el-Medinî olduğu da söylenir. Kendisine Ebu Humeyde de denilirdi. Babası, Zübeyr ailesinin azadlısı idi. Muhtar tarafından Öldürüldü, Vakidî'nin dayısı-dır.
Eş'ab, Abdullah b. Cafer'den rivayet ederek dedi ki: «Rasûlullah (s.a.v.) yüzüğünü sağ eline takardı.»
Eş'ab; Eban b. Osman ile Salim ve îkrime'den de rivayetlerde bulunmuştur. Zarif, şakacı, biraz da laubali ve tamahkar olduğundan ötürü zamanının insanları onu severlerdi. Güzel şarkı söylerdi. Velid .o. Yezid'in yanına, Dımışk'a geldi, onu ziyaret etti.
İbn Asakir, onun biyografisini anlatırken gerçekten insanı güldürecek şeyler nakletmiş tir. Ondan ayrıca iki hadis de rivayet etmiştir Rivayet olunduğuna göre bir gün ona bir hadis okumasını rica etinis-ler, o da şöyle demiş: İkrime bana İbn Abbas tariki ile Rasûlullah (s.a.v.)'m şöyle buyurtnuş olduğunu nakletti:
«İki haslet vardır ki, kişi onları yaparsa Cennet'e girer.» Böyle dedikten sonra sustu. Kendisine, o iki hasletin ne olduğunu sorduklarında şöyle cevap verdi: «İkrime, bu ikisinden birini unuttu, ben de , diğerini unuttum.»
Salim b. Abdullah b. Ömer, onu hafife alır, tatlı bir insan olduğunu söyleyip güler ve onu yanına alıp ormanlığa giderdi. Ayrıca insanların önde gelen kimseleri de onunla beraber giderlerdi.
Şafiî dedi ki: «Çocuklar, bir gün Eş'ab ile oynadılar. Eş'ab onlara dedi ki: "Şuracıkta ceviz dağıtan bazı kimseler var." Böyle demekle çocukları yanından defetmek istedi. Çocuklar da onun gösterdiği tarafa koşarak gittiler. Onların koşarak gittiklerini görünce de: "Belki de orada gerçekten ceviz dağıtıyorlar." dedi ve kendisi de çocukların peşine takılıp gitti.» *
Adamın biri Eş'ab'a şöyle bir soru sordu:
- Senin tamahkarlığın ne derecededir?
- Medine'de bir gelinin gittiğini gördüğümde, o gelinin mutlaka evime gelmesini, onun evimi süpürüp kapımın önünü temizlemesini arzulardım.
Bir gün buğday saplarından zenbil yapmakta olan bir adamın yanından geçerken adama şöyle dedi: «Şunun çeperini bir veya iki tur daha fazlalaştır, belki günün birinde bu zenbil içinde hediye sunulur-sa hediyemiz bari çok olsun.»
İbn Asakir'in rivayetine göre Eş'ab bir gün Salim b. Abdullah b. Ömer'e şairlerden birinin şu şiirini okudu:
«Onu alıp götürdüler, dolunay onun yüzüne benzerdi.
Elbisesi temiz, dindarlığı da fazlaydı.
Temiz bir soyu, annmış bir namusu vardı.
Bütün kötülükleri menederdi.
Irzına, namusuna hiç leke sürülmedi.
Hiçbir şair onu Allah'a karşı takvah olmaktan saptırmadı.»
Salim ona dedi ki: «Güzel söyledin, biraz daha söyle.» Bunun üzerine o şu beyitleri de yukarıdaki şiire ekledi:
«Karanlık gecede o bize yöneldi,
Sanki o yağmur damlalarım üzerimize saçan bir karganın kanadı
gibiydi
Dedim ki: Yoksa esansçı mı bizim kervana gelip yerleşti? Leyla'nın kokusunu sadece ıtır kokusu olarak bilirdim.»
Salim ona dedi ki: «Güzel söyledin, eğer insanlar dedikodu yap-ayacak olsalardı sana bol miktarda armağan verirdim, ama sen de ^mahkarlıkta ileri bir seviyedesin.»
Bu senede vefat eden meşhur şahsiyetler arasında Cafer b. Burkan, Hakem b. Eban, Abdurrahman b. Zeyd b. Cabir, Kurra b. Halid, kurra ve âlim imamlardan biri olan Ebu Amr b. Alâ da bulunmaktadır. Başka bir rivayette anlatıldığına göre Ebu Amr'm asıl adı Rey-van'dır. Ama doğru kavle göre adı da künyesi de Ebu Amr'dır.

