"Tabakatü'ş-Şafiiyyin" adlı kitabımızın evvelinde İmam Şafiî'nin biyografisini uzun uzadıya anlatmıştık. Burada kendisinden kısaca bahsedeceğiz. Bu hususta Allah'ın yardımını diliyoruz.
Muhammed b. İdris b. Abbas b. Osman b. Şafii b. Saib b. Ubeyu b. Abdi Yezid b. Haşini b. Muttalib b. Abdimenaf b. Kusay el-Kuraşi el-Muttalibî. Saib b. Ubeyd, Bedir savaşında Müslüman olmuştu. Oğlu Şafii b. Saib, küçük yaştaki sahabelerdendi.
İmam Şafiî'nin annesi Ezdiye'dir. Kendisine hamile kaldığında, rahminden Müşteri yıldızının çıktığını ve Mısır'a gidip indiğini görmüştü. Sonra her beldeye onun ışıkları yayılmıştı.
İmam Şafiî, Gazze'de doğdu. Askalan'da veya Yemen'de doğduğuna dair bazı rivayetler de vardır. Doğum tarihi hicretin 150. senesi-dir. Kendisi küçük yaşta iken babasını kaybetti. Annesi, nesebi zayi olmasın diye onu iki yaşında iken alıp Mekke'ye götürdü. Mekke'de yetişti, yedi yaşında iken Kur'ân okudu, on yaşında iken Muvatta'ı ezberledi. Onbeş yaşında iken fetva vermeye başladı. Başka bir rivayette anlatıldığına göre ise onsekiz yaşında iken fetva vermeye başlamıştır. Fetva vermesine şeyhi Müslim b. Halid ez-Zencî izin vermişti.
Lügat ve şiirle ilgilendi. Hüzeyl kabilesi arasında on sene kadar kaldı. Yirmi sene kadar kalmış olduğuna dair zayıf bir rivayet de vardır. Hüzeyliler'den Arap lügatlerini ve fesahatini öğrendi. Şeyhlerden ve imamlardan oluşan bir cemaattan çok hadis dinledi. Ezberlediği "Muvatta"ı İmam Malik'in huzurunda okudu. İmam Malik, onun okuyuş ve gayretini beğenip takdir etti.
Müslim b. Halid ez-Zencî'den sonra, İmam Malik'ten Hicazlılarm ilmini öğrendi. Birçok kimseler de kendisinden rivayetlerde bulundular ki, bunların adlarını alfabetik sıraya göre iki mertebede anlatmışız dır.
Şebl, İbn Kesir, Mücahid, İbn Abbas, Übey b. Ka'b, Rasûlullah (s.a.v.), Cebrail ve yüce Allah silsilesine riayet ederek İmam Şafiî, Kur'ân-ı Kerim'i İsmail b. Konstantin'in yanında okudu.
İmam Şafiî, fıkıh derslerini; Müslim b. Halid, İbn Cüreyc, Atâ, îbn Abbas, İbn Zübeyr ve bu son ikisinden başka diğer bir grup sahabeden almıştır ki, bunların arasında Amr b. Ali, İbn Mesud, Zeyd b. Sabit yanında diğer sahabeler de vardır. Bunların tamamı, fıkhı Rasûlullah (s.a.v.)'tan öğrenmişlerdi. İmam Şafiî ayrıca İmam Malik'ten ve diğer üstadlarından fıkıh dersleri aldı. Bir cemaat da ondan fıkıh dersleri aldılar ki, onların adlarını zikretmişizdir. Onlardan sonra zamanımıza kadar birçok kimseler onun yazmış olduğu kitaplardan fıkıh ilmini öğrenmişlerdir.
îbn Ebi Hatim'in rivayetine göre İmam Şafiî, Yemen'e bağlı Nec-ran'da hakimlik yapmıştır. Sonra bazı kimseler, ona karşı taassuba yeltenerek Harun Reşid'e jurnallediler ve hilafete niyeti olduğunu söylediler. Bunun üzerine zincire vuruldu ve katıra bindirilerek, hicretin 184. senesinde, otuz yaşında iken Bağdat'a, halife Harun Re-Şid'in huzuruna götürüldü.
Halifenin huzurunda Muhammed b. Hasan ile münazara yaptı. Muhammed b. Hasan, onun hakkında güzel sözler söyledi. Harun Re-şid de kendisine yapılan isnadlann asılsız olduğunu anlayarak suçsuzluğuna karar verdi.
Muhammed b. Hasan, onu alıp kendi yanında konuk etti. Ebu Yusuf, bundan bir sene önce vefat etmişti. Bundan iki sene önce vefat etmiş olduğuna dair zayıf bir rivayet de vardır. Muhammed b. Hasan İmam Şafiî'ye ikramda bulundu. İmam Şafiî de bir deve yükü ağırlığınca ondan nakiller yazdı. Sonra Harun Reşid, ona 2.000 dinar (başka bir rivayete göre ise 5.000 dinar) verdi.
Sonra İmam Şafiî, Mekke'ye döndü. Elde ettiği paraları akrabalarına, amcazadelerine ve hısımlarına dağıttı. Sonra hicretin 195. senesinde Irak'a döndü.
Bu defa aralarında Ahmed b. Hanbel, Ebu Sevr, Hüseyin b. Ali el-Kerabisî, Haris b. Şüreyh elBakkal, Ebu Abdirrahman eş-Şafiî, Zafe-ranî ve diğerlerinin de bulunduğu bir âlimler topluluğu etrafında toplandı. Buradan da Mekke'ye döndü. Mekke'den, hicretin 198. senesinde tekrar Bağdat'a döndü. Bağdat'tan da Mısır'a intikal etti ve hicretin 204. senesinde vefat edinceye kadar Mısır'da kaldı.
Mısır'da, "el-Ümm" adlı kitabını tasnif etti. Bu, onun cedit kitap-larındandı. Çünkü bu kitap, Mısırlı Rebi' b. Süleyman'ın rivayetin-dendir. İmamü'l-Haremeyn ile diğerlerinin iddiasına göre ise bu kitap kavl-i kadimdendir. Ama bu, doğruluktan uzak bir ifade ve yadırganacak bir iddiadır. Doğrusunu Allah bilir.
Aralarında Abdurrahman b. Mehdi'nin de bulunduğu birçok büyük imam, İmam Şafiî'yi övmüşlerdir. Abdurrahman, usulle ilgili bir kitap yazmasını ondan istemiş, o da onun bu isteğine uyarak "er-Ri-sale"sini yazmıştı. Abdurrahman, her namazdan sonra onun için dua ederdi.
İmam Şafiî'nin üstadları şunlardır: Malik b. Enes, Kuteybe b. Sa-id (Bu, İmam Şafiî'nin imam olduğunu söylerdi.), Süfyan b. Uyeyne, Yahya b. Said el-Kettan (Bu da namazlarında İmanı Şafiî'ye dua ederdi.), Ebu Ubeyd (Bu da; İmam Şafiî'den daha fesahatli, daha tak-vah birini görmedim, demiştir), Yahya b. Eksem el-Kadî, İshak b. Ra-haveyh, Muhammed b. Hasan ve daha başkaları. Üstadlarımn tümünün adım anmak, burada çok yer işgal edecektir.
İmam Ahmed b. Hanbel, kırk sene kadar bir süre namazlardan sonra İmam Şafiî için dua ederdi.
Ebu Davud, Ebu Hüreyre'den rivayet etti ki; Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

