El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Fudayl B. İyaz

Künyesi Ebu Ali'dir. Temim kabilesindendir, abid ve zahid imamlardandır. Alimlerden ve veli kullardandır. Horasan'a bağlı Dinever mıntıkasında doğdu. Küfe'ye yaşlı iken geldi. Orada A'meş, Mansur b. Mutemer, Atâ b. Saib, …

Künyesi Ebu Ali'dir. Temim kabilesindendir, abid ve zahid imamlardandır. Alimlerden ve veli kullardandır. Horasan'a bağlı Dinever mıntıkasında doğdu. Küfe'ye yaşlı iken geldi. Orada A'meş, Mansur b. Mutemer, Atâ b. Saib, Husayn b. Abdurrahman'dan ve diğer âlimlerden ders aldı. Sonra Mekke'ye gitti. Kendini orada ibadete verdi. Çok güzel Kur'ân okurdu. Çokça namaz kılar ve oruç tutardı. Kadri yüce, lider şahsiyetli ve mutemed bir kimse olup rivayet imamlann-dandı. Allah ona rahmet etsin ve ondan razı olsun.

Onunla Harun Reşid arasında geçen uzun bir kıssa vardır. Bunu, Harun Reşid'in onun evini ziyaretini anlatırken detaylı olarak nakletmiştik. Fudayl b. İyaz'ın da ona söylediği sözleri, Harun Reşid'in ona mal teklifinde bulunuşunu, onun bu malı kabul etmeyişini uzun uzadıya anlatmıştık.

Fudayl, bu senenin muharrem ayında Mekke'de vefat etti.

Fudayl b. Iyaz, daha önce yaramaz bir kimse olup yol keserdi. Bir cariyeye aşık olmuştu. Bir gece cariyenin evinin duvarlarına tırmanırken, bir kişinin Kur'ân okuduğunu işitti. Adam şu âyet-i kerimeyi okuyordu:

«İnananların gönüllerinin Allah'ı anması ve ondan inen gerçeğe içten bağlanması zamanı daha gelmedi mi?» (ei-Hadîd, ıe.)

Bu ayeti duyan Fudayl, "Evet, artık zamanı geldi!" dedi. Tevbe etti ve yaptığı kötülüklerden artık vazgeçti. Bir harabeye gitti ve geceyi orada geçirdi.Bu sırada harabenin Önünden geçmekte olan bir kervandaki

damların; "Tedbirli olun, ileride yolunuza Fudayl çıkacak ve yolunu-

a kesecektir!" dediklerini işitti. Fudayl, hemen ortaya çıkıp onlara

man verdi. Kendilerine ilişmeyeceğini bildirdi, tevbesini tuttu. O ka-

aqx ıslah oldu ki, abid, zahid ve lider bir şahsiyet haline geldi. Sonra

kendisine uyulan meşhur bir önder oldu. Sözüne ve fiillerine bakarak

insanlar doğru yola erdiler.

Fudayl şöyle demişti: "Bütün dünya helal olsa bile ben onu önemsemem. Çünkü sizden biri bir leşin yanından geçerken elbisesi ona bulaşmasın diye nasıl ondan uzak durup tiksiniyorsa, ben de dünyadan uzak durup tiksiniyorum.

İnsanlar için salih amel işlemek şirktir. İnsanlardan ötürü salih amelde bulunmamak riyakârlıktır. İhlas ise Cenâb-ı Allah'ın insanı şirkten ve riyadan korumasıdır."

Halife Harun Reşid bir gün ona şöyle demişti:

- Ey Fudayl, ne kadar da zahidsin.

- Sen benden daha çok zahidsin. Çünkü ben değeri bir sivrisineğin kanadından daha az olan dünyada zahidlik yapıyorum. Sense değeri ölçülemeyecek kadar büyük olan ahirette zahidlik yapıyorsun. Ben fani olan bu diyarda zahidlik yapıyorum. Sen ise baki olan ahiret diyarında zahidlik yapıyorsun. Bir inciden uzak durup zahidlik yapan kişi, bir deve kığından uzak durup zahidlik yapandan daha za-hiddir.

Başka bir rivayette anlatıldığına göre Ebu Hazini, bu sözleri Süleyman b. Abdülmelik'e söylemiştir. Yine Fudayl b. İyaz şöyle demiş: «Eğer kabul edilecek bir duam olsaydı, onu devlet başkanı için yapardım. Çünkü halkın salahı, devlet başkanının vasıtasıyladır. Eğer o salih olursa, kullar ve beldeler güvene kavuşur.

Ben Allah'a karşı günah işlediğimde bunu eşeğimin, hizmetçimin karımın ve evimdeki farelerin huyundan anlıyorum.

Yüce Allah bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuş: "Hanginizin daha güzel iş işleyeceğini ortaya koymak için..." Yani hanginizin daha halisane ve daha doğru işler işleyeceğini ortaya koymak için gökleri ve yeri altı günde yaratan Allah'tır.

Salih amel sırf Allah rızası için işlenmelidir. Peygamber (s.a.v.)'e uymak için işlenmelidir.»

Bu senede vefat eden meşhur şahsiyetler arasında Bişr b. Mufad-

, Abdüsselam b. Harb, Abdülaziz b. Muhammed ed-Deraverdî, Ab-z el-A'ma, Ali b. İsa, (Bu zat Bizans illerinde Kasım b. Reşid'le kirlikte gaza yapmış bir komutandı.), Mutemir b. Süleyman, Ebu Şu-ab el-Berranî ez-Zahid de bu senede vefat ettiler..

Ebu Şuayb, Beras'ta kendi kulübesine yerleşip orada ibadet eden bir kimseydi. Reislerin kızlarından biri ona aşık oldu. Sahip oldum dünyalıktan debdebe ve ihtişamdan el çekip onunla evlendi. İbadet etmekte olduğu mağarada onunla birlikte ikamete başladı. Nihayet ikisi bu halde iken vefat ettiler. Bir rivayette anlatıldığına göre onun la evlenen reis kızının adı Cevhere'dir.