El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Yüzotuzbirînci Senesi

Bu senenin muharrem ayında Kahtabe b. Şebib, oğlu Hasan'ı, Nasr b. Seyyarla savaşması için Komes'e gönderdi. Peşi sıra takviye birlikler de gönderdi. Bunların bir kısmı Nasr'm üzerine yürüdüler. Bunun üzerine Nasr, …

Bu senenin muharrem ayında Kahtabe b. Şebib, oğlu Hasan'ı, Nasr b. Seyyarla savaşması için Komes'e gönderdi. Peşi sıra takviye birlikler de gönderdi. Bunların bir kısmı Nasr'm üzerine yürüdüler.

Bunun üzerine Nasr, oradan ayrılarak Rey'e gitti. Burada iki gün kaldıktan sonra hastalandı. Rey'den ayrılıp Hemedan'a gitti. Fakat yolda Hemedan'a yakın bir yer olan Save'ye vardığında vefat etti. Tarih, hicri 131. senenin rebiyülevvel ayının 12. günü idi. Nasr, vefat etsırada seksenbeş yaşında bulunuyordu.

Nasr vefat edince Ebu Müslim ve adamları Horasan'a hakim ol-ı r İyiden iyiye güçlendiler. Kahtabe de Cürcan'dan hareket etti. 4U ,en Ziyad b. Zürare el-Kuşeyrî'yi gönderdi. Ziyad, Ebu Müslim'e A ı&una pişman olmuştu. Orduyu terketti. Bir grup adamını yanına Uf ak İbn Dubare'nin yanma gitmek üzere İsfahan yoluna koyuldu, trhtabe, onun peşine askerler gönderdi. Adamlarının çoğunu öldür-îrler. Kahtabe'nin kendisi de peşinden geldi. Humus'a vardı. Oğlu U san'ın Komes'i fethettiğini gördü. Orada ikamete başladı. Oğlunu k ndinden önce Rey'e gönderdi. Sonra kendisi de peşinden yola koldu Geldiğinde Rey şehrinin de fethedildiğini gördü. Orada ikame-t başladı ve durumu bir mektupla Ebu Müslim'e bildirdi. Ebu Müs-Vm de Merv şehrinden göçüp Nişabur'a vardı ve orada konakladı. Artık durumu güçlenmişti.

Kahtabe, Rey şehrine girdikten sonra oğlu Hasan'ı kendisinden önce Hemedan'a gönderdi. Hasan, Hemedan'a yaklaştığında Malik b. Ethem ve Şamlılarla Horasanlılardan oluşan bir grup asker oradan çıkıp gittiler, Nihavend'e yerleştiler. Hasan da Hemedan'ı fethetti. Sonra onları takib ederek Nihavend'e gitti. Babası Kahtabe de ona takviye birlikler gönderdi. Hasan, Nihavend'i kuşatma altına aldı ve nihayet orayı fethetti.

Bu senede Amir b. Dubare vefat etti.'Bunun sebebi şuydu: İbn Hübeyre ona mektup yazarak Kahtabe'nin üzerine gitmesini emretmiş; ona takviye askeri birlikler göndermişti. İbn Dubare de Kahtabe'nin üzerine gitmiş ve 20.000 askeri olan Kahtabe ile karşı karşıya gelmişti. İki taraf karşılaştıklarında Kahtabe ve adamları Kur'ân sayfalarını bunlara karşı kaldırmış, aralarından bir münadi bunlara Şöyle seslenmişti: "Ey Şamlılar! Sizi, bu1 mushafta bulunan hükme davet ediyoruz!" İbn Hübeyre'nin askerleri bu münadiye ve Kahta-be'ye sövmeye başlamışlardı. Kahtabe de adamlarına, bunlara hücum etmelerini emretmiş, ancak aralarında büyük savaş olmadan İbn Dubare'nin adamları bozguna uğramışlardı. Kahtabe'nin adamları da ft>n Dubare'nin askerlerini kovalamışlar ve çoklarını öldürmüşlerdi. Yürekli bir asker olduğundan ötürü kaçmadığı için ordugahta duran °n Dubare'yi de öldürmüşler, sayılamayacak ve evsafi belirtilemeye-Ce« kadar çok malı ganimet olarak ele geçirmişlerdi.

Bu seneae Kahtabe, Nihavend'i şiddetli bir kuşatma altına aldı.

ri[ada bulunan Şamlılar, şehir halkından kapıyı açmalarına izin ve-

besini istediler. Kendilerine izin verildikten sonra kapılar açıldı.

o^ı ılar> Nihavend halkı için Kahtabe'den eman dilediler. Kahtabe,

a^a 6™an verdi.

Şehirde bulunan Horasanlılar, Şamlılara dediler ki: "Ne yaptırznız?" Şamlılar da onlara: "Hem kendimiz için hem de sizin için emau aldık." diye karşılık verince Horasanlılar, güvende olduklarım sanarak kaleden dışarı çıktılar. Kahtabe, yanındaki komutanlara şu talimatı verdi: "Horasanlılardan ele geçirdiğiniz esirlerin boynunu vurun ve kesik başını bize getirin." Komutanlar, talimatın gereğini yaptılar. Böylece Ebu Müslim el-Horasanî'den kaçmış olan Horasanlılardan bir tek kişi bile orada sağ bırakılmadı. Şamlılar ise serbest bırakıldı-lar. Kendilerine tanınan enıanın gereği yapıldı. Onlara teminat veril. di. Yalnız düşmanla işbirliği yapmamaları için kendilerinden söz alındı.

Sonra Kahtabe, Ebu Avn'ı.Şehr-i Zor'a gönderdi. Ebu Müslim'in emri üzerine ona 30.000 asker verdi. Ebu Avn, Şehr-i Zor'u fethetti. Vali Osman b. Süfyan'ı öldürdü. Başka bir rivayette anlatıldığına göre vali Osman öldürülmemiş, aksine o, Musul'a ve Cezire'ye göçmüştür. Ebu Avn, bu fetih müjdesini de Kahtabe'ye bildirmişti. Kahtabe ile Ebu Müslim'in bu yaptıklarını haber alan Mervan, Harran'dan kalkıp Zad-ı Ekber denen yere gitmişti.

Bu senede Kahtabe, büyük bir ordu ile Irak valisi Yezid b. Ömer b. Hübeyre'nin üzerine gitti. Yanına yaklaştığında İbn Hübeyre, gerilemeye başladı. Gerilemeye devam etti. Nihayet Fırat'ı aştı. Kahtabe de geldi, onu takip ederek Fırat'ı aştı. İnşaallah, hicretin 132. senesi olaylarından bahsederken bu ikisi arasında cereyan eden savaşları anlatacağız.

2.Bölüm