El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Harun Reşid'in Zevcesi Ve Amcası Kızı Zübeyde

Zübeyde, kendisinin lakabıdır. Asıl adı Ümmü Aziz'dir. Soy kütüğü şöyledir: Zübeyde binti Cafer b. Mansur el-Abbasiye el-Haşimiyye el-Kureşiye. Harun Reşid, onu herkesten çok severdi. Göz alıcı bir güzelliğe sahipti. …

Zübeyde, kendisinin lakabıdır. Asıl adı Ümmü Aziz'dir. Soy kütüğü şöyledir: Zübeyde binti Cafer b. Mansur el-Abbasiye el-Haşimiyye el-Kureşiye. Harun Reşid, onu herkesten çok severdi. Göz alıcı bir güzelliğe sahipti. Temiz bir kadındı. Harun Reşid'in başka gözdeleri, cariyeleri ve zevceleri de vardı. Nitekim Harun Reşid'in biyografisini anlatırken bunlardan söz etmiştik.

Ümmü Aziz'e Zübeyde lakabının takılması şu sebeptendir: Dedesi Ebu Cafer el-Mansur küçüklüğünde onunla oynar, eğlenir ve onu ay-natırdı. Kendisine, bembeyaz bir tene sahib olduğundan ötürü, «Sen Zübeyde (köpük)sin.» derdi. İşte bu lakabı yerleşti ve böyle tanındı. Asıl adı Ümmü Aziz'dir. Zübeyde, çok güzel bir hatun olup dindar, hayırsever, çok miktarda sadaka veren ve iyilik yapan biriydi.

Hatib Bağdadînin rivayetine göre hacca gitmiş ve altmış günlük hac yolculuğu esnasında 54.000.000 dirhem harcamıştı.

Halifeliğe geçişi esnasında Me'mun'a tebrikini sunarken şöyle demişti: «Seni görmeden önce ben senin yerine bu iş için kendimi tebrik ettim. Her ne kadar bir halifenin iki oğlunu kaybettimse de onların yerine bir halifenin doğurmamış olduğum oğlu bana bedel olarak verilmiş oldu. Senin gibi birisi kendisine bedel olarak verilen kimse ziyanda değildir. Elini seninle dolduran bir ana ağlamasın. Elimden aldığı çocuklarımdan ötürü bana sevap vermesini ve bana verdiği çocuklarla da beni yararlandırmasını Allah'tan diliyorum.»

Zübeyde, hicretin 216. senesinin cemaziyelevvel ayında Bağdat'ta vefat etti.

Hatib Bağdadî, Abdullah b. Mübarek'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Zübeyde'yi rüyada gördüm. Kendisine sordum:

- Allah sana nasıl muamel etti?

- Mekke yolunu yaptırmak için vurduğum ilk kazma nedeniyle Allah beni bağışladı.

- Ya bu rengindeki sarılık nedir?

- Aramıza, Bişr el-Merisî denen bir adam defnedildi. Cehennem ona öyle bir uğuldadı ki o uğultudan Ötürü vücudum tiril tiril titredi. Vucudumdaki bu sanlık işte o uğultudan ötürü meydana geldi.»

İbn Hallikan'ın anlattığına göre Zübeyde'nin yüz cariyesi vardı ve hepsi de Kur'ân-ı Azim'i ezberlemişlerdi. Bunlar onun Kur'ân okuyan cariyeleriydi. Kur'ân okumamış olanlar da vardı. Kur'ân okuyan cariyelerinin sesleri saraydan an vızıltısı gibi duyulurdu. Cariyelerinden her birine Kur'ân in onda birini okumasını vird olarak vermişti.

Rivayet olunduğuna göre ölümünden sonra kendisini rüyada görenler onun sağlığında yaptığı iyilikleri, verdiği sadakaları ve hac yolunda harcadığı emekleri kendisine sormuşlar, o da sorana şu cevabı vermişti:

«Bütün bunların sevapları sahiblerine gitti. Bize ancak seher vaktinde kıldığımız birkaç rekat namazın faydısı dokundu.»

Bu senede anlatımı burada uzun sürecek daha birçok hadiseler meydana geldi.