Bu senede Bağdat halkı, Mansur b. Mehdi'ye halife olması için teşvikte bulundular, ama o buna yanaşmadı. Bu defa Me'mun'un vekili olmasını ve hutbede onun için dua etmesini teklif ettiler. Bu tekliflerini kabul etti. Bağdatlılar, bu yüzden aralarında cereyan eden birçok savaşlardan sonra, Hasan b. Sehl'in naibi olarak Bağdat'ta bulunan Ali b. Hişam'ı kovdular.
Bu senede hırsızlar, yankesiciler ve fasıklar Bağdat ve çevresindeki köylerde umumi bir bela haline geldiler. Bunlar, adama gelip ön-Ce kendisinden Ödünç para istiyorlar, adam vermeyince evindeki tüm 6Şyalannı alıp götürüyorlardı. Bazan genç oğlanlara ve kadınlara da saldırıyorlardı. Köy halkına geliyorlar, davarlarını ve sürülerini önleme katıyorlar, beğendikleri oğlan ve kadınları da alıp götürüyorlar-J- Katr-ü Bel kasabasının mallarını yağmalamışlar, geride hiçbir şey bırakmamışlardı.
Halid ed-Deryuş adında bir adam, halkı bunlara karşı birleşmeye çağırdı. Horasanlılardan Sehl b. Selame Ebu Hatim el-Ensârî adında bir adam da bu iş için halka çağrıda bulundu. Bunların etrafında bir topluluk oluştu. Bu fasık, yankesici ve gaspçıların şerlerinden insanları korudular, onlarla savaştılar, yeryüzünde fesat çıkarmalarına engel oldular. İşler tekrar düzeldi ve eski haline döndü. Bu hadise, bu senenin şaban ve ramazan ayında vuku bulmuştu.
Bu senenin şevval ayında Hasan b. Sehl, Bağdat'a döndü, askerlerle barış yaptı. Mansur b. el Mehdi ile kendisine uyan ümera, birbirlerinden ayrıldılar.
Bu senede Me'mun, Ali er-Rıza b. Musa el-Kazım b. Cafer es-Sa-dık b. Muhammed b. Hüseyin eşŞehid b. Ali b. Ebi Talib'in kendisinden sonra veliaht olması için halktan bey'at aldı ve bu veliahdına da Âl-i Muhammed'den Rıza adını verdi. Artık siyah giysilerin»çıkarıl-masını, yerine yeşil giysilerin giyilmesini emretti. Kendisi ye askerleri de siyah giysiler yerine yeşil giysiler giydiler. Bu hükmünü bütün beldelere ve mıntıkalara yazdı. Veliahdına hicri 201. senenin ramazan ayının ikinci gecesinde, sah gecesi bey'at edildi.
Me'mun, Ali er-Rıza'nın, Ehl-i Beyt'in en hayırlı kişisi olduğunu anlamıştı. Abbasiler içerisinde; onun gibi liyakatli, onun gibi salih amel işleyen, onun gibi dindar olan başka bir kimse yoktu. Bu nedenle Me'mun onu kendisinden sonrası için veliaht tayin etti.

