İbn Cerir dedi ki: Bu senenin muharrem ayında Fadl b. Yahya vefat etti.
îbn Cevzî de şöyle demiştir: Fadl -önceki sayfalarda da anlatıldığı gibi- hicretin 192. senesinde vefat etti.
İbn Cerir'in sözü, doğruya daha yakındır.
Bu senede Said el-Cevherî de vefat etmiştir. Yine bu senede Harun Reşid, Cürcan'a gitti. Ali b. İsa'nın hazineleri kendisine sunuldu. Bu hazineler 1.500 deve üzerinde taşınıyordu. Cürcan'a gidişi, safer ayında olmuştu. Oradan da hasta halde iken Tus şehrine gitti ve orada iken vefat etti.
Irak valisi Herseme, orada Rafı b. Leys ile karşılaştı. Herseme, Rafî'i yenip bozguna uğrattı, Buhara'yı fethetti. Rafi'in kardeşi Beşir b. Leys'i esir alıp yolculuğa dayanamayacak duruma geldiği için Tus'-ta bulunan Harun Reşid'e gönderdi.
Beşir, Harun Reşid'in huzuruna vardığında ondan merhamet dilendi, ama Harun Reşid onun bu dileğini kabul etmeyip şöyle dedi: «Allah'a yemin ederim ki, ömrüm sona erse de sadece senin öldürülmeni emredecek kadar dudağımı kımıldatacak ömrüm kalsa, yine de seni öldürtürüm!» Böyle dedikten sonra bir kasabı huzuruna çağırttı ve Beşir'i gözlerinin önünde ondört parçaya ayırttı. Bundan sonra ellerini semaya kaldırıp Beşir'in kardeşi Rafî'i de eline geçirmesi için Allah'a dua etti.

