Bu senenin aşura gününde Uceyf, gemilerle Bağdat'a girdi. Beraberinde 27.000 Zutlu vardı. Bunlar eman alarak halifenin yanma gelmişlerdi. Önceleri Bağdat'ın doğu yakasına yerleştiler. Sonra Ayn-ı Runıe'ye sürgün edildiler. Bizanslılar bunlara hücum ettiler. Baştan sona hepsini ezdiler. Bunlardan bir kişi dahi kurtlamadı. Bu, onların Bağdat'ı son görmeleri idi.
Bu senede Mutasını, asıl adı Haydar b. Kavuş olan Afşin Bey'i, Babek el-Hürremî adlı lanetli ile savaşmak üzere büyük bir ordu ile harekete geçirdi. Babek'in içi gerçekten büyümüş, gücü artmış, Azerbaycan ve çevresinde tabileri etrafa yayılmıştı. O, ilk olarak hicretin 201. senesinde ortaya çıkmıştı. Büyük bir zındık ve mel'un bir şeytandı.
Afşin yola koyuldu. Gözetleme, kaleleri onarma ve takviye kuvvetlerini yedekte tutma konularında usta bir savaşçı idi. Mutasını, Büyük Boğa ile ona ve beraberindeki askerleriyle tabilerine bol miktarda nafaka ve harçlık gönderdi. Afşin ile Babek karşı karşıya geldiler. Aralarında şiddetli savaşlar cereyan etti. Afşin, Babek'in etrafındaki zındıklardan 100.000'den fazlasını öldürdü. Babek kendi şehrine kaçtı. Aşağılanmış ve mağlup olmuş bir halde burada gizlendi. İlk olarak bu savaşta Babek'in gücü kırılmıştı. Babek ile Afşin arasında, anlatımı burada uzun sürecek savaşlar olmuştu. İbn Cerir, bu savaşları teferuatı ile anlatmıştır.
Mutasım, bu senede Bağdat'tan dışarı çıktı. Katol'a gidip orada
ikamet etti.
Bu senede Mutasım, büyük bir itibara sahip olmasına rağmen, Fadl b. Mervan'a gazaplandı. Onu vezirlikten azledip hapse attı. Mallarım elinden aldı. Yerine Muhammed b. Abdülmelik b. Zeyyad'ı tayin etti.
Bu senede geçen senenin hac emiri Salih b. Ali b. Muhammed insanlara haccettirdi.
Bu senede Adem b. Ebi İyas, Abdullah b. Reca, Affan b. Mesleme, *neşhur kurralardan Kalun ve Ebu Hüzeyfe el-Hindî gibi tanınmış Şahsiyetler vefat ettiler.

