Muhammed el-Emin b. Harun er-Reşid b. Muhammed el-Mehdı b. Mansur Ebu Abdullah. Künyesinin Ebu Musa olduğu da söylenir-
fîaşimî ve Abbasîdir. Annesi, Ümmü Cafer Zübeyde binti Cafer b. Ebi Cafer el-Mansur'du. Emin, hicretin 170. senesinde Rusafe'de doğmuştu.
Ebu Bekir b. Ebi'd-Dünya dedi ki: "Muhammed el-Emin b. Harun Keşid, hicretin 170. senesinin şevval ayında doğdu."
Hicretin 193. senesi cemaziyelahir ayının bitimine onüç gün kala (başka bir rivayete göre ise bu senenin muharrem ayının bitimine beş gün kala) pazar gecesi, Medinetü's-Selam (Bağdat) şehrinde kendisine halifelik geldi. Hicretin 198. senesinde öldürüldü. Kureyş ed-Den-danî adındaki bir asker onu öldürdü. Başım alıp Tahir b. Hüseyin'e götürdü ve kesik başını bir mızrağa geçirip şu ayeti okudu: «De ki: Mülkün sahibi olan Allah'ım...»(ÂM imrân, 26.)
Dört sene yedi ay sekiz gün süreyle halifelik yaptı. Uzun boylu, şişman, beyaz tenli, gözleri küçük ve burun kemeri kalkık bir kimse idi. Mafsal kemikleri iri ve iki omuzurun arasındaki mesafe biraz fazla idi.
Bazıları onu çokça oyun oynamak, içki içmek ve namazı az kılmakla itham etmişlerdir.
İbn Cerir; onun, Sudanlı ve hadım kimseleri çokça yanında bulundurmasından, onlara mal ve mücevher vermesinden, eğlence meclisleri tertiplemesinden, çeşitli beldelerdeki şarkıcıları yanına getirtmesinden, beş tane kayık yaptırmasından bahsetmiştir. Bu kayıklardan biri fil, biri aslan, biri kartal, biri yılan, biri de at şeklinde idi. Bunları yaptırmak için cidden çok para sarfetmişti.
Şair Ebu Nüvas, çok çirkin manalı bir şiirle Emin'i bu yaptıklarından ötürü Övmüştü:
«Cenâb-ı Allah, Emin'e öyle binekler müsahhar kıldı ki, bu binekleri mihrab sahibine (Hz. Süleyman'a) müsahhar kılmamıştı.

