Ebu Abdillah künyesi ile çağırılırdı. Şeyban kabilesinin azadlısı-dır. Ebu Hanife'nin talebesidir. Aslı Şam'ın köylerindendir. Babası Irak'a gelmişti. Kendisi hicretin 132. senesinde Vasıt şehrinde dogtnuş, Kûfe'de yetişmiş; Ebu Hanife, Mis'ar, Sevrî, Ömer b. Zer ve Malik b. Miğvel'den ders almıştır. Malik b. Enes, Evzaî ve Ebu Yusuf tan Ha nakillerde bulunmuştur. Bağdat'a yerleşmiş, orada hadis rivayet tltUştir. İmam Şafiî, hicretin 184. senesinde Bağdat'a geldiğinde ondan dinlediklerini yazmıştır. Harun Reşid, kendisini Rakka kadılığına tayin etmiş, daha sonra bu görevden almıştır.
Muhammed b. Hasan b. Züfer, ailesine şöyle derdi: "Dünyevi ihtiyaçlardan hiçbirini benden istemeyin. İstediğiniz takdirde kalbimi meşgul ediyorsunuz. Ama malımdan ve paramdan dilediğiniz kadarını alın. Çünkü bu beni çok az ilgilendiriyor. Malım ve param giderse beni hemen hemen hiç etkilemiyor ve kalbim mala, paraya bağlı değildir."
İmam Şafiî, onun hakkında şöyle demiştir: "Onun kadar derin bir
âlim görmedim. Onun kadar hafif ruhlu, onun kadar fasih bir kimse görmedim. Kur'ân okuyuşunu dinlediğimde sanki Kur'ân onun diliyle nazil olmuş gibi bir hisse kapılıyordum. Ondan daha akıllı birini görmedim. Gözü ve gönlü doyuruyordu."
Tahavî dedi ki: «İmam Şafiî, Muhammed b. Hasan'dan Siyer kitabını talep etmiş, ama Muhammed b. Hasan onun bu isteğini yerine getirmemişti. Bunun üzerine İmam Şafiî ona şöyle bir yazı yazmıştı:
"Gözlerimin kendisi gibi bir başkasını görmediği adama de ki; Ta ki onu gören, ondan öncekilerini görsün. İlim, âlimleri öğrencilere ilim vermemekten meneder. Öğrencilere ilim aktarmalı ki, onlar da ehil olan kimselere aktar-smlar."
Bu yazı üzerine Muhammed b. Hasan b. Züfer, İmam Şafiî'ye, istediği kitabı hemen hediye olarak göndermişti.»
İbrahim el-Harbî dedi ki: «İmam Ahmed b. Hanbel'e şöyle bir soru sordular.
- Şu ince meseleleri nereden öğrendin?
- Muhammed b. Hasan merhumun kitaplarından öğrendim.» Önceki paragraflarda da anlatıldığı gibi Muhammed b. Hasan b. Züfer ile Kisaî bu senenin içinde aynı günde vefat etmişlerdir.
Harun Reşid, onun ölümü üzerine şöyle demişti: "Bugün lügat ve fikıh ilimleri birlikte defnedildiler."
yaşındaydı. Vefat
ettiğinde
Muhammed
b.
Hasan
b.
Züfer,
ellisekiz
.

