Bu senede Bizans imparatoru Tofil b. Mihail, Tarsus diyarında Müslüman cemaata saldırdı ve onlardan 1.600 kadarını öldürdü. Sonra bu durumu bir mektupla Me'mun'a bildirdi. Mektupta önce kendi adını yazdı. Me'mun, mektubunu okuyunca hemen kalkıp tekrar Bizans'a döndü. Beraberinde Şam ve Mısır naibi kardeşi Ebu İshak b. Reşid de vardı. Bizans'ta birçok yerleri barışla veya zorla fethetti. Kardeşi de otuz kaleyi fethetti. Yahya b. Eksem'i ise gizlice Tuvana'-ya gönderdi. Orada birçok beldeleri fethetti. Bazı insanları esir aldı. Kalelerin birkaçını da yaktı. Sonra garnizona döndü. Me'mun, bu senenin cemaziyelahir ayının ortasından şaban ayının ortasına kadar Bizans beldelerinde ikamet etti. Sonra Dımışk'a döndü.
Bu senenin şaban ayında Mısır'da, Abdus el-Fihrî isimli bir adam ayaklandı ve Ebu İshak b. Reşid'in naiblerine galip oldu. Bu isyanda birçok kimse kendisine tabi oldular. Me'mun, bu senenin zihicce ayının 14'ünde çarşamba günü Şam'dan çıkarak Mısır'a doğru yola koyuldu ve ileride anlatacağımız durumlar meydana geldi.
Bu senede Me'mun, Bağdat naibi İshak b. İbrahim'e mektup yazarak beş vakit namazdan sonra tekbir getirmeleri için insanlara emir vermesini söyledi. Bu uygulama ilk olarak ramazanın 14'ünde cuma günü Bağdat ve Rusafe camilerinde başlatıldı. Şöyle ki: Cemaat, namazı eda edince ayağa kalkıp üç kez tekbir alıyorlardı. Bu uygulama diğer namazlarda da sürdürüldü. Me'mun'un, hiçbir delile ve dayanağa istinad etmeksizin çıkardığı bu bid'ati, daha önce hiç kimse yapmamıştı. Ama İbn Abbas'tan rivayet edilen sahih bir hadiste sabit olduğuna göre, Rasûlullah (s.a.v.)'ın zamanında cemaatle kılınan farz namazdan sonra insanların namazın eda edildiğini bilmeleri için yü-sek sesle zikir yapılırdı. İbn Hazm ve diğer bazı âlimler bunu müste-hab saymışlardır. İbn Battal ise: «Dört mezheb de bunun müstehab olmadığı görüşündedir.» demiştir.
Nevevî de Şafiî'den rivayette bulunarak şöyle demiştir: «İnsanlar namazlardan sonra zikrin meşru olduğunu bilmeleri için böyle bir uygulama başlatılmıştı. Ama bu bilindikten sonra artık cehren tekbir almanın anlamı kalmamıştır. Nitekim İbn Abbas da cenaze namazında -insanların bunu sünnet olduğunu bilmeleri için- Fatiha'yı cehren okurdu. Buna benzer başka şeyler de vardır. Doğrusunu Allah bilir.
Ama Me'mun'un çıkardığı bu bid'at, seleften hiçbirinin kendisiyle amel etmediği uydurma bir bid'attir.
Bu senede şiddetli bir soğuk görüldü.
Bu senede insanlara geçen senenin hac emiri haccettirdi. Başkasının haccettirmiş olduğuna dair bir rivayet de vardır. Doğrusunu Allah bilir.
Bu senede Hibban b. Hilal; lügat, nahiv ve şiirde ilim sahibi olan
Abdülmelik b. Karib el-Asmaî, Muhammed b. Bekkar b. Hilal ve Hev-ze b. Halife gibi meşhur şahsiyetler vefat ettiler.

