Musa b. Cafer b. Muhammed b. Ali b. Hüseyin b. Ali b. Ebi Talib Ebü'l-Hasen el-Haşimî. Kendisine Kazım da denilirdi. Hicretin 128. Veya 129. senesinde doğdu. Çokça ibadet eden, mürüvvet sahibi bir kimseydi. Kendisi tarafından eziyete uğradığım iddia eden bir kimse bulunduğunu duyarsa o adama altınlar ve armağanlar gönderirdi. &ız ve erkek olmak üzere kırk çocuğu vardı. Bir köle, bir defasında °na yağlı ekmek hediye etmişti. Bu hareketi üzerine köleyi satın al-
mış ve kölenin çalışmakta olduğu tarlayı da 1.000 dinara satın alarak köleyi azad etmiş, tarlayı da ona hibe etmişti.
Halife Mehdi onu Bağdat'a çağırmış ve gidince de onu hapse at mışti. Gecenin birinde Mehdi, rüyasında Hz. Ali'yi görmüş, Hz Ar ona şöyle seslenmiş: "Ya Muhsmnıed! Geri dörerseniz yeryüzünd bozgunculuk yapmanız ve akrabalık bağlarını kesmeniz beklenmp
mi Sİzden?" (Mıihsmmed, 22.)
Bu rüyayı görünce Mehdi, panik içinde uykudan uyanmış ve Musa b. Cafer'in zindandan çıkarılmasını emretmişti. Geceleyin zindandan çıkarıldıktan sonra Musa b. Cafer'i yanına getirtip oturtmuş, onu kucaklamış ve iltifat yağdırmıştı. Yalnız, ne kendisine ne de oğullarından herhangi birine karşı başkaldırmanıası için ondan söz almıştı Musa b. Cafer de şu cevabı vermişti: "Vallahi, ben bunu yapacak biri değilim, ben buna niyet etmiş de değilim." Mehdi: "Doğru söyledin." dedi ve ona 3.000 dinar verilip Medine'ye gönderilmesini emretti. Sabah olunca yola çıkarıldı. Harun Reşid hilafete geçinceye kadar, Musa b. Cafer Medine'de kaldı.
Harun Reşid hacca gittiği zaman, Rasûlullah (s.a.v.)'m mescidine girip mezarının yanına vardığında yanında Musa b. Cafer el-Kazım da vardı. Harun Reşid, Rasûlullah (s.a.v.)'a: "Esselamü aleyke ya Ra-sûlallah! Ey amca oğlu." diye selam verdi. Musa b. Cafer de: "Selam sana ey babacığım." diye selam verdi. Bunun üzerine Harun Reşid ona: "İşte bu övünmektir ey Hüseyin'in babası." dedi ve bundan sonra ona kızgınlık duymaya başladı. Nihayet hicretin 169. senesinde onu Bağdat'a çağırttı. Onun orada uzun müddetle hapse mahkum etti. Hapiste-iken Musa, Harun Reşid'e .şöyle bir mektup gönderdi:
"İmdi, ey mu minlerin emiri, benim üzerimden belalı bir gün geçtiğinde mutlaka ona karşılık senin üzerinden nimetli ve müreffeh bir gün geçiyor. Bu halde biz kıyamet gününe ulaşacağız. İşte o günde batıl yolda olan ve haksızlık yapanlar ziyana uğrayacaklardır."
Musa b. Cafer, bu senenin receb ayının bitimine beş gün kala, Bağdat'ta vefat etti. Mezarı orada bilinen bir yerdedir.

