Kardeşinin vefat ettiği gecede halifeliğine bey'at edildi. Yani hicri 170. senenin rebiyülevvel ayının ortasında cuma gecesi, kendisine bey'at edildi. O esnada yirmiiki yaşındaydı. Yahya b. Halid b. Bermek için haber gönderdi ve onu hapisten çıkardı. Çünkü Hadi, o gece Yahya'yı ve Harun Reşid'i öldürmeye niyetlenmişti. Harun Reşid onun süt oğluydu. Harun o zaman Yahya'yı vezirliğe tayin etti. Yusuf b. Kasım b. Sabih'i de inşa katipliğine tayin etti. Yusuf b. Kasım, Harun un önünde durmuş ye İsabad'da minber üzerinde onun için bey'at almıştı.
Anlatıldığına göre o gecede Hadi vefat edince Yahya b. Halid b. dermek, Harun Reşid'in yanına gelmiş, uykuda olduğunu görünce ona şöyle demişti:
- Kalk ey mü'minlerin emiri.
- Beni ne kadar da korkutuyorsun! Eğer o adam (Hadi) senin bu yediklerini duysaydı bu onun yanında benim için çok büyük suç
olurdu, öyle değil mi?
- O adam öldü.
Yahya'nın böyle demesi üzerine Harun Reşid kalkıp oturdu ve: "Yönetim hususunda vilayetlerle ilgili olarak bana görüşlerini söyle," dedi. Yahya da ülkenin vilayetlerini bir bir anlattı. Oralara kimleri tayin edeceğini bildirdi. Harun'un, adını verdiği adamları, o vilayetlerin valiliklerine atamasını istedi. Onlar bu halde konuşurlarken bir başkası geldi ve: "Müjde ey mü'minlerin emiri, şu anda senin bir oğlun doğdu." dedi. Harun Reşid: "Onun adı Abdullah olsun. Me'mun'-duro!" dedi.
Sabah olunca kardeşi Hadi'nin cenaze namazını kıldırdı ve onu İsabad'da defnetti. Öğle namazını da mutlaka Bağdat'da kılacağına yemin etti. Cenaze işlerini tamamladıktan sonra komutan Ebu İsmet'in boynunun vurulmasını emretti. Çünkü o, Cafer b. Hadi ile beraber olmuştu. Bir zamanlar Harun Reşid köprünün üzerinden geçecek iken kalabalık meydana gelmiş, komutan Ebu İsmet ona: "Biraz bekle hele. Yerinde dur, veliahd Cafer b. Hadi geçsin." demiş; Harun Reşid de ona: 'Emire itaat ederim, emrini dinlerim." diye karşılık vermişti. Bunun üzerine Cafer ve Ebu İsmet köprüden geçmişler, Harun Reşid de zelil ve kalbi kırık bir şekilde orada beklemişti. Nihayet Harun Reşid halifeliğe geçince sözünü ettiğimiz Ebu İsmet'in boynunun vurulmasını emretmiş, sonra da Bağdat'a gitmişti.
Bağdat köprüsüne vardığında dalgıçları çağırtarak onlara şöyle demişti: "Benim burada bir yüzüğüm düşüp kayboldu. O yüzüğü babam Mehdi bana 100.000 dirheme satın almıştı. Aradan bir zaman geçtikten sonra Hadi bana haber salarak bu yüzüğü vermemi istemişti. Ben de gönderdiği elçiye teslim ettim. Elçi o yüzüğü burada düşürmüştü."
Harun Reşid köprüden geçip gittikten sonra dalgıçlar nehire dalmışlar ve yüzüğünü bulmuşlardı. Harun Reşid buna çok sevinmişti.
Harun Reşid halifeliğe geçince, Yahya b. Halid'i vezirliğe tayin etti ve ona şöyle dedi: "Halkın yönetim işini sana bıraktım. Bu sorumluluğu üzerimden çıkarıp senin omuzlarına yükledim. Dilediğin adamı yöneticiliğe tayin et, dilediğini de azlet."
İbrahim b. Musılî bu konuda şöyle bir şiir söylemişti:
"Görmez misin ki, güneş hastalanmış ve ışık vermez olmuştu. Harun halifeliğe geçince güneşin ışığı arttı.
Allah'ın emini ve cömert olan Harun'un bereketi ile güneşin ziyası fazlalaştı.
Harun güneşin padişahı, Yahya ise veziridir."
Sonra Harun Reşid, Yahya b. Halid'e, annesi Hayzuran'a danış- hiçbir konuda kesin karar vermemesini emretti. Bunun üzeri- işlerde Hayzuran'a danışılır oldu. Böylece Hayzuran'ın itine fazlalaştı, kuvveti arttı. Herşeyde hüküm verir oldu. ba Bu senede Harun Reşid, Rasûlullah (s.a.v.)'ın akrabalarına gani-etten düşen payın, Haşimiler arasında eşit miktarda dağıtılmasını
6111 Sonra Harun Reşid, zındıkları sıkı takibe aldı. Onlardan çoğunu öldürttü. .
Emin Muhammed b. Reşid b. Zübeyde, bu senede, (hicri 175. senede) şevval ayının 16'smda cuma gecesi doğdu.
Bu senede Türk asıllı hadim Ferec tarafından Tarsus şehrinin kuruluşu tamamlandı. Oraya insanlar yerleşti.
Bu senede mü'minlerin emiri Harun Reşid insanlara haccettirdi. Mekke ve Medine ahalisine bol miktarda para verdi. Anlatıldığına göre o, bu senede gaza da yapmıştır.
Bu konuda şair Davud b. Rezin şöyle bir şiir söylemiştir:
"Harun sayesinde her beldede nur ışıdı.
Onun adilane yönetimi sayesinde yol doğruldu.
O öyle bir imamdır ki, Allah'ın zatıyla meşgul oldu.
En çok ilgilendiği şey, gaza ve hac oldu.
İnsanların gözler onun yüzünün nuru karşısında kısır oldu.
Yüzünün güzelliği ve güleryüzlülüğü insanlara göründüğünde,
İnsanlar ona karşı gözlerini kıstılar.
Allah'ın emin halifesi Harun, cömerttir.
Kendisinden birşey ümid edenlere ümid ettiklerinden fazlasını verir." gitti.
Bu senede Süleyman b. Abdullah el-Bekkar, Anadolu'ya gazaya

