El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Leys B. Sa'd

Leys b. Sa'd b. Abdurrahman el-Fehmî. Fehim kabilesinin azatlısı idi. İbn Hallikan dedi ki: "Leys, Kays b. Rufaa'nın azadhsı idi. Yarıi Rufaa kabilesinden Abdurrahman b. Müsafir el-Fehmî'nin azadlısry-di. Leys, Mısır …

Leys b. Sa'd b. Abdurrahman el-Fehmî. Fehim kabilesinin azatlısı idi.

İbn Hallikan dedi ki: "Leys, Kays b. Rufaa'nın azadhsı idi. Yarıi Rufaa kabilesinden Abdurrahman b. Müsafir el-Fehmî'nin azadlısry-di. Leys, Mısır diyarının imamıydı. Bu hususta hiç ihtilaf yoktur." Leys, Mısır'a bağlı Kalkaşende kasabasında, hicretin doksandör-düncü senesinde doğdu. Hicri 175. senenin şaban ayında vefat etti Hayatının büyük bir kısmını Mısır'da geçirdi.

İbn Hallikan dedi ki: "Onun aslı Kalkaşende şehrindedir. Anlatıldığına göre sağlam bir zihni vardı. Mısır'da kadılığa tayin edildi. Ama kadılık görevine başladıktan sonra zihni karıştı. Hicretin 124. senesinde doğdu." Bu, cidden gariptir.

Anlatıldığına göre onun senelik geliri 5.000 dinardı. Senelik gelirinin 80.000 dinar olduğunu söyleyenler de vardır. Buna rağmen zekatla mükellef olmamıştı. Fıkıh, hadis ve Arap gramerinde imamdı.

Şafiî dedi ki: "Leys, İmam Malik'ten daha fakihti. Ancak o kendi arkadaşlarını kaybetti."

İmam Malik, kendi kızına çeyiz olarak vermek için Leys'ten bir miktar aspur istedi. Leys de ona hediye olarak otuz yük aspur gönderdi. İmam Malik, ihtiyacı kadar olan aspuru aldı, artanını da 500 dinara sattı. Yine de yanında bir miktar aspur kaldı.

Bir defasında hacca gittiğinde İmam Malik ona bir tabak taze hurma ikram etti. O da hurmayı alıp tabağın içine 1.000 dinar koyup İmam Malik'e gönderdi.

Alim arkadaşlarından bazısına, 1.000 dinar veya buna yakın miktarda para hibe ederdi.

Arkadaşlarıyla birlikte gemiye binerek İskenderiye'ye sefer yapardı. Yolculukta arkadaşlarıyla birlikte kendisi bir gemiye, mutfağını da erzaklarıyla birlikte başka bir gemiye yüklerdi. Onun menkıbeleri cidden çoktur.

İbn Hallikan'dan nakledildiğine göre Leys'in vefat ettiği günde adamın biri şöyle demiştir;

"Leys gitti artık. Sizin Leys'iniz (aslanınız) yoktur. İlim garip kaldı ve mezara gömüldü."

Leys'i defnedenler, etraflarına baktılar ve bu şiiri okuyan kimseyi göremediler.