Bu senede Yahya b. Abdullah b. Hasan b. Hasan b. Ali b.Ebi Ta-lib, Deylem diyarında isyan etti. Çok sayıda insan ve büyük kalabalıklar ona tabi oldular, kuvveti arttı. Çeşitli mıntıkalardan ve şehirlerden insanlar göçüp yanma geldiler. Harun Reşid bundan rahatsız oldu. Fadl b. Yahya b. Halid b. Bermek'i, 50.000 askerle üzerine gönderdi. Kûrı Cebel, Rey, Cürcan, Taberistan, Komes ve havalisinde Fadl'ı yetkili kıldı. Fadl b. Yahya, büyük bir alâyişle oraya doğru yola koyuldu. Her konakta Harun Reşid'in mektupları özel ulak vasıtasıyla Fadl b. Yahya'ya ulaşıyor, ayrıca Harun Reşid ona çeşitli armağanlar gönderiyor, ihsanlarda bulunuyordu.
Öte yandan Harun Reşid, Deylem hükümdarına mektup yazarak Yahya'nın kendilerine ulaştırılmasına yardımcı olması durumunda 1.000.000 dirhem vereceğini vaad etti. Fadl da Yahya b. Abdullah'a mektuplar yazıp kâh tehdid ederek, kâh birşeyler vaad ederek kimi zaman da ümidlendirip rağbet ettirerek kendisine teslim olması durumunda Harun Reşid'in yanında onu affettirme girişiminde bulunacağını söyledi. Yahya, Harun Reşid'in bizzat kendi eliyle eman yazısı yazıp göndermesi durumunda ancak teslim olacağını söyledi. Fadl da bu durumu bir mektupla Harun Reşid'e bildirdi. Harun Reşid buna Çok sevindi. Fadl'm Harun Reşid yanında itibarı yükseldi. Harun Reşid, bunun üzerine Yahya için kendi eliyle bir eman ku yazdı. Emannameye fikıhçıları ve Haşimilerin önde gelenle- şahit tuttu. Şahitler arasında Abdüssamed b. Ali de vardı. Harun id bu emannameyi, birçok armağanlarla birlikte Fadl ve adamla-, Yahya'ya teslim etmeleri için gönderdi. Fadl ve adamları bu görevi yerine getirdiler, emannameyi ve armağanları Yahya'ya teslim ettiler.
Sonra kendisini alıp Bağdat'a getirdiler. Harun Reşid onu karsı, ladı, ona ikramda bulundu. Bol miktarda armağanlar ve bağışlar verdi.
Bermek ailesi Harun Reşid'e büyük hizmetlerde bulundular. Öv leki Yahya b. Halid: "Ben ve oğlum bizzat ona hizmette bulunduk " demiştir. Yahya b. Halid'i Harun Reşid'in yanına getiren Fadl'ın Harun Reşid yanında mevki ve itibarı yükseldi. Çünkü o böyle yapmakla Abbasilerle Fatımiler arasında bansın gerçekleşmesine çaba sarfet-mişti. Mervan b. Ebi Hafsa, Fadl b. Yahya'yı bu yaptığından Ötürü şükranla anarak şöyle bir şiir söylemişti:
"Muzafer oldun. Bermekilerin eli felç olmasın. Sen Haşimiler arasındaki çatlağı onarıp barışı gerçekleştirdin Öyle bir zamanda ki, barışçılar bu çatlağı onarmaktan aciz kaldılar.
Geri çekildiler ve bu çatlak onarılamaz, dediler. Sen kendi ellerinle öyle bir planı gerçekleştirdin ki, Bu şeref, mevsimler boyu hatırası yad edilecek bir şeref haline geldi.
Hükümranlık çakmağı böylece hep yanar oldu.
Sizler için ki, çakmaklar hisse sahipleri için yumulduğunda sizler için açılır."
