Hicretin 129. senesi olaylarından bahsederken Mervan'ın, İmam İbrahim tarafından Ebu Müslim elHorasanî'ye gönderilen ve Horasan'da Arapça konuşan herkesin öldürülmesi emrini içeren mektubu ele geçirdiğini anlatmıştık. Mervan, bu mektubu ele geçirince İmam *orahim'in nerede olduğunu sormuş, kendisine Belka'da olduğunu !°ylenıişlerdi. Bunun üzerine o da Dımışk valisine mektup yazarak ^mam İbrahim'i kendisine göndermesini emretmişti. Dımışk valisi de Inanı İbrahim'in eşkalini belirten bir yazıyı bir ulağa verip onu hare-kete geçirmişti. Ulak, geldiğinde İmam İbrahim'in kardeşi Ebü'l-Ab-bas es-Seffah'ı görmüş ve onu İmam İbrahim zannedip yakalamıştı. Kendisine; onun İmam İbrahim olmadığını, İmam İbrahim'in kardeşi olduğunu söylemişler ve onun yerini göstermişlerdi. Ulak gidip İmam İbrahim'i yakalamıştı. İmam İbrahim, yanma çok sevdiği bir cariyesini almış, ayrıca kendisinden sonra kardeşi Ebü'l-Abbas es-Seffah'ın halife seçilmesini yakınlarına tavsiye etmiş ve oradan kalkıp Kûfe'ye göçmelerini emretmişti. Onlar da aynı günde kalkıp Kûfe'ye göçmüşlerdi. Göçenler arasında altı amcası; Abdullah, Davud, İsa, Salih, İsmail, Abdüssamed (bunlar Ali'nin oğullarıydılar), kendisinin kardeşleri Ebü'l-Abbas es-Seffah ve Muhammed ile oğulları Muhammed ve Abdülvehhab da vardı. Ayrıca birkaç kişi daha bu Küfe yolculuğuna katılmıştı.
Kûfe'ye vardıklarında Ebu Seleme el-Hilal bunları Haşimilerin azatlısı Velid b. Sa'd'ın evine yerleştirmişti. Kırk gece müddetle askerlerden ve komutanlardan durumlarını gizlemiş, sonra bunları başka bir yere götürmüştü. Ülke fethedilip sonra da Seffah'a bey'at edilinceye kadar bunları oradan oraya taşıyarak yerlerini değiştirmişti.
İmam İbrahim b. Muhammed'e gelince; onu da bu sırada Harran'da bulunan Halife Mervan b. Muhammed'e götürdüler. Halife, kendisini hapse attı ve bu seneye kadar hapiste kaldı. Safer ayında, kırkse-kiz yaşında iken hapiste vefat etti. Başka bir rivayette anlatıldığına göre ellibir yaşında iken yüzünün üzerine sıcak bir yufka ekmeği koymuş ve boğularak ölmesine sebebiyet vermişti. Cenaze namazını Beh-lül b. Safvan adında bir adam kıldırmıştı. Zayıf bir rivayette anlatıldığına göre, içinde bulunduğu ev üzerine yıkılmış, böylece vefat etmişti. Zehirli süt içirilerek ölümüne sebebiyet verildiği de anlatılır.
Rivayete göre İmam İbrahim, hicretin 131. senesinde hacca gitmiş, orada büyük saygı ve hürmetle karşılanmıştı. Şöhreti her tarafa yayılmış, Mervan da kendisinden haberdar olmuştu. Onunla ilgili olarak Mervan'a: "Ebu Müslim el-Horasanî, insanları buna bey'ata davet ediyor ve buna halife adını veriyorlar." denilmişti. Mervan da hicretin 132. senesinin muharrem ayında peşine adam göndermiş ve onu bu senenin safer ayında öldürtmüştü. Bu rivayet, öncekilerden daha sahihtir. Başka bir rivayette anlatıldığına göre Mervan, onu Hamimetü'l-Belka'da değil de Küfe'de yakalatmıştır. Doğrusunu Allah bilir.
İmam İbrahim; cömert, eli açık, faziletli ve üstün vasıfları olan bir kimse idi. Babasından, dedesinden, Ebu Haşim Abdulah b. Muhammed b. Hanefîyye'den hadis rivayet etmiştir. Kardeşleri Abdullah es-Seffah, Ebu Cafer Abdullah el-Mansur ile Ebu Seleme Abdurrah-man b. Müslim elHorasanî ve Malik b. Haşim de ondan rivayetlerde Ummuşlardır. Onun güzel vecizelerinden biri şudur: "Mürüvveti ol-n olan kişi; dinini koruyan, akrabalarını ziyaret eden ve kınanma-a neden olacak işlerden uzak duran kimsedir."

