El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

İsmail B. Cami

İsmail b. Cami b. İsmail b. Abdullah b. Muttalib b. Ebi Vedaa Ebü'l-Kasım. Şarkıcılığıyla meşhur kimselerdendi. Bu konuda kendisi örnek gösterilirdi. Daha önceleri Kur'ân'ı ezberlemişti. Ama bir süre sonra Kur'ân'ı …

İsmail b. Cami b. İsmail b. Abdullah b. Muttalib b. Ebi Vedaa Ebü'l-Kasım. Şarkıcılığıyla meşhur kimselerdendi. Bu konuda kendisi örnek gösterilirdi. Daha önceleri Kur'ân'ı ezberlemişti. Ama bir süre sonra Kur'ân'ı bırakıp kendini musikiye verdi.

"el-Eğanî" adlı eserin sahibi Ebü'l-Ferec b. Ali b. Hüseyin, ondan garip bir hikaye nakletmiştir:

«Bir gün Harran'da, evimin balkonundan dışarı bakmaktaydım. Siyahi bir cariye su almak için testisiyle pmarbaşma geliyordu. Yolda oturup testiyi yanına koydu ve şu şarkıyı okumaya başladı: "Onun cimriliğini ve benim cömertliğimi Allah'a arz edip şikayet-, te bulunuyorum.

Ben ona bal veriyorum, ama o bana acı şeyleri veriyor. Gönül vurgununu bırak, onu sen öldürdün. Onu gönlü şaşkın ve aşık halde bırakma."

Dayanamayacağım bir şarkı dinlemiştim. Tekrarlamasını ümid ediyordum, ama kalkıp yoluna gitti. Evden aşağı indim, peşine düştüm. Şarkıyı tekrarlamasını istedim. Bana: "Efendime her gün iki ^irhem haraç vermem gerekiyor. Bırak da işime gideyim." dedi. Ona Jkı dirhem verdim. Şarkıyı tekrarladı, sözlerini kafama yerleştirdim. u günü o şarkıyı okuyarak geçirdim. Sabah olunca yine unuttum. Siyahi cariye tekrar evimize taraf geldi, şarkıyı tekrarlamasını istedim İki dirhem daha almadan tekrarlamayacağını söyledi ve bana- "rt dört dirhemi çok mu görüyorsun? Oysa ben senin bu şarkı sebebivl 4.000 dinar kazanacağını şimdiden görür gibi oluyorum." dedi. Bir ? man sonra gecenin birinde bu şarkıyı Harun Reşid'e okudum. Ban 1.000 dinar verdi. Sonra tekrarlamamı istedi. Üç kez okudum. Bövl ce bana 3.000 dinar vermiş oldu. Gülümsedim. Niçin gülümsediğim" sorunca cariye ile aramda geçen hikayeyi ona anlattım. Güldü ve ba na içinde 1.000 dinar bulunan bir kese daha verdi. Sonra da: "O siya hi cariyeyi yalancı çıkarmam." dedi.»

Ebü'l-Ferec, İsmail b. Canıi'in şöyle bir olayını daha nakleder: «Bir gün Medine'de sabahladım. Yanımda sadece üç dirhem vardı. Yolda omuzunda testisi bulunan bir cariye ile karşılaştım. Su almaya gidiyordu. Koşar adımlarla gidiyor ve hüzünlü bir sesle şu şarkıyı mırıldanıyordu:

"Dostlarımıza gecelerimizin uzunluğunu şikayet ettik.

Onlarsa; gece bizim nazarımızda çok kısadır, dediler.

Doğrudur. Çünkü uyku onların gözlerini çabucak bürür.

Bizimse gözlerimize uyku girmez.

Zararlı gece, heves sahiplerine yaklaştığında;

Biz sızlanırız; onlarsa gece yaklaştığında sevinip müjdelenirler.

Eğer onlar da bizim çektiğimizi çekseler;

Onlar da yataklarda bizim gibi olurlardı."

Bu şarkıyı tekrarlamasını istedim. Ona üç dirhem verdim. Cariye bana: "Bu dirhemlerden her birine karşılık 1.000'er dinar kazanacaksın." dedi. Bir gece bu şarkıyı kendisine okuduğumda Harun Reşid bana 3.000 dinar verdi.»