Mutasım Billah, Ebu İshak b. Harun er-Reşid.
Hicri 218. senenin receb ayının 12'sinde perşembe günü Tarsus'ta kardeşi Me'mun'un vefat ettiği gün kendisinin halifeliğine bey'at edildi. Me'mun Tarsus'ta hastalanıp ölünce, cenaze namazını Mutasım Billah kıldırdı. Komutanlardan bazıları Me'mun'un oğlu Abbas'ın halife seçilmesi için girişimde bulundular. Ancak Abbas onlara karşı çıkarak: «Bu ne soğuk muhalefettir! Ben amcam Mutasım'a bey'at ettim.» dedi. Bunun üzerine insanlar sakinleştiler, fitne alevleri söndü. Posta, Mutasım'a bey'at edildiği haberini ve Me'mun'un başsağlığı ile ilgili bildiriyi ülkenin her tarafına ulaştırdı.
Mutasım, Me'mun'un Tuvana şehrinde yaptırdığı binaların yıkılmasını ve oraya taşıttığı silahların tekrar Müslümanların kalelerine aktarılmasını emretti. İşçilerin kendi beldelerine dönmesine izin verdi. Sonra kendisi Me'mun'un oğlu Abbasi da yanma alarak ordusuyla Bağdat'a yöneldi. Ramazan başında cumartesi günü büyük bir ihtişam ve debdebe ile Bağdat'a girdi.
Bu senede Hemedan, İsfahan, Masebezan ve Menrecan halkından büyük bir kalabalık grup, Hürremilik dinine girdi. Bunların etrafında çok kalabalıklar oluştu. Mutasını, bunların üzerine birçok askeri birlikler şevketti ki, bu birliklerin sonuncusu İshak b. İbrahim b. Mus'ab komutasındaki büyük bir askeri birlikti.
Bunun üzerine Mutasım, İshak b. İbrahim'i Cebel mıntıkasına vali tayin etti. O da bu senenin zilkade ayında yola koyuldu. Görevlendirildiği yere gidince fetih gerçekleşti. İshak b. İbrahim bir mektupla, terviye gününde (zilhicce ayının sekizinci gününde) fethin gerçekleştirildiğini, Hürremilerin mağlub edildiklerini, onlardan çok sayıda adamın öldürüldüğünü, kalanların ise Bizans'a kaçtıklarını Mutasım'a bildirdi.
İbrahim b. İshak vasıtasıyla, İmam Ahmed b. Hanbel'e işkence edilmiş, o büyük zat bunun huzurunda dövülmüş ve çeşitli eziyetlere maruz bırakılmıştı. Nitekim hicretin 241. senesi olaylarından bahsedilirken İmam Ahmed b. Hanbel'in biyografisi anlatılacak ve bu husus orada teferruatlı olarak açıklanacaktır.

