Bu senede sınır boylarında, Ebu Harb el-Müberka el-Yenıanî a-dında bir adam Şam'da ortaya çıkarak halifeye isyan etti. Onu tanımadığım söyledi ve halkı kendisine bey'ata çağırdı.
İsyan sebebi şuydu: Askerlerden biri, kendisinin yokluğu esnasında karısının yanma girmek istemiş, karısı ona karşı direnmiş, asker de eline bir darbe vurmuş, darbenin izi bileğinde kalmıştı. Kocası Ebu Harb eve dönünce kadın, askerin suikastını ona anlatmış, o da askerin yanına giderek bir punduna getirip onu öldürmüş, sonra yüzüne peçe örterek dağ başlarına gidip saklanmıştı.
Ebu Harb, bir kimse yanına geldiğinde onu iyilik yapmaya, kötülükten menetmeye ve sultanı yermeye davet ediyordu. Çiftçiler ve birçok kimse ona tabi oldu. Etrafında çok kalabalıklar meydana geldi. Bunun Şam'a malik olan mezkûr Süfyanî olduğunu söylediler. Durumu cidden kuvvetlendi, 100.000 kadar savaşçı ona tabi oldu.
Mutasım, ölümüyle neticelenen hastalığı sırasında onun üzerine 100.000 kadar savaşçı gönderdi. Mutasını'm gönderdiği komutan, beraberindeki askerlerle Ebu Harb'in yanına geldiğinde, etrafında çok büyük bir kalabalığın bulunduğunu gördü. Bu durumda onunla savaşmaktan çekindi. Çiftçilerin tarla sürme zamanına kadar bekledi. O zaman gelince, etrafındaki adamlar dağılıp kendi tarlalarına gittiler. Yanında çok az sayıda adam kaldı. İşte bu sırada Mutasım'ın komutanı ona saldırdı ve onu esir aldı. Etrafındaki adamları da dağılıp gittiler. Mutasım'm gönderdiği müfrezenin komutanı Reca b. Eyyüb, onu alıp Mutasını'm yanma getirdi. Ebu Harb'e saldırmakta geciktiği için Mutasım onu kınadı, fakat komutan Reca: "Beraberinde 100.000 veya daha fazla adamı vardı, Cenâb-ı Allah bana imkan verinceye kadar onu bekledim ve nihayet yakaladım." diyerek kendini savundu. Mutasım da bu yararlı faaliyetinden ötürü ona teşekkür etti.
Bu senenin rebiyülevvel ayının 18'inde perşembe günü Ebu İshak Muhammed el-Mutasım Billah b. Harun Reşid b. Mehdi b. Mansur vefat etti.