Dediler ki: Bundan sonra Harun Reşid, Yahya b. Abdullah b. Ha-san'a karşı tavır değiştirdi. Başka bir rivayette anlatıldığına göre onu hapse attırdı. Sonra Haşimilerden bir cemaat meclisinde oturmakta-larken onu huzuruna getirtti. Yahya huzura geldiğinde Harun'un kendisine göndermiş olduğu emannameyi getirip gösterdi. Harun Reşid, Muhammed b. Hasan'a bu emannamenin sahih olup olmadığım sordu. O da sahih olduğunu söyleyince Harun Reşid ona öfkelendi.
Ebü'l-Bahterı dedi ki: "Ey halife, bu emanname bir şey ifade etmez. Sen bu adam hakkında dilediğin hükmü ver." Böyle dedikten sonra emannameyi parçalayarak üzerine tükürdü.
Harun Reşid, Yahya b. Abdullah'a öfkeli bir şekilde gülümseyerek şöyle dedi:
- De bakalım ne diyeceksen. İnsanlar seni zehirlediğimizi söylüyorlar, öyle mi?
- Ey mü'minlerin emiri, bizimle sizin aranızda akrabalık, sıla-ı rahim ve hukuk vardır. Beni niçin azaplandırıp hapse atıyorsun?
Harun Reşid ona acıdı, bu esnada Bekkar b. Mus'ab b. Sabit b-Abdullah b. Zübeyr araya girerek şöyle dedi: '
- Ey mü'minlerin emiri! Bu sözler seni aldatmasın. Bu adam ası sakîdir. Seni aldatmak, habislik yapmak için böyle söylüyor. Bu bi-Ve bulunduğumuz şehri ifsad etti. Düzenimizi bozdu, orada isyan çı-
Yahya dönüp Bekkar'a şöyle dedi:
- Siz kim oluyorsunuz; Allah size afiyet versin? Senin baban be-babalarımla ve şunun babalarıyla birlikte Medine'ye hicret etti.
Bundan sonra Yahya, halife Harun Reşid'e şöyle dedi:
_ Ey mü'minlerin emiri! Kardeşim Muhammed b. Abdullah öldü-üldüğü zaman bu adam bana geldi ve: "Senin kardeşini öldürene Allah lanet etsin!" dedi ve bu konuda yirmi beyit kadar şiir okudu. Sonra da şöyle dedi: "Eğer sen şu ayaklanma işini başlatırsan sana ilk bey'at edecek olan benim. Biz sana destek olduğumuz halde ne diye Basra'ya gitmiyorsun?"
Yahya b. Abdullah'ın böyle demesi üzerine Harun Reşid ile Bekkar b. Mus'ab ez-Zübeyrî'nin yüzlerinin rengi değişti. Bekkar, büyük yeminler ederek Yahya'nın bu konuda yalan söylediğini iddia etti. Harun Reşid de bu duruma şaştı, sonra Yahya'ya şöyle dedi:
- Bekkar'ın o zaman sana kardeşin için okuduğu mersiyeden bir-şeyler hatırlayabiliyor musun?
- Evet.
Böyle dedikten sonra Harun Reşid'e o mersiyenin bir kısmını okudu. Bekkar b. Mus'ab inkarında devam etti. Yahya b. Abdullah ona şöyle dedi:
- Eğer yalan söylüyorsam, Allah'ın güç ve kuvvetinden uzak olayım. Allah beni kendi gücüm ve kuvvetimle başbaşa bıraksın, de.
Bekkar, bu şekilde yemin etmeye yanaşmadı. Harun Reşid öfkelenerek mutlaka bu şekilde yemin etmesini emretti. O da yemin etti. Harun Reşid'in huzurundan çıkmadan Cenâb-ı Allah onu felç etti ve o saatte öldü.
Başka bir rivayette anlatıldığına göre karısı onun yüzüne bir yastık bastırarak boğmak suretiyle onu öldürmüştür. Allah onu kahretsin.
