El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Yüzyetmişüçüncü Senesi

Bu senede Muhammed b. Süleyman, Basra'da vefat etti. Harun eŞJd, onun halifelere yarayacak mallarına el konulmasını emretti. Malları arasında çok miktarda altın, gümüş ve diğer eşyalar görüldü Savaşlarda ve Müslümanların …

Bu senede Muhammed b. Süleyman, Basra'da vefat etti. Harun eŞJd, onun halifelere yarayacak mallarına el konulmasını emretti.

Malları arasında çok miktarda altın, gümüş ve diğer eşyalar görüldü Savaşlarda ve Müslümanların yararına olan işlerde kullanılmak üze re bu mallara el konuldu.

Muhammed b. Süleyman'ın soy kütüğü şöyledir: Muhammed b Süleyman b. Ali b. Abdullah b. Abbas. Annesi Ümmü Hasan binti Cafer b. Hasan b. Hasan b. Ali'dir. Muhammed b. Süleyman, Kureyş'in bahadırlarmdandı. Mansur tarafından Basra ve Küfe valiliklerine atanmıştı. Mehdi onu, kendi kızı Abbasiye ile evlendirmiş ti. Çok miktarda malı ve serveti vardı. Günlük geliri 100.000 dirhemdi. Kırmızı yakuttan, misli görülmemiş bir yüzüğü vardı.

Yetimin başını arkadan ön kısma kadar sıvazlamak, babası olan çocuğun ise başını ön taraftan arka kısma doğru sıvazlamak gerektiğine dair merfu bir hadisi dedesi tariki ile babasından rivayet etmiştir. Harun Reşid'in ziyaretine gelmiş, halifeliğini tebrik etmişti. Harun da ona ikramda bulunmuş, saygı göstermiş ve eski yetkisine ilave bazı yetkiler vermişti. Hilafet sarayından çıkmak istediği zaman Harun Reşid de onunla beraber çıkmış ve onu Kilvaza'ya kadar uğur-lamıştı.

Muhammed b. Süleyman, bu senenin cemaziyelahir ayında ellibir yaşında iken vefat etti. Harun Reşid onun gizli kalan malı arasında hilafet makamına yarayacak olanları seçmesi için birini göndermişti. Giden görevli onun mallarının sayımını yaptığında 3.000.000 dinar altını, 6.000.000 gümüş dirhemi ve ayrıca bazı emlaki bulunduğunu tespit etmişti.

İbn Cerir'in rivayetine göre Muhammed b. Süleyman ile Harun Reşid'in annesi Hayzuran aynı günde vefat etmişlerdir.

Cariyelerinden biri Muhammed b. Süleyman'ın mezarı başında durup şöyle bir şiir okumuştu:

"Ey Muhammed! Dün gece yanında kaldığın kimsenin başına toprak dökülsün.

Toprağı onun üzerine at ve ona; yaşa, de.

Ey toprak, biz seni severiz ve senin üzerine saçıldığın kimseden başka bizde şeref yoktur, şeref onundur."

Bu senede halife Mehdi'nin cariyesi ve mü'minlerin enıiri Musa el-Hadi ile Harun Reşid'in anneleri Hayzuran vefat etti. Mehdi onu satın almış, sarayına yerleştirmişti. Mehdi'nin yanında itibar kazanınca Mehdi onu azad etmiş ve onunla evlenmişti. Hayzuran da ona iki erkek çocuk doğurmuştu ki, ikisi de halife olmuşlardır. Biri Musa el-Hadi, diğeri de Harun Reşid idi. Bu şeref onun Hayzuran'dan başka bir de Abdülmelik b. Mervan'ın karısı ve Velid ile Süleyman'ın anVellade binti Abbas el-Absiye'ye nasib olmuştu. Bir de Şahfe-^ nd binti Feyruz b. Yezdücürd'e nasib olmuştu. Bu hatun, efendisi tr lid b. Abdülmelik'e, Mervan ve İbrahim adında iki erkek çocuk do-J j^uş, bunların ikisi de halifeliğe geçmişlerdi.

