El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Yüzdoksandokuzuncu Senesi

Bu senede Me'mun tarafından vali olarak atanan Hasan b. Sehl Bağdat'a geldi. Bağdat'ın çeşitli kasabalarına kendi vekillerim gönderdi. Tahir; Cezire, Şam, Mısır ve Mağrib beldelerinin valiliğine; Harseme de Horasan …

Bu senede Me'mun tarafından vali olarak atanan Hasan b. Sehl Bağdat'a geldi. Bağdat'ın çeşitli kasabalarına kendi vekillerim gönderdi. Tahir; Cezire, Şam, Mısır ve Mağrib beldelerinin valiliğine; Harseme de Horasan valiliğine gitti.

Geçen senenin sonlarında zilhicce ayında Hasan el-Hereş ortaya çıkarak Muhammed ailesinden Rıza'ya bey'at etmeleri için halka çağrıda bulunmuş ve vergiler toplamıştı. Hayvanları yağmalayıp ülkede fesad çıkarmıştı. Me'mun, onun üzerine bir grup asker gönderdi ve bu senenin muharrem ayında kendisini öldürttü.

Bu senede Kûfe'de Muhammed b. İbrahim b. İsamail b. İbrahim b. Hasan b. Hasan b. Ali b. Ebi Talib, cemaziyelahir ayının onunda perşembe günü ortaya çıkarak halkı Muhammed ailesinden Rıza'ya bey'at etmeye, kitap ve sünnetle amelde bulunmaya davet etti. Kendisine İbn Taba Taba deniliyordu. İbn Taba Taba, kendi işlerinin idaresi ve savaş işlerinin yürütülmesi için Ebü's-Seraya es-Sırri b. Mansur eş-Şeybanî'yi görevlendirmişti. Kûfeliler, ona muvafakat ettiler. Uzaklardan gelerek etrafında toplandılar. Küfe çevresindeki bedeviler de ona geldiler.

Kûfe'de, Hasan b. Sehl tarafından atanan naib Süleyman b. Ebi Cafer el-Mansur vardı. Hasan b. Sehl, İbn Taba Taba'ya haber göndererek kendisim kınayıp ayıpladı. Onun üzerine, Zahir b. Zübeyr b. Müseyyeb komutasında 10.000 süvari gönderdi. İki taraf Küfe dışında savaştılar. Taba Taba'nın askerleri Zahir'i bozguna uğrattılar, or-dugahındaki eşyaları yağmaladılar. Bu hadise bu senenin cemaziyelahir ayının sonunda, çarşamba günü meydana gelmişti. Ertesi gün Şiilerin emiri İbn Taba Taba, ani bir şekilde öldü. Bir rivayette anlatıldığına göre, Ebü's-Seraya onu zehirlemiş, yerine Muhammed b. Zeyd b. Ali b. Hüseyin b. Ali b. Ebi Talib adında genç bir delikanlıyı geçirmişti. Zahir de beraberindeki geri kalan adamlarıyla geri çekilerek ibn Hübeyre kasrına gitmişti.

Hasan b. Sehl, Abdus b. Muhammed komutasında 4.000 süvariyi Fahir'e takviye kuvveti olarak gönderdi. Bu birlik, Ebü's-Seraya ile karŞÜaştığında Ebü's-Seraya bunları bozguna uğrattı ve Abdus'un ^damlarından bir kişi dahi kurtulamadı. Bundan sonra Talibiler bu DeWelere yayıldılar. Ebü's-Seraya, Kûfe'de kendi adına dirhem ve di-ar bastırdı, üzerine de şu ayet-i kerimeyi yazdırdı: «Doğrusu Allah, kendi uğrunda, kenetlenmiş bir duvar gibi sıra halinde savaşanları sever.» (es-Saff, 4.)

Sonra Ebü's-Seraya, askerlerini Basra, Vasıt ve Medain'e gönderdi. Bu birlikler, oradaki naipleri bozguna uğratarak sözü edilen şehirlere zorla girdiler. Kuvvetleri fazlalaştı.

Hasan b. Sehl, bu durumdan kaygılanarak Harseme'ye bir mektup yazıp Ebü's-Seraya ile savaşmak üzere kendisinin yardıma çağırdı. Ama Harseme önce bu çağrıya icabet etmedi. Daha sonra geldi Ebü's-Seraya'nın karşısına çıktı. Ebü's-Seraya defalarca mağlup oldu. Geri püskürtüldü. Nihayet Küfe'ye kadar geri gitti. Talibiler, Kûfe'de-ki Abbasilerin evlerine hücum edip oraları yağmaladılar. Tarlaları ve çiftlikleri tahrib ettiler. Çok çirkin işler yaptılar.

Ebü's-Seraya, Medain halkına haber gönderip onları yardıma çağırdı. Onlar da bu çağrısına icabet ettiler.

Sonra Mekke'ye hac işlerini yürütmek üzere Hüseyin b. Hasan el-Eftas'ı gönderdi. Ama Hüseyin alenen Mekke'ye girmekten korktu. Mekke naibi Davud b. İsa b. Musa b. Ali b. Abdullah b. Abbas onun gelmekten olduğunu duyunca korkarak Mekke'den kaçıp Irak'a gitti. İnsanlar üç gün imamsız kaldılar. Müezzin Ahmed b. Muhammed b. Velid el-Ezrakî'den imamlık yapmasını istediklerinde, o imamlık yapmaya yanaşmadı. Mekke kadısı Muhammed b. Abdurrahman el-Mah-zumî'den imamlık yapmasını istediler. O da bu isteği yerine getirmedi ve: «Kim için dua edeceğim? Artık beldelerin naibleri kaçıp gitmişler.» dedi. Bunun üzerine Mekkeliler bir adamı öne geçirdikler. O adam halka öğle ve ikindi namazlarını kıldırdı.

Bu haber Hüseyin el-Eftas'a ulaştırılınca o akşam namazı vaktinden önce on adamıyla birlikte Mekke'ye girdi. Ka'be'yi tavaf etti. Sonra geceleyin Arafat'a gidip vakfe yaptı. Cemaata sabah namazını Müzdelife'de kıldırdı. Hac menasikinin ifa edileceği diğer günlerde Mina'da kaldı. Halk, imamsız olarak Arafat'tan Mekke'ye döndü.

Bu senede İshak b. Süleyman, İbn Nünıeyr, İbn Sabur, Muti el-Belhî'nin babası Arar el-Anbarî ve Yunus b. Bükeyr vefat ettiler.