Bu senenin ramazan ayında Bizanslılar Müslümanlarla kendi aralarında yapılmış olan barış antlaşmasını bozdular. Bu antlaşmayı daha önce babası Mehdi'nin emri üzerine Harun Reşid yapmıştı. Ancak Bizanslılar bu antlaşmayı otuziki ay sürdürdüler, sonra bozdular. Bunun üzerine Cezire naibi, Bizanslılar üzerine bir süvari birliği gönderdi. Bu birlik Bizanslılar'dan bazılarını öldürdü, bazılarını esir aldı. Genimet elde ederek salimen geri döndü.
Bu senede halife Mehdi işlerin idaresiyle ilgili divanlar tuttu. Emeviler daha önce bunu bilmiyorlardı.
Bu senede, kendisine İbn Rayta denilen Ali b. Muhammed el-Mehdi insanlara haccettirdi.
Bu senede Hasan b. Yezid b. Hasan b. Ali b. Ebi Talib vefat etti. Mansur onu Medine valiliğine tayin etmişti. Beş yıl müddetle bu görevi sürdürdükten sonra Mansur ona gazaplanmış, onu dövmüş, hapse attırmış ve tüm malını müsadere etmişti.
Bu senede Hammad Acrud da vefat etmişti. Hammad, zarif bir kimse olup şairdi. Ancak ciddiyetsiz şeyler söylerdi. Velid b. Yezid ile muaşerette bulunur, Beşşar b. Bürd'ü hicvederdi. Mehdi'nin yanına gelmiş, Kûfe'ye yerleşmiş ve zındıklıkla suçlanmıştı.
"Tabakatü'ş-Şuarâ" adlı eserde İbn Kuteybe, onunla ilgili olarak şöyle demiştir: «Kûfe'de üç Hammad vardır ki, bunlar zındıklıkla suçlanmışlardır: Hammad er-Raviye, Hammad Acrud ve Hammad b. Zibrikan en-Nahvî. Bunlar şair kimseler olup ciddiyetsizlik yaparlardı.»
Bu senede vefat edenler arasında, Harice b. Mus'ab ile Suvar'dan sonra Basra kadılığı yapan Abdullah b. Hasan b. Husayn b. Ebi'l-Ha-san el-Basrî de bulunmaktadır. Bu zat Halid el-Hizza, Davud b. Ebi Hind ve Said el-Cerirî'den hadis dinlemiştir. İbn Mehdi de kendisinden hadis rivayet etmiştir. Sika bir ravi olup fakih bir kimseydi. Seçilmiş hadisleri vardır. Usul ve füruda görülmemiş meseleler ona nisbet edilir. Kendisine bir mesele sorulduğunda yanlış cevap verince soru soran: "Bu meselenin hükmü şöyle ve şöyledir." demiş. Bunun üzerine başını bir süre önüne eğmiş, sonra şöyle cevap vermişti: "Ben söylediğim sözümden geri dönersem küçülürüm, ama olsun. Hak yolda kuyruk olmak benim için batıl yolda baş olmaktan daha hoştur."
Bu senenin zilkade ayında vefat etti. Bu seneden on sene sonra vefat etmiş olduğuna dair zayıf bir rivayet de vardır. Doğrusunu Allah bilir.
Bu senede vefat eden meşhur şahsiyetler arasında Mısır kadısı Gavs b. Süleyman b. Ziyad b. Rebia Ebu Yahya el-Cermî de vardır Bu zat seçkin âlimlerdendi. Mansur ve Mehdi'nin zamanında üç defa Mısır kadılığına atanmıştı.
Bu senede vefat eden meşhur şahsiyetler arasında Füleyh b. Süleyman, Kays b. er-Rebi, Muhammed b. Abdullah b. Ülase b. Alkame b. Malik, Ebu Yüsr el-Ukaylî de bulunmaktadır.
Ebu Yüsr, Mehdi zamanında Bağdat'ın doğu yakasının kadısı idi. Batı yakasının kadısı ise Afiye b. Yezid idi. ibn Ülase'ye, "Cinlerin kadısı" denilirdi. Çünkü bir kuyu vardı ki oradan su alan kimseyi cinler çarpıyorlardı. Bunun üzerine İbn Ülase kuyuya gidip şöyle seslenmişti: "Ey cinler! Geceleri bu kuyunun size ait olmasına, gündüzleri de bize ait olmasına hüküm verdik!" Onun böyle hüküm vermesinden sonra gündüzleri o kuyudan su alan kimseye cinler artık musallat olmadılar.
İbn Main'in ifadesine göre İbn Ülase, sika bir ravidir. Buhari'nin ifadesine göre ise, onun hafızasında bir miktar hadis vardır.