Hayzuran, efendisi Mehdi, onun babası ve dedesi tariki ile îbn Abbas'tan rivayet etti ki; Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

"Allah'tan korkan kimseyi herşey korur."

Hayzuran, satın alması için kendisine sunulduğunda Mehdi onu beğenmişti, ancak bacaklarının inceliğinden hoşlanmamış ve ona şöyle demişti:

- Ey cariye! Son derece hüsn-ü cemal sahibisin, yalnız şu bacakların ince ve yaralı ve bereli olmasa. - Ey mü'minlerin emiri, şu bacaklardan ziyade bunların bağlı olduğu yere muhtaçsın. Bunları görnıesen de olur.

Mehdi onun verdiği cevabı beğenmiş ve onu satın almış. Hayzuran onun gözdesi haline gelmiş, itibar sahibi olmuştu. Mehdi'nin sağlığında bir kez haccetmişti. Mekke'de iken Mehdi ona bir mektup göndererek yalnızlığım ve ona olan aşkını, özlemini şu şiirle dile getirmişti:

"Biz son derece sevinç içindeyiz ama, sevincimiz ancak seninle tamamlanır.

Bir tek eksiğimiz vardır ey sevgilim, siz uzakta biz buradayız. Hızla buraya doğru gelin, eğer yapabiliyorsamz, Rüzgarlarla birlikte uçarak gelin."

Hayzuran, Mehdi'ye şu cevabı göndermişti. Ya da yanma gelen Mehdi'nin ulağına şöyle demişti:

"Anlattığın özlemini anladık. Neredeyse uçacaktık, ama uçamadık.

Keşke rüzgarlar kalbimizdeki aşkı ve özlemi size ulaş tır abilseler.

Senin için hep özlem duyuyorum ama benden uzaktayken sen yine de sevinç içinde olabiliyor s an, sevincin devam etsin."

Anlatıldığına göre, kendisi ile aynı günde vefat eden Basra valisi hamnıed b. Süleyman, ona 100 cariye hediye etmişti. Her cariye-njn elinde miskle dolu gümüş birer kupa vardı. Bu hareketine karşı-]k Hayzuran ona şöyle bir mektup yazmıştı:

Eğer senin hakkındaki düşüncelerimizi maddi şeylerle ifade et-ek için bunları göndermiş isen bizim senin hakkında düşündükleri-lz> senin bize gönderdiklerinden çok daha yüksek ve fazladır. Sen bunun bedelini bize eksik göndermişsin. Ama bize gönderdiğin bu diyelerle dostluluğunıuzu fa zl al aştırmayı istiyorsan, dostlukta b itham etmiş oldun." Böyle diyerek hediyeleri Muhammed b. rori göndermişti

ivıescıa-ı uçu. yuıuaıcıımu yıuiK geım ı.uuü.060 dir-hemdi. Bu senenin cemaziyelahir ayının bitimine üç gün kala, cuma gecesi B#ğdat'ta ve^at etti- 0ğm Harun Reşid, cenazesini teşyi etmek için saraydan çıktı, tabutunun altına girdi ve mezarlığa kadar götürdü. Yolda ayağı çamura battı. Mezarlığa vardığında su getirterek ayakların1 yıkadı. Mest giyip annesinin cenaze namazını kıldırdı Onu mezarına yerleştirdi. Mezardan çıktığında kendisine bir kürsü getirildi, üzerine oturdu. Fadl b. Rebi'i çağırdı. Mühürü ona verdi ve onu vekilharcı yaptı.

Harun Reşid, annesi Hayzuran'ın defni esnasında şair İbn Nü-veyre'nin Şu beyitlerini okudu:

"Bizler zamanın bir kısmında Cüzeyme'nin nedimeleri gibi idik. Övle beraberdik ki, artık bunlar ayrılmaz deniliyordu.

Birbirimizden ayrıldığımızda ben ve Malik -uzun süre beraber kaldığımı^ halde- sanki bir gece dahi beraber olmamış gibiydik."

Hicretin Yüzyetmişüçüncü Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler