Bu senede halife Mansur, Ömer b. Hafs'ı Sind valiliğinden azletti, yerine Hişam b. Amr et-Talibî'yi
atadı. Ömer b. Hafs'ı azletmesinin sebebi şuydu: Muhammed b. Abdullah b. Hasan ayaklandığında,
Ester lakabıyla tanınan oğlu Abdullah'ı bir grup adamıyla, hediyeler ve asil atlarla birlikte Sind valisi Ömer b. Hafs'a göndermiş, o da onları ve hediyelerim kabul etmişti. Bu misafirler onu gizlice Muhammed b. Abdullah b. Hasan'ın halifeliğine bey'atta bulunmaya davet.etmişler, o da bunların davetine icabet etmiş ve beyaz elbiseler giyinmişti. Muhammed b. Abdullah'ın Medine'de öldürüldüğüne dair haber gelince moralleri bozuldu. Güçlerini kaybettiler. Abdullah b. Muhammed'den özür dilemeye başladılar. Abdullah da ona: «Ben, kendi başıma bir iş gelmesinden korkuyorum.» dedi. Fakat Sind valisi Ömer b. Hafs ona şu öğüdü verdi:
«Seni, toprağımızın bitişiğindeki müşrik hükümdarlardan birine göndereceğim. Bu kimse, insanlar arasında Rasûlullah (s.a.v.)'a en çok saygı gösteren kimsedir. Senin, Rasûlullah sülalesinden olduğunu anladığı zaman seni sevecektir.»
Abdullah da Ömer b. Hafs'ın bu teklifini kabul etti ve o müşn* hükümdarın yanına gitti. Onun yanında güven buldu. Abdullah, Zey dilerden oluşan bir grupla yola koyuldu. Büyük bir askeri birliği11 ** fakatinde avlanmaya başladı. Etrafında bir grup adam toplandı, ley diler cemaatı çoğaldı.
Halife Mansur'a gelince o, bu yaptıklarından Ötürü Sind vali
Ömer b. Hafs'ı kınadı ve kendisine bir kınama mektubu gönderdi. Ko-utanlardan biri Ömer b. Hafs'a dedi ki: «Beni halife Mansur'a gön-*? r bu işi bana bırak, senin namına ondan özür dileyeceğim. Eğer Vurtulursam ne âlâ, aksi takdirde sen ve senin yanındaki komutanlar in canımı feda etmiş ve sizler için bir fidye olmuş olurum.»
Ömer b. Hafs, bu adamı halife Mansur'a bu işi halletmek üzere içi olarak gönderdi. Fakat adam, halifenin huzuruna girer girmez Mansur onun boynunun vurulmasını emretti. Ömer b. Hafs'a da mektup yazarak kendisini Sind valiliğinden azlettiğini, onu İfrikiye valisinin yerine atadığını bildirdi.
Mansur, Hişam b. Amr'ı Sind valiliğine gönderirken kendisine, Abdullah b. Muhammedi ele geçirmek için işi sıkı tutmasını emretti. Ancak o bu emri ağırdan aldı, işi savsakladı. Mansur da onu sıkıştırmak için mektuplar gönderdi. Sonra tesadüfen Hişam b. Amr'ın kardeşi Seyf ile Abdullah b. Muhammed bir yerde karşılaşıp savaştılar. Abdullah ve adamlarının tamamı öldürüldüler. Ölüler arasında cesedi tesbit edilemedi. Böylece ele geçirilemedi.
Hişam b. Amr, bu durumu bir mektupla Mansur'a bildirdi, Abdullah b. Müharnmed'in Ölüm haberini iletti. Hişam da bundan ötürü teşekkür mektubu gönderdi. Abdullah b. Muhammed'i barındıran ve himayesine alan hükümdarla savaşmasını emretti. Abdullah b. Mu-hammed'in o müşrik hükümdarın beldesinde bir cariye ile evlendiğini ve cariyenin ona Muhammed adında bir erkek çocuk doğurduğunu da mektubuna ekledi. «Eğer o hükümdarı mağlup edersen, Abdullah'ın oğlunu canlı olarak muhafaza et.» dedi.
Hişam b. Amr da o müşrik hükümdara giderek kendisiyle savaştı ve onu mağlup etti. Ülkesini, mallarını, ürünlerini ele geçirdi. Fetih haberi ile birlikte ganimetlerin beşte birini, müşrik hükümdarı ve Abdullah b. Muhammed'in oğlunu Mansur'a gönderdi. Mansur, buna çok sevindi. Abdullah b. Muhammed'in oğlunu Medine'ye gönderdi. Ayrıca Medine valisine bir mektup yazarak o çocuğunun nesebinin sahih olduğunu bildirdi. Onu, ailesinin yanında kalsın ve nesebi zayi olmasın diye ailesine vermesini emretti. O çocuğa Ebu 1-Hasan b. Ester deniliyordu.
Bu senede Mansur'un oğlu Mehdi, Horasandan kalkıp babasını ziyarete geldi. Babası Mansur ile komutanlar ve devlet büyükleri onu yolda karşıladılar.
Bundan sonra beldelerin, Şam'ın ve diğer yerlerin naibleri Man-sur un ziyaretine geldiler. Selamet ve zaferi nedeniyle onu tebrik etti-r- Kendisine, sayılamayacak ve evsafı anlatılamayacak hediye ve armağanlar getirdiler.

