Bu zat şairdi. Soy kütüğü şöyledir: İbrahim b. Ali b. Seleme b. Amir b. Hereme Ebu İshak el-Fihri el-Medenî.
Medine heyeti ile birlikte halife Mansur'un ziyaretine gelmişti. Bunlar Mansur'un karşısında bir perde arkasında oturtuldular. Perdenin gerisinde oturan halife halkı görüyordu ama meclistekiler onu göremiyorlar di. Hacib Ebü'l-Hasib de ayakta durmuş: "Ey mü'minle-rin emiri, bu falan hatiptir." diyor, halife Mansur da o hatibe, konuşmasını emrediyor, hatip konuşmaya başlıyordu. Sonra hacib, "Ey mü'minlerin emiri, bu falan şairdir." diyor, Mansur da şiir okumasını emrediyor, o da şiir okumaya başlıyordu. En sona kalan İbn Hereme oldu. Ben onun şöyle dediğini işittim: "Sana merhaba değil, Allah senin gözünü doyurmasın ve seni memnun etmesin." İbn Hereme diyor ki: Ben böyle deyince artık "Ey İbn Hereme sen öldün!" dedim. Sonra halife benden şiir okumamı istedi. Ben de ona şu kasidemi okudum:
"Kendisine eman verdiğin kimse tehlikelerden emin olur. Ama kendisini ağlatmak istediğin kimse de ağlar."
Halife Mansur perdenin kaldırılmasını emretti, perde kaldırıldı-Yüzünün ay parçası gibi aydınlandığını gördüm. Kasidenin gerisim okumamı emretti ve bana, yanma yaklaşıp yakınında oturmamı emretti. Sonra bana şöyle dedi:
- Yazıklar olsun sana ey İbrahim! Eğer duyduğum bazı günahların olmasaydı sana arkadaşlarından daha çok armağan verirdim.
- Ey mü'minlerin emiri, işlediğimi duyduğun her günahı, eğer af-
tmenıiş isen ben onu ikrar ediyorum.
Ben böyle deyince kırbacı aldı. Bana iki darbe vurdu, sonra da ba-10 000 dirhem ve bir kaftan verilmesini emretti. Beni affetti ve arkadaşlarımın arasına kattı.
Halife Mansur, ona şu şiirinden ötürü kızgınlık duyuyordu;
"Her ne kadar onları sevdiğimden ötürü kınansam da,
Ben, Hz. Fatıma evladını seviyorum.
Onlar ki, muhkem ayetleri ve İslâm dinini, ayakta duran dimdik olan bir nesebi getiren Rasûlullah'ın kızının evladıdır.
Onları sevmek bana yeter. Meralarda otlayan hayvanları bu yüzden benden esirgeseler de umurumda değil."
Asnıaî, İbn Hereme hakkında şöyle demiştir: "Şairler, İbn Hereme ile sona erdiler."
Ebü'l-Ferec İbn Cevzî; îbn Hereme'nin hicri 176. senede vefat ettiğini söylemiştir.
Bu senede vefat edenler arasında Veki b. Cerrah'ın babası Cerrah b. Melih, Said b. Abdurrahman b. Abdullah b. Cemil Ebu Abdullah el-Medinî de bulunmaktadır. Bu zat, Mehdi'nin zamanında Bağdat'ta onyedi sene kazaskerlik yapmıştır. İbn Main ile diğerleri bunun sika bir ravi olduğunu söylemişlerdir.