Sonra Harun Reşid, Yahya b. Abdullah'ı serbest bıraktı ve ona 100.000 dinar verdi. Anlatıldığına göre onu bir günden az bir süre veya başka bir rivayette ifade edildiğine göre üç gün süreyle hapiste tutmuştu. Harun Reşid'den ona ulaşan paraların toplamı 400.000 di-
oldu. Bundan bir ay sonrasına kadar yaşadı. Sonra vefat etti. Al-
ona rahmet eylesin,
Bu senede Şam'da Nizarîler -ki bunlar Kays kabilesinden idiler- Yemanîler arasında büyük bir fitne meydana geldi. Bu, Havran'da pydana gelen ilk aşiret kavgası oldu. Bunlar, cahiliye dönemindeki hallerine döndüler ve iki taraftan da çok sayıda insan öldü. O esnada Şam bölgesinin valisi, Harun Reşid'in amcası oğlu Musa b. İsa idi Abdüssamed b. Ali olduğu da söylenir. Doğrusunu Allah bilir. Diımşk şehrinin valisi ise Cafer el-Mansur'un kölelerinden Sindi b. Sehl idi
Şam valisi, Kays kabilesinin reisi Ebü'l-Heyzam el-Mizzî'nin Dımışk şehrine hakim olmasından korkarak fitne esnasında şehrin surlarını yıktı. Ebü'l-Heyzam el-Mizzî, çirkin yaratıhşlı bir adamdı. Ca-hiz onun hakkında şöyle demiştir: «O, kervancılara, denizcilere dokumacılara yemin ettirmez ve, "Söz bunların sözüdür." derdi. Hamallar ve kitap muallimlerine gelince onların sözünün doğru olup olmadığını anlamak için istihare yapardı.»
Ebü'l-Heyzam el-Mizzî, hicretin 204. senesinde vefat etti. Fitne büyüyünce Harun Reşid, Musa b. Yahya b. Halid'i komutanlardan ve reisülküttaplardan oluşan bir cemaatla oraya gönderdi. Bunlar halkı barıştırdılar. Fitne ateşi söndü, halkın işleri yoluna girdi. Bunlar fitnenin elebaşlarından bir grubu alıp Harun Reşid'e götürdüler. Harun Reşid de bunlar hakkında verilecek hükmü Yahya b. Halid'e bıraktı. Yahya da onları affedip serbest bıraktı. Bu hususta şairlerden biri şöyle demişti:
"Şam iyiden iyiye karıştı, öyle bir fitne meydana geldi ki küçük çocukların saçları üzüntüden ağardı. Musa, süvari ve piyadeleriyle Şam'a aktı.
O gelince Şam sadece onun bereketiyle itaate yanaştı, boyun eğdi.
Bu böyle bir cömert kişidir ki bütün cömertlikleri alt etmiştir.
Babası Yahya'nın ve dedelerinin cömertliklerini aşıp geride bırakmıştır.
Musa b. Yahya, eski yeni bütün mallarını ve paralarını vererek cömertlik yaptı.
Musa cömertliğin zirvesine ulaştı. Cömertlik onun yatağının astandır.
Ben gerek nesir gerek manzum bütün övgülerimde sadece onu kasdettim.
Bermekilerin şerefi ona raci oldu.
O, kendisine dönen bu şerefle çok yüceîdi.
Onlar şiirin hafifine de uzununa da sahip oldular."
Bu senede Harun Reşid, Gıtrif b. Atâ'yı Horasan valiliğinden azletti; yerine Arus lakabıyla tanınan Hamza b. Malik b. Heysem el-Huzaî'yi tayin etti.
