Asıl adı Numan b. Sabit et-Teymî'dir. Kûfelidir. Irak fakihidir. t lam imamlarından ve meşhur sadattandır. Bilinen en büyük İslâm âl'inlerinden biridir. Dört mezhep imamlarından biridir ve onlardan önce vefat edendir. Çünkü o, sahabe asrına yetişmiştir. Enes b. Malik'i görmüştür, başka sahabeyi de gördüğü söylenir. Bazılarının anlattıklarına göre o, yedi sahabeden rivayette bulunmuştur. Doğrusunu Allah bilir.
Aralarında Hakem, Hammad b. Ebi Süleyman, Seleme b. Küheyl, Amir eş-Şa'bî, îkrime, Atâ, Katade, Zührî, İbn Ömer'in azadlısı Nafi, Yahya b. Said el-Ensârî ve Ebu İshak es-Sebü'nin de bulunduğu tabiiler cemaatından rivayetlerde bulunmuştur. Aralarında oğlu Hammad, İbrahim b,
Tahnıan, İshak b. Yusuf el-Ezrak, Esed b. Amr el-Kadî, Hasan b. Ziyad el-Lü'lüî, Hamza ez-
Zeyyad, Davud et-Taî, Zü-fer, Abdürrezzak, Ebu Nuaym, Muhammed b. Hasan eş-Şeybanî, Haşim,
Veki ve Kadı Ebu Yusuf un da bulunduğu bir cemaat kendisinden rivayette bulunmuşlardır.
Yahya b. Main dedi ki: «Ebu Hanife, sika bir ravi idi, güvenilirdi. Doğru sözlüydü, asla yalancılıkla
suçlanmamış ti. Kadı olması için İbn Hübeyre onu dövdü ama o, yine de kadı olmayı
kabullenmedi.»
Yahya b. Said, fetvada onun kavlini tercih ederdi ve şöyle derdi: «Allah'a karşı yalan söylemeyiz,
Ebu Hanife'den daha güzel görüşlü biri bulunduğunu duymadık ve onun kavillerinin çoğunu alıp
benimsedik.»
Abdullah b. Mübarek dedi ki: «Eğer Cenâb-ı Allah; Ebu Hanife ve Süfyan-ı Sevrî vasıtasıyla bana
yardım etmeseydi diğer insanlar gibi olurdum.»
Ş^fiî de onun hakkında şöyle demiştir: «Eğer Ebu Hanife'nin, şu direği altın yapacağını söylediğini
görürsen mutlaka o konuda hüccetini ileri sürer. Fakih olmak isteyen kimseler, Ebu Hanife'nin
ayalidirler. Siyer öğrenmek isteyenlerse Muhammed b. İshak'm ayalidir-er- Hadis öğrenmek
isteyenler de Malik'in ayalidirler. Tefsir öğren-meye gelince, onlar da Mukatil b. Süleyman'ın
ayalidirler.» FK ^^u^an D- Davud el-Haribî dedi ki: «İnsanların, namaz kılarken u Hanife'ye dua
etmeleri gerekir. Çünkü o insanlar için fikıh ve süa Yetmiştir.»
süfyan-ı Sevrî ile İbn Mübarek dediler ki: «Ebu Hanife, kendi zamda yeryüzünde yaşayanların en
fakihi idi.»
Ebu Nuaym dedi ki: «Ebu Hanife, meselelere derinlemesine dal bir kimseydi.» Mekki b. İbrahim ise, «Ebu Hanife, yeryüzünde yaşayan insani rın en bilgilisi idi.» demiştir. Hatib Bağdadî'nin Esed b. Amr'dan rivayet ettiğine göre Ebu H nife, geceleyin namaz kılar ve her
gece Kur'ân-ı Kerim'i hatmederek Komşuları kendisine acıyıncaya kadar ağlardı. Kırk sene müddeti
sabah namazını yatsı abdestiyle kıldı. Vefat ettiği yerde Kur'ân-ı R G rim'i 70.000 defa
hatnıetmiştir.
Ebu Hanife, bu senenin (hicri 150. senenin) receb ayında vefat et ti. İbn Main'in ifadesine göre hicri
151. senede vefat etmiştir. Başkaları, hicri 153. senede vefat ettiğini söylemişlerdir. Ama sahih olan
birinci rivayettir, hicretin 150. senesinde vefat etmiştir. Doğumu hicretin sekseninci senesinde
olmuştu. Tam yetmiş yıl yaşadı. Bağdat'ta cemaatın fazlalığından ötürü cenaze namazı altı kez
kılındı. Mezarı oradadır. Allah ona rahmet etsin.

