El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Yüzdoksansekizinci Senesi

Bu senede Hüzeyme b. Hazini, Muhammed el-Emin'den ayrılarak Tahir'den eman aldı. Harseme b. A'yün de doğu tarafından Bağdat şehrine girdi. Bu senenin muharrem ayının sekizinde çarşamda günü Hüzeyme b. Hazim ile Muhammed …

Bu senede Hüzeyme b. Hazini, Muhammed el-Emin'den ayrılarak Tahir'den eman aldı. Harseme b. A'yün de doğu tarafından Bağdat şehrine girdi. Bu senenin muharrem ayının sekizinde çarşamda günü Hüzeyme b. Hazim ile Muhammed b. Ali b. İsa, Bağdat köprüsüne hücum ederek köprüyü ele geçirdiler. Bayraklarını köprüye diktiler. Halkı, Abdullah el-Me'munrun halifeliğine bey'ata bulunmaya ve Muhammed el-Emin'i halifelikten hal' etmeye çağırdılar. Perşembe günü de Tahir, doğu yakasından şehre girdi ve bizzat savaşa girişti. Evine kapanan kimselerin güvende olacaklarını duyurdu. Darürrekik ve Kerh mıntıkasında ve diğer yerlerde savaşlar cereyan etti. Ebu Cafer, Huld ve Zübeyde saraylarını kuşattılar. Surlar üzerinden ve Zübeyde kasrı hizasından mancınıklarla şehri dövdüler.

Emin, annesini ve oğlunu yanına alarak Ebu Cafer sarayına taşındı. Yolda iken insanlann çoğu ondan kaçıyordu. Kimsenin kimseye baktığı yoktu. Nihayet Emin, Ebu Cafer sarayına girdi. Daha Önceki ikametgahı olan Huld sarayına mancınıklarla çok taşlar yağdırıl

Ötürü oradan çıkıp bu saraya taşınmıştı. Huld sarayındaki invnietli eşyaların, halıların yakılmasını emretti. Sonra kendisini şiddetli bir kuşatma altına aldılar. Bu kadar sıkıntılı bir halde bulunu-vorken ve kuşatma altında olup ölümle yüzyüze gelmiş olduğu halde, bir gece av iŞ1^111^ saraydan çıkıp Dicle kıyısına gitmiş, kendisine iç-iri ve cariye getirilmesini emretmişti. Yanına gelen cariye şarkı okumaya başlamıştı. Ama hep ayrılık ve veda şarkılarıyla ölümü işleyen ifadeler kullandı. Emin ona başka şarkılar okumasını söyleyince cariye buna benzer başka şarkıları okuyordu. Nihayet en son şu şarkıyı okumaya başladı:

"Hareket ve sükunun Rabbine yemin ederim ki,

Ölümlerin pek çok tuzağı vardır.

Gece ile gündüzün birbirlerini izlemesi ve gökteki yıldızların kendi yörüngelerinde dönmeleri ancak hakimiyetin bir sultandan başka bir sultana geçmesi ve eski sultanın hükmünün sona erip başka bir , sultanın başa geçmesi içindir.

Arşın hükümdarına gelince onun hakimiyeti ebedidir.

Fani değildir, ortağı da yoktur."

Emin, bu şarkıyı okuyan cariyeye sövdü ve onu yanından kovdu. Bu sırada bir bardak kırıldı. Emin de bunu uğursuzluk alameti saydı. Cariye gittikten sonra Emin, bir adamın yüksek sesle şu ayet-i kerimeyi okuduğunu işitti;

"Sorduğunuz iş, işte böylece kesinleşmiştir." (Yûsuf, 4i.)

Emin bu ayet-i kerimeyi duyunca, yanında oturmakta olan arkadaşına: 'Yazıklar olsun sana, birşey duymadın mı?" diye sordu. Aradan bir veya iki gece geçtikten sonra, bu senenin safer ayının dördünde pazar günü, Emin öldürüldü.

Emin, çok sıkıntı çekmişti, kuşatma altında iken durumu cidden zorlaşmıştı. Öyle ki, yiyecek ve içeceği kalmamıştı. Bir gece acıkmıştı; kendisine, ancak bütün aramalardan sonra ancak bir parça ekmek ve de tavuk eti getirmişlerdi. Yemekten sonra su istemişti, ama kendisine su getirememişlerdi, o da sussuz olarak yatmıştı. Sabah olunca da su içmeden öldürüldü.