Babası Mehdi hicri 169. senenin evvelinde muharrem ayında ve-*fct etti. Babasından sonraki dönem için veliahd tayin edilmişti. Ancak babası, ölmeden önce kardeşi Harun Reşid'i veliahdlıkta ondan önceye almayı kararlaştırmıştı, fakat bu kararını gerçekleştiremedi Nihayet Mehdi, Masebezan'da vefat etti. O zaman Hadi, Gürcan'da bulunuyordu. Aralarında hacib Rebi'in ve bir takım komutanların da bulunduğu bazı devlet ricali, Harun Reşid'i ondan öne almaya ve Harun'a bey'ata yeltendiler. Harun Reşid o esnada Bağdat'taydı. Bu dev. let ricali, Mehdi'nin de aklından geçmiş olan bu arzuyu gerçekleştirebilmek için ordudaki askerlere ulufe dağıttılar.
Hadi, babasının Ölüm haberini ve devlet ricalinin bu teşebbüsünü haber alınca, sür'atli bir şekilde Gürcan'dan Bağdat'a hareket etti Yirmi günde Bağdat'a ulaştı. Şehre girdi ve halka bir nutuk irad etti Halifeliği için halktan bey'at aldı, onlar da bey'at ettiler. Hacib Rebi kayıplara karıştı. Hadi onu arattı, buldurup huzuruna getirtti. Onu affetti ve ona iyi davrandı. Kendisine ihsanda bulundu ve haciblik görevinde kalmasına razı oldu. Ayrıca ona vezirlik payesi verdi ve diğer bazı yetkilerle donattı.
Hadi, ülkenin çeşitli yerlerindeki zındıkları takibat altına aldı, onlardan birçoğunu öldürttü. Bu hususta babasının yolunu tuttu, onu örnek aldı.
Başbaşa kaldıkları zaman Musa el-Hadi, kendi arkadaşlarıyla şa-kalaşır, latifeler yapardı. İnsanlar arasındaki en mizahçı olanlardan biri de oydu. Hilafet makamına geçtikten sonra insanlar, üzerindeki heybetten ötürü ona bakamaz oldular. Yakışıklı, vakur ve heybetli bir gençti.
Hicri 169. senede Hüseyin b. Ali b. Hasan b. Hasan b. Hasan b. Ali b. Ebi Talib, Medine'de isyan etti. Bir gün sabahleyin beyaz elbiseler giyinerek Mescid-i Nebevî'ye gidip oturmuştu, İnsanlar namaza geldiklerinde onu orada görünce geri döndüler. Ama etrafında bir cemaat toplandı. Kitap, sünnet ve Ehl-i Beyti benimseme hususunda ona bey'at ettiler.
Onun isyan sebebi şuydu: Medine valisi, yeni halife Musa el-Ha-di'yi tebrik etmek ve babasının vefatı nedeniyle başsağlığı dilemi üzere Bağdat'a gitmişti. Bu sırada bazı olaylar cereyan etmiş ve bullar da onun isyanda bulunmasına sebep olmuştu. Etrafında bir cema' at toplandı. Karargah olarak Mescid-i Nebevî'yi belirlediler. İnsanla11 orada namaz kılmaktan menettiler. Medineliler onun isteğine uym^' dılar. Aksine, mescidin saygınlığını çiğnediğinden Ötürü ona beddıJa etmeye başladılar. Hatta anlatıldığına göre Medinelilerden bazı Kir11' seler mescidin çevresinde pislemeye başlamışlardı. Siyahlar giyine'1 lerle birlikte ona karşı defalarca savaşmışlar ve iki taraftan da adaf1 lar öldürülmüştü. Bundan sonra Hüseyin b. Ali Mekke'ye göçmüş ^ hac zamanına kadar orada ikamet etmişti.
Musa el-Hadi, onun üzerine bir askeri birlik göndermiş; bu lla hatcı tamamlamalarından sonra onunla savaşmış ve iflKaillandan bir kısmını öldürmüşlerdi. Geri kalanlar kaçarak sağa .jdaınşiardı. Onun bu isyan hareketi ölümüyle neticelenmiştir, dağıayd
ay gegün devam etmişti. ^.a ert bir kimseydi, insanların en eli açık olanıydı. r wâin Mehdi'nin yanma gitmiş, Mehdi ona 40.000 dinar vermiş-O da bu parayı kendi aile efradına, Bağdatlı ve Kûfeli dostlarına atmıstı- Sonra Kûfe'den, üzerinde bir gömlek dahi olmaksızın çı-
dagl -*«,i«ti Üzerinde sadece bir kürk vardı. Kürkün altında ise göm-kıp gıtm1?
Bu senede halifenin amcası Süleyman b. Ebi Cafer insanlara hac-- ttirdi- Ma'tuk b. Yahya, Derbü'rRahib yoluyla büyük bir askeri bir-rkle Anadolu'ya gazaya gitti. Rumlar, komutanlarıyla birlikte ona karsı gelmişler ve Hades mıntıkasına kadar ulaşmışlardı.
Bu senede vefat eden meşhur şahsiyetler arasında Hüseyin b. Ali b Hasan b. Hasan b. Hasan b. Ali b. Ebi Talib (Bu, önceki sayfalarda da anlatıldığı gibi teşrik günlerinde öldürülmüştü.), Mansur'un azad-lısı, hacibi ve veziri Rebi b. Yunus da bulunmaktadır. Rebi, Mehdi'nin ve Hadi'nin hacibliğini yapmıştı. Bazı kimseler bunun nesebine dil uzatmışlardır. Hatib Bağdadî, bunun biyografisinden bahsederken münker olan bir hadisi rivayet ettiğini nakletmiştir. Bu hadisin şahinliğinde şüphe vardır.
Rebi b. Yunus, vefat ettikten sonra oğlu Fadl b. er-Rebi haciblik vazifesine getirilmişti. Onu bu vazifeye Hadi tayin etmişti.