Bu senede Harun Reşid, Mısır valiliğine birini ataması işini, Cafer b. Yahya b. Halid'e bıraktı. Cafer de oraya Ömer b. Mehran'ı tayin etmeyi uygun gördü ve tayin etti. Ömer b. Mehran; çirkin yaratıhşlı» hğı bozuk, şaşı gözlü, zayıf vücutlu biri idi. Ömer'i oraya tayin et-esinin sebebi şuydu: Mısır valisi Musa b. İsa, Harun Reşid'i tahtın-Jf n indirmeye niyetlenmişti. Bunu duyan Harun Reşid: "Vallahi Mu-(vı Mısır valiliğinden azledeceğim. Yerine insanların en güzelini ta-S. edeceğim." demiş ve Ömer b. Mehran'ı çağırarak onu Cafer b. Yahya el-Bermekî'nin tavsiyesi üzerine Mısır'a vali olarak tayin etmişti- Ömer bir katıra, kölesi Ebu Dürre de başka bir katıra binerek Mısır'a gittiler. Şehire girdiklerinde vali Musa b. İsa'nın meclisine gittiler ve orada bulunan insanların geri tarafında oturdular. Cemaat dağıldıktan sonra Musa b. İsa, kim olduğunu bilmeksizin Ömer b. jyfehran'a yönelip sordu:
- Bir ihtiyacın mı var ey ihtiyar adam?
- Evet. Allah valiyi ıslah etsin.
Böyle dedikten sonra mektubu valiye verdi. Vali mektubu okuyunca ona şöyle dedi:
- Ömer b. Mehran sen misin?
- Evet.
- "Mısır hakimiyeti ve mülkü benim değil midir?" dediği zaman Allah Firavun'a lanet etsin.
Bundan sonra görevi Ömer'e devretti ve Mısır'dan ayrılıp gitti. Ömer b. Mehran da işinin başına geçti. Altın, gümüş ve kumaş dışında halktan hiçbir hediye kabul etmedi. Sonra kendisine sunulan bütün hediyelerin üzerine sahiplerinin adlarını yazdı. Bundan sonra halktan haracı talep etti ve bu hususta onları zorladı. Bazıları ödemeyi geciktirince yemin ederek, "Haracı ödemeyi geciktirene şöyle ve şöyle yaparım." diye tehditte bulundu. Bol miktarda haraç topladı. Topladığı haraçları Bağdat'a gönderdi. Haraç ödeme işini geciktireni de Bağdat'a gönderiyordu. İnsanlar onun idaresinde itaatkar oldular, edeplendiler.
Haracın ikinci taksitinin ödenme dönemi gelince halkın çoğu ödemekten aciz kaldı. O da bu kimseleri huzuruna çağırdı, daha önce kendisine sunmuş oldukları hediyeleri de getirtti. Sunulan hediye nakit ise o hediyeyi haraca mahsub etti. Eğer sunulan hediye buğday ıse, buğdayı satıp parasını haraca mahsub etti ve onlara: "Ben bu hediyeleri sizin için yanımda saklamıştım. İhtiyaç duyacağınız anda harcayacağımı karara bağlamıştım." dedi. Böylece Mısır'da haraç ödeme işi mükemmel
bir
şekilde
tamamlandı. Ondan önce
hiçbir
vali b°yle
bir uygulamayı gerçekleştirememişti.
Haraç ödeme işini tam bir şekilde tamamladıktan sonra oradan ^Idı. Çünkü o, Mısır'a atandığı zaman ülkenin düzeni sağlanıncaya ve haraç işi tamamlanıncaya kadar orada görev yapacağını, bu işi &erçekleştirdikten sonra görevden affedileceğini şart koşmuştu. Mısır'da onun beraberinde asker falan yoktu. Sadece kölesi Ebu ve hacibi vardı. İşlerini o bizzat yürütürdü.
Bu senede Abdurrahman b. Abdülmelik Anadolu'ya gazaya ve bir kale fethetti.
Bu senede Harun Reşid'in zevcesi Zübeyde, kardeşi ile birlikte haccetti. Hac emiri, Harun Reşid'in amcası Süleyman b. Ebi Cafer el-Mansur'du.
5.Bölüm
Hicretin Yüzaltmışaltıncı Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler
İbrahim B. Salih
İbrahim b. Salih b. Ali b. Abdullah b. Abbas. Mısır valisi idi. Bu senenin şaban ayında vefat etti.

