El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

İmam Şafiî şöyle derdi: «Kur'ân, Allah kelamıdır; mahluk değildir. Mahluk olduğunu söyleyen kafirdir.»

Rebi'den ve onun Önde gelen arkadaşlarının birçoğundan rivayet olunduğuna göre İmam Şafiî, Kur'ân-ı Kerim'de Allah'ın sıfatlarını anlatan ayetlere ve bu konuda varid olan hadislere rastlandığında; bunları keyfiyetsiz, …

Rebi'den ve onun Önde gelen arkadaşlarının birçoğundan rivayet olunduğuna göre İmam Şafiî, Kur'ân-ı Kerim'de Allah'ın sıfatlarını anlatan ayetlere ve bu konuda varid olan hadislere rastlandığında; bunları keyfiyetsiz, teşbihsiz, tarifsiz bir şekilde selef metoduna göre kabul eder, hiçbir yoruma girmezdi.

İbn Hüzeyme dedi ki: Müzeni, bana şu şiiri okudu ve şöyle dedi: İmam Şafiî, kendi nefsini kastederek bize şöyle bir şiir okumuştu:

«Ey Allah'ım! Ben istemesem de senin istediğin olur.

Sen istemedikten sonra benim istediğim olmaz.

Kullan kendi bildiğince yarattın.

Genç ve yaşlı kişi, ilmin çerçevesinde akıp gider.

Kullardan kimi şaki, kimi saiddir.

Kimi çirkin, kimi güzeldir.

Şuna lutufta bulundun, şunu lutufsuz bıraktın.

Şuna yardım ettin, şunu yardımsız bıraktın.»

Rebi', İmam Şafiî'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Rasûlullah (s.a.v.)'tan sonra insanların en üstünü Ebu Bekir, ondan sonra Ömer, ondan sonra Osman, ondan sonra da Ali'dir.» Rebi1, İmam Şafiî'nin kendisine şu şiiri okuduğunu söylemiştir:

«İnsanlar eğri yola gittiler, nihayet dinde kendi görüşlerine uyup bid'atlar çıkardılar ki, peygamberler bu bid'atları getirmemişlerdi.