El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin İkiyüzikinci Senesi

Bu senenin ilk gününde, Bağdat şehrinde İbrahim b. el-Mehdi'nin halifeliğine bey'at edildi ve Me'mun halifelikten hal' edildi. Muharrem ayının beşinde cuma günü, İbrahim b. Mehdi minbere çıktı. Halk ona bey'atta bulundu …

Bu senenin ilk gününde, Bağdat şehrinde İbrahim b. el-Mehdi'nin halifeliğine bey'at edildi ve Me'mun halifelikten hal' edildi. Muharrem ayının beşinde cuma günü, İbrahim b. Mehdi minbere çıktı. Halk ona bey'atta bulundu ve kendisine, "Mübarek" lakabı takıldı. Küfe ve Sevad topraklarına sahip oldu. Askerler kendisinden erzaklarını istediler. Biraz geciktirdi, sonra herbirine 200'er dirhem verdi. Ayrıca Se-. vad toprağından da her birine birşeyler verilmesine hükmetti. Bunun üzerine askerler Sevad'a giderek buldukları herşeyi yağmaladılar. Çiftçilerin ürünlerini ellerinden aldılar, sultanın payına düşen ürünlere de el koydular.

İbrahim b. Mehdi, Bağdat'ın doğu yakasına Abbas b. Musa el-Ha-di'yi; batı yakasına da İshak b. Musa el-Hadi'yi naib tayin etti.

Bu senede Mehdi b. Ulvan adında bir Harici ortaya çıkarak isyan hareketi başlattı. İbrahim de Harun Reşid'in oğlu Ebu İshak el-Muta-sım'ın komutasında bir ümera cemaatını bir grup askerle birlikte onun üzerine gönderdi. Onu bozguna uğrattı, tuzağını başına geçirdi.

Bu senede Ebü's-Seraya'nın kardeşi ortaya çıktı. Kûfe'de beyaz elbiseler giydi. İbrahim b. Mehdi, onu öldürecek birini üzerine saldı. Gönderilen bu adam, Ebu s-Seraya'nm kardeşini öldürdü ve kesik ba-Şmı İbrahim'e gönderdi.

Bu senenin rebiyülahir ayının 14. gecesinde gökte bir kırmızılık belirdi, sonra bu kırmızılık gitti. Semada gecenin sonuna kadar iki kızıl çizgi görüldü, gecenin sonunda bunlar da kayboldu.

ibrahim ile Me'mun'un askerleri arasında, Kûfe'de savaşlar çereyan etti. İki taraf şiddetlice çarpıştılar. İbrahim'in askerleri, siyahlar giyinmiş, Me'mun'un askerleri ise yeşiller giyinmişlerdi. Aralarındaki savaş, receb ayının sonuna kadar devam etti.

Bu senede İbrahim b. Mehdi, Sehl b. Selanıe adındaki gönüllüyü yakalatıp zindana attı. Çünkü Sehl'in etrafında iyiliği emredip kötülüğü meneden bir grup insan oluşmuştu. Bunlar her ne kadar bu güzel görevi ifa ediyorlarsa da; hadlerini aşıp sultanın aleyhinde bulunmaya başlamışlar; halkı, kitap ve sünnete uyup kıyamda bulunmaya davet etmişlerdi. Sehl'in evinin kapısı, sultan kapısına dönmüştü. Kendisinin ve adamlarının üzerinde, silahlar ve hakimiyet debdebesi vardı. Sultanın askerleri onunla savaştılar ve kendisi ile adamlarım kırıp geçirdiler. O da silahı bıraktı, kadınlar ve seyirciler arasına kaçıp evlerden birinde gizlendi. Yakalanıp İbrahim'in huzuruna getirildi. İbrahim onu zindana attı. Zindanda tam bir sene kaldı.

Bu senede Me'mun, Irak'a gitmek üzere Horasan'dan yola çıktı. Bunun sebebi de şuydu: Ali b. Musa er-Rıza, Me'mun'a, insanların Irak'ta fitne ve ihtilafa düştüklerini; Haşimilerin halka, Me'mun'un büyülenip zindana atıldığını bildirdiklerini, halkın Ali b. Musa'nın veliahtlığı için bey'at alınmasına karşı çıktığım ve Hasan b. Sehl ile İbrahim b. el-Mehdi arasında savaşlar cereyan ettiğini bildirmişti. Me'mun da ümera ve yakınlarından bir grubu yanma toplantıya çağırmış, bu durumu onlara sormuştu. Onlar da söylediklerinden sorumlu tutulmayacaklarına dair kendisinden söz aldıktan sonra, Ali er-Riza'nm sözlerini doğrulamış ve şöyle demişlerdi:

«Fadl b. Sehl, sana Harseme'nin öldürülmesini güzel gösterdi. -Oysa Harseme senin samimi adamındı. Şimdi sen, Fadl b. Sehl'i hemen öldür. Tahir b. Hüseyin'e gelince; o, senin halifeliğine zemin hazırlayıp ve halifeliğin tümüyle senin eline geçmesine yardımcı olmasına rağmen, sen onu Rakka'ya sürgün ettin. O da orada pasif bir şekilde oturmakta ve sen onu hiçbir işe karıştırmamaktasın. Her taraf kötülük kaynıyor; fitne, memleketin her tarafına dal budak salmış!»

Me'mun, bu haberlerin doğrulanması üzerine, Bağdat'a hareket etmek için etrafına emir verdi.

Fadl b. Sehl, ümera ve yakınlarının Me'mun nezdinde kendisi a-leyhinde ittifak kurduklarını anlayınca; bir kısmını dayağa çekti, bir kısmının sakallarını yoldu. Me'mun da Bağdat'a gitmek üzere yola koyuldu. Serahs'a vardığı sırada, halktan bir grup, hamamda bulunan Me'mun'un veziri Fadl b. Sehl'e saldırarak kendisini kılıçla öldürdüler. Bu hadise, bu senenin şevval ayının ikisinde, cuma günü vuku bulmuştu. Fadl, öldürüldüğünde altmış yaşında idi.

Me'mun, Qnu Öldürenlerin peşine adamlar takıp aratmaya başladı, yakalanıp getirildiler. Bunlar dört köle idi. Sonra Fadl b. Sehl'in kardeşi Hasan'a mektup yazarak başsağlığı dileğini iletti ve Fadl'm verine kendisini vezirliğe atadı. Me'mun, ramazan bayramının birinci gününde Serahs'tan hareket ederek Irak yoluna koyuldu. İbrahim b. Mehdi ise Medain'de bulunuyordu. Karşısında, Me'mun tarafından gönderilen ve kendisiyle savaşan bir askeri birlik vardı.

Bu senede Hasan b. Sehl'in kızı Boran evlendi. Ali b. Musa er-Rı-Za kızı Ümmü Habib'i gelin etti, oğlu Muhammed b. Ali b. Musa'yı da diğer kızı Ümmü Fadl ile berdel yaptırarak evlendirdi.

Bu senede Ali er-Rıza'nm kardeşi İbrahim b. Musa b. Cafer, insanlara haccettirdi ve Me'mun'dan sonra kardeşi için dua yaptı. Hac vazifesini ifa ettikten sonra Yemene döndü. Çünkü Yemen'i Handeveyh b. Ali b. Musa b. Mahan istila etmiş ve orada hakimiyetini.

ilan etmişti.

Bu senede Eyyüb b. Süveyd, Damüre, Amr b. Habib, vezir Fadl b. Sehl ve Ebu Yahya el-Hammanî vefat ettiler.