Bu senede Humuslular, valilerini hal' ettiler. Emin de onların bu isteği üzerine valilerini görevden aldı. Başlarına Abdullah b. Said el-Hireşî'yi atadı. O da Humuslulann önde gelenlerinden bir grup insanı Öldürdü ve çevreyi yaktı. Halk ondan eman dileyince onlara eman verdi. Sonra tekrar ayaklandıklarında, birçoklarının boynunu vurdu.
Bu senede Emin, kardeşi Kasım'ı, Cezire ve sınır boyları valiliğinden azlederek yerine Huzeyme b. Hazim'i atadı, kardeşi Kasımın da Bağdat'ta, yanında ikamet etmesini emretti.
Emin, bütün şehirlerde minberler üzerinde oğlu Musa, ondan sonra da kardeşi Me'mun, Me'mun'dan sonra da kardeşi Kasım için dua edilmesini emretti. Kendisinden sonra oğlu Musa'yı veliahd tayin etti ve onu «Hakkı söyleyen» diye adlandırdı.
Emin, aralarında anlaştıkları gibi kardeşlerine vefakarca davranma niyetindeydi ve bu niyetine bağlı kaldı. Fakat bir süre sonra Fadl b. Rebi, onun kardeşleri hakkındaki bu niyetini değiştirdi. Fadl, Me'mun ile Kasım'ı veliahdlıktan azletme işini ona güzel gösterdi, Me'mun'u onun gözünde küçük düşürdü. Fadl b. Rebi, Me'mun'dan korktuğu için halifeyi bu işe sürükledi. Me'mun halifeliğe geçtiği takdirde, kendisini haciblikten azledecek diye düşünüyordu. Emin de Padl'ın bu isteğine uydu. Oğlu Musa için minberlerde dua edilmesini emretti ve kendisinden sonra oğlu Musa'nın veliahd olacağını ilan etti. Bu hadise bu senenin rebiyülevvel ayında vuku buldu.
Me'mun, postanın kendisinden kesildiğini, adının sikkelerde vurulmadığını duyunca Emin'i protesto etti.
Rafi b. Leys de Me'mun'a adam göndererek eman diledi. Me'mun ona eman verince beraberindeki adamlarıyla birlikte yanına gitti Me'mun kendisine ikramda bulunup saygı gösterdi. Rafi'in ardı sıra Herseme geldi. Me'nıun, onu ayan ve eşrafla birlikte karşıladı ve muhafız kuvvetleri komutanlığına tayin etti.
Emin, askerlerin, kardeşi Me'mun'un etrafında toplandıklarını duyunca bundan hoşlanmadı ve Me'mun'a bir mektup yazdı. Büyük komutanlardan üçünü de elçi olarak gönderdi. Kendisine, oğlu Musa'yı veliahdlıkta Me'mun'dan Önceye almasını onaylamasını emretti ve oğlu Musa'ya «Hakkı söyleyen» adını verdiğini bildirdi.
Ancak Me'mun, bu işe muvafakat etmeyeceğini açıkladı. Emirler ve komutanlar, kardeşi Emin'in bu tasarrufunu onaylaması konusunda onu yumuşatmaya çalıştılar. Fakat o kesinlikle bunu onaylamadı. Abbas b. Musa b. İsa ona şöyle dedi: «Babam da kendini veliahdlıktan hal' etmişti, ne oldu?» Me'mun ona: «Senin baban yaramaz bir kimseydi.» diye karşılık verdi. Sonra Me'mun, Abbas'ı ümitlendirdi, ona vaadlerde bulundu. Nihayet o da Me'mun'un halifeliğine bey'at etti. Sonra Bağdat'a dönünce Emin'in durumunu bildirdi, bu hususta ona nasihat verdi.
Elçiler Emin'in yanına döndüklerinde, kardeşi Me'mun'un söylediklerini ona ilettiler. O esnada Fadl b. Rebi de Me'mun'u hal' etmesi için Emin'i iyiden iyiye teşvik etmekteydi. Neticede Emin, Me'mun'u hal1 etti. Bütün beldelerde oğlu Musa için minberlerde dua edilmesini emretti. Ayrıca, Me'mun'un aleyhinde konuşacak ve onun kötülüklerini anlatacak bazı kimseleri görevlendirdiler. Mekke'ye adam göndererek Harun Reşid'in yazıp Ka'be'ye koyduğu yazıyı aldılar. Emin, o belgeyi parçaladı. "Hakkı söyleyen" adıyla adlandırdığı oğlu Musa için bey1 atı te'kid ettirdi.
Böylece Emin ile Me'mun arasında, anlatımı burada uzun sürecek bazı yazışmalar cereyan etti. İbn Cerir, bu yazışmaların tümünü "Tarih'ınde anlatmıştır.
Sonra Emin ile Me'mun'dan her biri, bulundukları bölgeyi ellerinde tutmakla yetindiler. Buraları istihkam ettiler, askerlerim ve ordularını hazırlayıp teçhiz ettiler, reayayı etraflarında topladılar.
Bu senede Bizanslılar, imparatorları Mihail'e ihanet ederek suikastta bulunma teşebbüsünde bulundular. O da tahtı bıraktı ve kaçtı. Bizanslılar da ondan sonra başlarına İlyon'u imparator olarak geçirdiler.
Bu senede Hicaz valisi Davud b. İsa, insanlara haccettirdi. Haccettiren kişinin, Ali b. er-Reşid olduğu da söylenir.

